KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İslamî hizmetlerin binalarla imtihanı! MAHMUT AKPINAR öğrenciye burs, harçlık bulunamıyor ama şaşaalı binalar yapılıyor

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: İslamî hizmetlerin binalarla imtihanı! MAHMUT AKPINAR öğrenciye burs, harçlık bulunamıyor ama şaşaalı binalar yapılıyor    Çarş. Ocak 06, 2016 12:36 pm

İslamî hizmetlerin binalarla imtihanı!


MAHMUT AKPINAR*
6 Ocak 2016, Çarşamba


Binalar, yapılar bir kısım iş ve hizmetlerin görülmesinde hayati öneme sahiptirler.

Ancak bunlar amaç değildir, sadece vasıtadır. Eğer insan için yapılıyor ve insana matuf kullanılıyorsa bir şey ifade ederler. Ama esas amaca hizmet etmiyorsa, hatta ondan uzaklaştırıyorsa bu bir yabancılaşmadır (alienation), yozlaşmayı, bozulmayı (corruption) sonuç verir. Binalar insanın önüne geçmişse orada problem vardır. Eğer binaların ihtiyaçları için insanların ihtiyaçları görmezden geliniyor, yok sayılıyorsa, binalar insan için olmaktan çıkmıştır.

Din-eğitim hizmetleri verme iddiasındaki cemaatlerde, gruplarda öğrenciye burs, harçlık bulunamıyor ama şaşaalı binalar yapılıyor ve zaman zaman öğrencilerin istihkakları binalara sarf ediliyorsa, insanlar binalara feda ediliyor demektir. Eğitim, din hizmeti veren hocalar, öğreticiler yokluk ve sıkıntı içinde iken lüks binalar yapılıyor, bu insanların insanca ve ortalama yaşayabilecekleri kaynaklar yapılara harç yapılıyorsa insan geri plana itilmiş demektir.

Gösterişli binalar medeniyet getirir mi?

Her şey insanda başlar, insanda biter. İnsanların niteliği, kalitesi, kıvamı iyi değilse hangi muhteşem, sanatlı, harika binayı yaparsanız yapın sonuç alamazsınız. Cenab-ı Hak binalara değil gönüllere, kalplere, insanlara nazar ediyor. Toplumlar, medeniyetler insanla yükseliyor, insanla çöküyor.

Türkiye'de ve İslam dünyasında Müslümanlar olarak İslam'ın özünü yitirince kabuğuyla meşgul olmaya, şekilde kalmaya başladık. Dindeki samimiyeti yitirince sloganlara, hamasete sığınmaya başladık. Binalar elbette çok önemli ancak günümüzde binalar adeta kutsanıyor, yüceltiliyor. Gösterişin öne çıktığı, tevazuun unutulmaya terk edildiği bu dönemde mekanlar, yapılar bir nevi putlaştırılıyor. Çünkü bina görünüyor, adını yazdırıyorsun, tabelanı asıyorsun, eşine-dostuna gösterebiliyorsun. Ama yetiştirdiğin insana tabelanı asamıyorsun, alnına “falan hayratıdır” diyemiyorsun. Gerçekte tüm bunlar hayır-ma'ruf düşüncesini öldüren, yapılanların ahirete gitmeden tüketilmesini sağlayan, belki de vebal ve sorumluluk yükleyen şeyler.

Bugün Türkiye'de tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok ve yaygın cami var. Beton yığınlarından oluşan, cemaatsiz, gençsiz camiler. Pek çoğu, yaşlıların içini doldurduğu zarafetten, estetikten mahrum yoz yapılar. Her yer cami, her yer külliye ama cemaat yetiştirme yok! Sanki Müslümanlığımız, ahlakımız, insanlığımız o yapıların altında kalıyor. İmamların, din görevlilerinin en temel görevi her cuma bir inşaat için cemaate dil dökmek! Bir sosyal faaliyet, gençlere yönelik yararlı program, öğrencilere burs için hutbede anons yapıldığına şahit olmadık.

Diyanet, camiler böyle de cemaatler farklı mı? Maalesef cemaatler, tarikatlar, din hizmeti yürütenler giderek “profesyonelleşiyor”. Cemaatler akıllı binalar, lüks yapılar, devasa külliyeler, havuzlu kompleksler yapmakta çok iyiler. Ama insan yetiştirme, ahlaklı-erdemli nesiller üretme, nesilleri çağın ihtiyaçlarına göre donatma ve zamanın tehditlerinden koruma, zihinleri ve ruhları doyurma noktasındaki yetersizlik aşikar. Adeta her cemaat-grup bina üretme ve bununla öğünme yarışında. Binalar insanı görünmez kılıyor, gölgede bırakıyor. Bütün cemaatler maalesef aynı paradoksu yaşıyorlar. İnsan yetiştirmek üzere inşa edilen yapılar bir süre sonra “amaç” haline geliyor. İnsandan kısılan paralarla yenileri yapılıyor; nesiller ise betonlar arasında sıkışıp kalıyor. Türkiye'de binalara yapılan masrafın 1/10'u insana yapılsa ülke ve gençlik şaha kalkar, ahlaklı, eğitimli, şuurlu bir nesil inşa edilir. Ama o yol uzun, ayrıca görünür, övünülür bir iş değil!

İnsan değerdir; hizmet üretir

Soyutu kavramak zordur, zihni melekelerin çalıştırılması gerekir, düşünmek gerekir. Bu nedenle Ademoğlu somuta yönelme eğilimindedir. Kutsalın maddi yapılara indirgenmesi, İlah inancının bazı varlıklarla özdeşleştirilmesi bunun sonucudur. Son dönemde Türkiye'de her yere gösterişli camiler yapılmakta, Müslümanlık-manevi değerler fiziki yapılara hapsedilmek istenmektedir.

Ülkeler toplumlar binalarla kalkınmaz, güçlenmez; insanla güçlenir. Medeniyetin, gelişmenin motoru binalar-inşaatlar değil, insandır. Ancak ülkemizde İslami hizmetlerde “kaç insan yetiştirdik?” noktasından “ne kadar bina-yaptık?” noktasına gelindi. Oysa Hz. Peygamber insan yetiştirmeye odaklanmıştı. O'nun yetiştirdiği insanlar cihanın dört bir yanına gittiler ve her yeri aydınlattılar. Gittikleri yere bir tohum gibi düştü gülistana çevirdiler. Hz. Peygamber döneminde devlet işleri dahil bütün hizmetler üzeri kamışlarla örtülü, çatısı dahi olmayan Mescid-i Nebevi'de görülüyordu. Dört Halife döneminde Mescid biraz genişletildi; o kadar. İslam tarihinde binalara, ihtişamlı yapılara Emevi saltanatıyla geçilmiştir. Bazı sahabelerin, Ehli Beyt'in baskılandığı, öldürüldüğü bu dönemde iktidar, güç, heybetli yapılar, saraylar öne çıkmıştır. Sosyal hareketlerde inancın, idealin, davanın gücüyle yapıların ihtişamı arasında genellikle ters orantı vardır. İnsan yetiştirmekten uzaklaşıldıkça gösterişli binalara yöneliş hızlanır.

Son dönemde cemaatler-tarikatlar iktidardan arsa-bina alabilmek için temel prensiplerinden taviz verebiliyor. Manevi hazineleri, istiğnayı değil, güç ve iktidara yakın olmayı ve ulufeleri tercih ediyorlar. Binalara verilecek destek ve katkılar için politik eğilimlere giriyor; ileride kendilerine ciddi zarar verecek şekilde siyasallaşıyorlar. Hizmet Hareketi'nin de binalarla sınandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Belki de Allah kader planında bu sebeple bazı binaları alıyor. Zira hizmeti binalar, duvarlar değil insan yapar. Bediüzzaman ve talebelerinde görüldüğü üzere cezaevinde de olsa yetişmiş insan değerdir; hizmet üretir.

İnsan harika bir varlık. Allah insanı bütün isimlerine ayine olarak yaratmış. Biz ona yatırım yapmak, onu güzelleştirmek, geliştirmek yerine ha bire binalar yapıyoruz ve paralarımızı, emeklerimizi binalara gömüyoruz! 

*Doç. Dr., Hukuk, Etik ve Siyaset Araştırmaları (HESA)



http://www.zaman.com.tr/yorum_islami-hizmetlerin-binalarla-imtihani_2336612.html
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İslamî hizmetlerin binalarla imtihanı! MAHMUT AKPINAR öğrenciye burs, harçlık bulunamıyor ama şaşaalı binalar yapılıyor
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ENDÜSTRİYEL KALIPÇILIK
» Bitkilerde Üreme ve Gelişme
» Lara Yeliz Sar Yapımcıların Gözdesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: İslami ilimler ve dini kültür :: DİNİ KONULAR -İLAHİYAT-
Buraya geçin: