KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Harama nazar hangi lâtifeleri öldürür? Letaif nedir ????

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Semanur
Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 929
Rep Gücü : 2257
Rep Puanı : 18
Kayıt tarihi : 23/06/09
Yaş : 53
Nerden : İzmir'den

MesajKonu: Harama nazar hangi lâtifeleri öldürür? Letaif nedir ????   Cuma Nis. 30, 2010 6:11 am

Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork.

Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma.

Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma.

17. Lem'a


Harama nazar hangi lâtifeleri öldürür?



"...Şu tarik, hafî tarikler misilli, "letâif-i aşere" gibi on hatve değil; ve tarik-i cehriye gibi "nüfus-u seb'a" yedi mertebeye atılan adımlar değil; belki Dört Hatveden ibarettir. Tarikatten ziyade hakikattir, şeriattir". deniliyor.
baska bir kaynak:
Bediüzzaman İmamı Rabbaniye dayanarak şu on latifeyi nazara verir

* 1- Kalp
* 2- Ruh
* 3- Sır
* 4- Hafi
* 5- Ahfa
* 6- Heva
* 7- Anasırı Erbaa

Bu dört unsurdan da bunlara münasip ve mümasil, insandaki mahiyet ve özelliklere işaret edilmiştir.

* 1- Nur Akıl
* 2- Hava İrade
* 3- Su Rahmet
* 4- Toprak Hıfz ve Himaye .


latifelein ölmesine dair bu letaif...denmiş

welakin bu tek harama nazarda değil...bir lokmada bir kelimede bir danede bir lemada bir işaretd ebir öpmekde batmakların latifeleridir..

hem..haram nazar nisyan verir denilirken kuvve-i aklıyye söz konusu iken....

latifeleri öldürürken der isek..ilk başta görme latifesi anahtar olduğu alemi küsufa tutturur...

arife işaret yeter

***
18.söz....
Zeval bulucu lehviyat ve lezaizle körleşmiş, bakan gözleriniz. Artık yeter, biraz hakikati görsün!

---00***


Bazı latifeler ebediyyen ölebilir. Bunların işaretlerini teferruatlı aramakla görebilirsiniz.

Ayet-i Kerime'de kullanılan ifade ve tanımlamaya dikkat ediniz : Zehirli bir oktur. Şeytandan size atılmış zehirli bir oktur diyor.

Velev bir an-ı seyyalelik olsun, ok gibi en derin latife'nize kadar girebilir, ki öldürücü tesir icra eder. Öldürücü tanımlaması bir şeye daha işaret ediyor ki hepsi ölmese dahi bir veya bir kaçı ölebilir. Zehirli ok tanımlaması üzerinde epey düşünmüştüm. Baktım ki ifadedeki isabetlilik şayan-ı dikkat, acib-i ifade nev'inden hem hatırda tesir icra ediyor hem de bizim gözle göremediğimiz O zehirli ok'a karşı dikkatleri en rikkatli seviyede celbediyor.

Allah'ın lütf-u kereminden olarak muhafaza edilenler müstesna diyelim ki ok'un öldürmeyip sağ bırakabileceği yiğitleri parmakla sayabilirseniz, bu zehirli ok'unda yaralayıp geçecekleri de iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar ince bir ümid'i temsil eder.


******************

Bazı latifeler ebediyyen ölebilir. Girilen günahların neticesi, tedbirsizliğin ve rehavetin faturası denilebilir.

Şimdi herkes kendi mantık ve birikmiş bilgi birikimine göre değerlendirirse farklı anlaşılır. Bir diğer başlıkta bir kardeş O cins hata işlemiş. Ebediyyen ölebilir. Ama kimde? Mü'min olup da günaha girende, hele günahta ısrar eden kişilerde. Kafirler de bir ihsan'ı ilahi olarak müstakbel İman evrelerine mükafaten, avans gibi hıfzedildiği ve hatta kafir olmaklıklarında bilmemeklik, çağın dejenere etmesinden kaynaklanan hatalar sebebiyle latifelerinin ölmeyebileceği ifade edilmiş.

Ölen latifeler hangisidir demek zordur. Kişi ve hatalarına göre değişebilir. En evvel en üstteki latifeleri solar ve ölür denirse şahit bulmak lazım ki tasdik ettirebilelim, faraziyeden ibaret kalır. Hangileri ölür veya daha hassastır, yalnız Allah Bilir.


****************************

Bir kısmı ilerde iman ile nasiblenecektir ki Adl ile Hafiz isimlerinin tecellisi nev'inden ihsan-ı ilahi olarak hıfzedilir, ta Rahmet-i Rahmânı tadıp şükretsinler.
Bir kısmı ise hilkatlerini tamamen bozmuş, ilerde dahi iman'dan rızıkları sözkonusu değildir ki bunlar ilahiz hıfzı kaybetmiş olan kesimdir.

Latifelerin ölmesini müslümanlar zaviyesinden ele alıp diyoruz ki hilkati aslıyesini yitirecek kadar dejenere olmuş müslümanlarda da bozulur. Hatta bozulmanın nisabetince kimisi kalb, kimisi ruh, kimisi sır makamında terakkileri durur. İlerisini ilmen bilmiş olsalar bile, aynel yakin olarak bilemezler ve terakki edemezler. İşte latifeleri solup tekrar dirilenler de vardır ki belki samimiyetlerinin bir neticesi belki tamamen bir ihsanı ilahi olarak terakkilerini devam ettirmelerine yol ve imkan verir.

Mevzuyu ele almakta ki gaye tâ ihtar olsun, dikkat edelim, teyakkuz da olalım ki levsiyattan sakınalım. Kaldı ki mevzunun en başında ifade edildiği gibi latifelerin ölmesi sadece haram'a nazar'la da sınırlı kalmaz, haram yemek gibi daha ağır tesir icra edenler daha kalıcı neticeleri hasıl eder.

*****************
aynen onun gibi, insanın mahiyetine, kudretten ehemmiyetli cihazât ve kaderden kıymetli programlar tevdî edilmiş. Eğer insan, şu dar âlem-i arzîde, hayat-ı dünyeviye toprağı altında, o cihazât-ı mâneviyesini nefsin hevesâtına sarf etse, bozulan çekirdek gibi, bir cüz'î telezzüz için, kısa bir ömürde, dar bir yerde ve sıkıntılı bir halde çürüyüp tefessüh ederek, mesuliyet-i mâneviyeyi bedbaht ruhuna yüklenecek, şu dünyadan göçüp gidecektir.

Eğer o istidad çekirdeğini İslâmiyet suyu ile, imânın ziyâsıyla, ubûdiyet toprağı altında terbiye ederek evâmir-i Kur'âniyeyi imtisâl edip, cihazât-ı mâneviyesini hakiki gâyelerine tevcih etse, elbette âlem-i misâl ve berzahta dal ve budak verecek ve âlem-i âhiret ve Cennette hadsiz kemâlât ve nimetlere medâr olacak bir şecere-i bâkiyenin ve bir hakikat-i dâimenin cihazâtına câmi' kıymettar bir çekirdek ve revnaktar bir makine ve bu şecere-i kâinatın mübârek ve münevver bir meyvesi olacaktır.

Evet, hakiki terakkî ise, insana verilen kalb, sır, ruh, akıl, hattâ hayal ve sâir kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık hususi bir vazife-i ubûdiyet ile meşgul olmaktadır. Yoksa, ehl-i dalâletin terakkî zannettikleri, hayat-ı dünyeviyenin bütün inceliklerine girmek; ve zevklerinin her çeşitlerini, hattâ en süflîsini tatmak için bütün letâifini ve kalb ve aklını nefs-i emmâreye musahhar edip yardımcı verse, o terakkî değil, sukuttur."
23. söz

**********************

Beşinci hasâret:

Hayat-ı ebediye esâsâtını ve saadet-i uhreviye levâzımâtını

tedârik etmek için verilen

akıl, kalb, göz ve dil gibi güzel hediye-i Rahmâniyeyi

Cehennem kapılarını sana açacak çirkin bir sûrete çevirmektir.

6. söz

*****************************

İ'lem eyyühe'l-aziz!

Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır.

Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir.

Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususî âlemin anahtarları o âlemin sahibinde olup letâifiyle bağlıdır.

O şahsî âlemlerin safveti, hüsnü ve kubhu, ziyası ve zulmeti, merkezleri olan eşhasa tâbidir. Evet, aynada irtisam eden bir bahçe, hareket, tegayyür ve sair ahvalinde aynaya tâbi olduğu gibi, her şahsın âlemi de, merkezi olan o şahsa tâbidir: Gölge ve misal gibi.

Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur.



***************************

من طلب جلب ومن جال نال
men talebe celebe; men câle, nâle. denilmiş.
Kim bir şey isterse elde eder; kim (himmetini teksif eder) ararsa, nâil olur.



**********************
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Semanur
Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 929
Rep Gücü : 2257
Rep Puanı : 18
Kayıt tarihi : 23/06/09
Yaş : 53
Nerden : İzmir'den

MesajKonu: Geri: Harama nazar hangi lâtifeleri öldürür? Letaif nedir ????   Cuma Nis. 30, 2010 6:19 am

bıcırık demiş ki:
Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork.

Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma.

Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma.

17. Lem'a


Harama nazar hangi lâtifeleri öldürür?



"...Şu tarik, hafî tarikler misilli, "letâif-i aşere" gibi on hatve değil; ve tarik-i cehriye gibi "nüfus-u seb'a" yedi mertebeye atılan adımlar değil; belki Dört Hatveden ibarettir. Tarikatten ziyade hakikattir, şeriattir". deniliyor.
baska bir kaynak:
Bediüzzaman İmamı Rabbaniye dayanarak şu on latifeyi nazara verir

* 1- Kalp
* 2- Ruh
* 3- Sır
* 4- Hafi
* 5- Ahfa
* 6- Heva
* 7- Anasırı Erbaa

Bu dört unsurdan da bunlara münasip ve mümasil, insandaki mahiyet ve özelliklere işaret edilmiştir.

* 1- Nur Akıl
* 2- Hava İrade
* 3- Su Rahmet
* 4- Toprak Hıfz ve Himaye .


latifelein ölmesine dair bu letaif...denmiş

welakin bu tek harama nazarda değil...bir lokmada bir kelimede bir danede bir lemada bir işaretd ebir öpmekde batmakların latifeleridir..

hem..haram nazar nisyan verir denilirken kuvve-i aklıyye söz konusu iken....

latifeleri öldürürken der isek..ilk başta görme latifesi anahtar olduğu alemi küsufa tutturur...

arife işaret yeter

***
18.söz....
Zeval bulucu lehviyat ve lezaizle körleşmiş, bakan gözleriniz. Artık yeter, biraz hakikati görsün!

---00***


Bazı latifeler ebediyyen ölebilir. Bunların işaretlerini teferruatlı aramakla görebilirsiniz.

Ayet-i Kerime'de kullanılan ifade ve tanımlamaya dikkat ediniz : Zehirli bir oktur. Şeytandan size atılmış zehirli bir oktur diyor.

Velev bir an-ı seyyalelik olsun, ok gibi en derin latife'nize kadar girebilir, ki öldürücü tesir icra eder. Öldürücü tanımlaması bir şeye daha işaret ediyor ki hepsi ölmese dahi bir veya bir kaçı ölebilir. Zehirli ok tanımlaması üzerinde epey düşünmüştüm. Baktım ki ifadedeki isabetlilik şayan-ı dikkat, acib-i ifade nev'inden hem hatırda tesir icra ediyor hem de bizim gözle göremediğimiz O zehirli ok'a karşı dikkatleri en rikkatli seviyede celbediyor.

Allah'ın lütf-u kereminden olarak muhafaza edilenler müstesna diyelim ki ok'un öldürmeyip sağ bırakabileceği yiğitleri parmakla sayabilirseniz, bu zehirli ok'unda yaralayıp geçecekleri de iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar ince bir ümid'i temsil eder.


******************

Bazı latifeler ebediyyen ölebilir. Girilen günahların neticesi, tedbirsizliğin ve rehavetin faturası denilebilir.

Şimdi herkes kendi mantık ve birikmiş bilgi birikimine göre değerlendirirse farklı anlaşılır. Bir diğer başlıkta bir kardeş O cins hata işlemiş. Ebediyyen ölebilir. Ama kimde? Mü'min olup da günaha girende, hele günahta ısrar eden kişilerde. Kafirler de bir ihsan'ı ilahi olarak müstakbel İman evrelerine mükafaten, avans gibi hıfzedildiği ve hatta kafir olmaklıklarında bilmemeklik, çağın dejenere etmesinden kaynaklanan hatalar sebebiyle latifelerinin ölmeyebileceği ifade edilmiş.

Ölen latifeler hangisidir demek zordur. Kişi ve hatalarına göre değişebilir. En evvel en üstteki latifeleri solar ve ölür denirse şahit bulmak lazım ki tasdik ettirebilelim, faraziyeden ibaret kalır. Hangileri ölür veya daha hassastır, yalnız Allah Bilir.


****************************

Bir kısmı ilerde iman ile nasiblenecektir ki Adl ile Hafiz isimlerinin tecellisi nev'inden ihsan-ı ilahi olarak hıfzedilir, ta Rahmet-i Rahmânı tadıp şükretsinler.
Bir kısmı ise hilkatlerini tamamen bozmuş, ilerde dahi iman'dan rızıkları sözkonusu değildir ki bunlar ilahiz hıfzı kaybetmiş olan kesimdir.

Latifelerin ölmesini müslümanlar zaviyesinden ele alıp diyoruz ki hilkati aslıyesini yitirecek kadar dejenere olmuş müslümanlarda da bozulur. Hatta bozulmanın nisabetince kimisi kalb, kimisi ruh, kimisi sır makamında terakkileri durur. İlerisini ilmen bilmiş olsalar bile, aynel yakin olarak bilemezler ve terakki edemezler. İşte latifeleri solup tekrar dirilenler de vardır ki belki samimiyetlerinin bir neticesi belki tamamen bir ihsanı ilahi olarak terakkilerini devam ettirmelerine yol ve imkan verir.

Mevzuyu ele almakta ki gaye tâ ihtar olsun, dikkat edelim, teyakkuz da olalım ki levsiyattan sakınalım. Kaldı ki mevzunun en başında ifade edildiği gibi latifelerin ölmesi sadece haram'a nazar'la da sınırlı kalmaz, haram yemek gibi daha ağır tesir icra edenler daha kalıcı neticeleri hasıl eder.

*****************
aynen onun gibi, insanın mahiyetine, kudretten ehemmiyetli cihazât ve kaderden kıymetli programlar tevdî edilmiş. Eğer insan, şu dar âlem-i arzîde, hayat-ı dünyeviye toprağı altında, o cihazât-ı mâneviyesini nefsin hevesâtına sarf etse, bozulan çekirdek gibi, bir cüz'î telezzüz için, kısa bir ömürde, dar bir yerde ve sıkıntılı bir halde çürüyüp tefessüh ederek, mesuliyet-i mâneviyeyi bedbaht ruhuna yüklenecek, şu dünyadan göçüp gidecektir.

Eğer o istidad çekirdeğini İslâmiyet suyu ile, imânın ziyâsıyla, ubûdiyet toprağı altında terbiye ederek evâmir-i Kur'âniyeyi imtisâl edip, cihazât-ı mâneviyesini hakiki gâyelerine tevcih etse, elbette âlem-i misâl ve berzahta dal ve budak verecek ve âlem-i âhiret ve Cennette hadsiz kemâlât ve nimetlere medâr olacak bir şecere-i bâkiyenin ve bir hakikat-i dâimenin cihazâtına câmi' kıymettar bir çekirdek ve revnaktar bir makine ve bu şecere-i kâinatın mübârek ve münevver bir meyvesi olacaktır.

Evet, hakiki terakkî ise, insana verilen kalb, sır, ruh, akıl, hattâ hayal ve sâir kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık hususi bir vazife-i ubûdiyet ile meşgul olmaktadır. Yoksa, ehl-i dalâletin terakkî zannettikleri, hayat-ı dünyeviyenin bütün inceliklerine girmek; ve zevklerinin her çeşitlerini, hattâ en süflîsini tatmak için bütün letâifini ve kalb ve aklını nefs-i emmâreye musahhar edip yardımcı verse, o terakkî değil, sukuttur."
23. söz

**********************

Beşinci hasâret:

Hayat-ı ebediye esâsâtını ve saadet-i uhreviye levâzımâtını

tedârik etmek için verilen

akıl, kalb, göz ve dil gibi güzel hediye-i Rahmâniyeyi

Cehennem kapılarını sana açacak çirkin bir sûrete çevirmektir.

6. söz

*****************************

İ'lem eyyühe'l-aziz!

Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır.

Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir.

Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususî âlemin anahtarları o âlemin sahibinde olup letâifiyle bağlıdır.

O şahsî âlemlerin safveti, hüsnü ve kubhu, ziyası ve zulmeti, merkezleri olan eşhasa tâbidir. Evet, aynada irtisam eden bir bahçe, hareket, tegayyür ve sair ahvalinde aynaya tâbi olduğu gibi, her şahsın âlemi de, merkezi olan o şahsa tâbidir: Gölge ve misal gibi.

Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur.



***************************

من طلب جلب ومن جال نال
men talebe celebe; men câle, nâle. denilmiş.
Kim bir şey isterse elde eder; kim (himmetini teksif eder) ararsa, nâil olur.


***************
Aşık der incidenden,
incinme incidenden,
Kemâlde noksan imiş ,
İncinen incidenden..

Alvarlı Efe Hazretleri




**********************
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Harama nazar hangi lâtifeleri öldürür? Letaif nedir ????
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hangi maymunlar ağaca çıkamaz?
» 1.Hidrokinezi Nedir?
» Bugün Sizi Anlatan Söz Nedir? :)
» WOLFTEAM İLE İLGİLİ HERKEZİN KAFASIN YORAN KP ...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: İslami ilimler ve dini kültür :: Tasavvuf-Dua-Gönül Dünyamız-
Buraya geçin: