KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Çok Eşlilik Meselesi-Sema Maraşlı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Çok Eşlilik Meselesi-Sema Maraşlı   Salı Tem. 10, 2012 2:58 am

Çok Eşlilik Meselesi






“Bir gün öyle bir zaman gelecek ki erkekler azalacak, kadınlar
artacak. Bir kapının koluna erkek eli değdi diye kırk kadın o kapının
koluna dokunacak.” Yukarıdaki sözün sahibini bilmiyorum. Ben bir yaşlı
hanımdan duymuştum o da ninesinden duymuş. Bence abartılı ve komik bir
söz, inşaallah gerçek olmaz.

Şimdi nereden aklıma geldi. Çok eşlilik üzerine bir yazı yazmaya
niyetlendiğimden konuyu yumuşatmak için giriş bölümü için iyi olabilir
diye düşündüm; ne kadar iyi oldu bilmiyorum. Yani erkekler bu kadar
azalmadıkça kadınlar ikinci eşe razı olmayacaklar gibi bir bağlantı
yapılabilir, belki.

“Aldatmanın Hesabı” yazımdan sonra sitede konu yeniden açılınca bu
yazıyı yazmak gerekti. Evlilik konusu ile ilgilenince ister istemez bu
konudan kaçamıyorsunuz. Gerek seminerler sonrası gerek mesaj ve
e-postalarla pek çok çok yaşanmış olay dinliyorum, okuyorum. Yakın
tanıdıklarımdan da kuması olan hanımlar var. Velhasıl bir yazı kaleme
almak için elimde yeterince malzeme var.

Rabbimiz Nisa suresinde erkeklere dörde kadar eş almalarına izin
vermiş amenna. “Yok o devir içindi de şuydu da buydu da” deyip ayeti
keyfe göre yormak gibi bir dalalet içinde değilim. Sadece ayeti iyi
okumaktan yanayım. Rabbimiz izin vermiş tavsiye etmemiş. Tavsiyesi
ayetin sonunda “Tek eş sizin için daha hayırlıdır.” buyuruyor. İzni
kullanmak mı tavsiyeye uymak mı? Ben Rabbimizin tavsiyesini tutmayı aile
saadeti açısından gerekli görüyor ve tek eşliliği savunuyorum.

Fakat günümüzde zina hoş görülürken birden fazla evlilik yapanlara
kızanları ve kınayanları da anlamıyorum. Ne birden fazla eş alan
erkeklere ne de ikinci üçüncü eş olmaya razı olmuş kadınlara karşı bir
tavrım yoktur. Allah yardımcıları olsun, çok zor bir hayat tercih
etmişler. Bir kaç eşi olup mutlu olan bey ve hanımlar var mı bilmiyorum.
Ben bu konuda ancak kıskançlık ve huzursuzluk hikayeleri dinledim.

Geçen hafta evlilik danışmanlığı yapan Sibel Üresin’in bir televizyon
programında söyledikleri olay oldu. Bu arada isimlerimizi benzetiyorlar
bilmiyorum ama beni Sibel Üresin ile karıştıranlar var. Hiç tanışmadık
ve pek ortak noktamız yok, çok eşlilik ile ilgili söylediği pek çok şeye
de katılmıyorum. Çok eşliliği bir mutluluk reçetesi gibi sunması
gerçeklere uymuyor.

Sibel Üresin programda “Eşime bekar bir arkadaşımı gösterdim isterse onunla evlenebileceğini söyledim.” dedi.

Pek çok erkek birden çok kadınla birlikte olmayı arzu edebilir de
kadın kendi eli ile kocasını evlendirmek ister mi? Bunu biraz
irdeleyelim.

Öncelikle Sibel hanımın sözlerinin samimiyetine inanmıyorum. Çünkü
“alabileceğini söyledim” sözlerinin hemen arkasına “tabii ki bunu
diyemez, zaten de kabul etmedi ben denemek için söyledim” diyor. “Tabii
ki de evet diyemez” sözü desin de bir göreyim anlamında pek bir keskin
duruyordu.

Bazı kadınlar bunu yapar, kocasını denemek için. Kesinlikle
bekledikleri cevap “Olur sen razı ise neden olmasın?” değil elbette.
Erkek tuzağa düşüp bu cevabı verirse pirinçten epey bir taş ayıklaması
gerekir. Kadının beklediği cevap şudur. “Ben senin üstüne gül koklamam,
sevdiğim ve seveceğim tek kadın sensin, o senin eline su dökmeyi bırak
kesip attığın tırnağın olamaz…babında sözler.” bu sözlerin gerçek olup
olmaması çok önemli değildir kadın sadece bunları duymak ister. Belli ki
Sibel hanımda kocasından biraz iltifat duymak istemiş.

Erkeklere tavsiyem eşleri bu konuda ağız aradıklarında içlerinden
geçen cevabı değil eşinin beklediği cevabı versinler ve ikinci eşin
esprisini bile yapmasınlar kadınlar şakasına bile çok fazla
kırılıyorlar. Bu konuda eşinizi incitecek şeyler söyleyip boş yere
karınızı kendinizden soğutmayın. İkinci eş esprisi yaparsanız en az bir
kaç gün karınız size karşı hırçın, soğuk ve aksi davranacaktır. Ve size
karşı içinde hep bir kırgınlık taşıyacaktır.

Peki kadınlar bu kadar kıskanırken kaç kadın kocasının kendi üzerine
başka bir kadın daha almasını ister? Bu konuda yaşanmış benim bildiğim
bir kaç örnek var. Öncelikle hiçbir kadın kocasının başka bir kadın
almasını kocasının keyfini düşünerek istemez. Çünkü kocasını seviyorsa
onu kıskanacağı için istemez, sevmiyorsa kocasının başka bir kadınla
mutlu olmasını istemez. Ancak kendi menfaati varsa razı olabilir hatta
kendi teklif edebilir.

Gerçek hayattan bir misal:

Kira derdinden bıkan genç ve güzel kadın üst katında oturan ve
arkadaş olduğu bekar ve yaşlı ev sahibi hanımla kocasını zorla evlenmeye
ikna edip evlendirir. Adamcağız “Alacaksak genç ve güzeli olsun bari”
diye epey ayak direse de karısını razı edemeyip ev sahibi kadınla
evlenir. Neyse kısa zamanda kuması onu evden atar ve kadın hem evden hem
kocadan olur. (Gençlik ve güzellikte bir yere kadar yani, yaşlı diye
çirkin diye hor görmemek lazım, kadın kocayı avucuna aldı.) Olayı
yaşayan kişiyi tanıyorum.

Ya da kadın belli bir yaşa gelmiştir ve cinsel hayattan bıkmıştır. Yine gerçek bir hikaye:

Bir hocanın hanımı kocasına hacca gidip gelene kadar dul arkadaşını
nikahına almasını ve onunda onlarla hacca gelmesini istiyor. Kırk yaş
altı kadınların yanlarında baba, kardeş, koca gibi mahremi olan bir
erkek olmadan hacca gidemiyorlar. Hocada kabul ediyor. Karısının
arkadaşına hoca o güne kadar yan gözle bakmamış hatta onu evlendirmek
için bir kaç kez talip bulmuş. Nikahta keramet var mı demek lazım
nikahtan sonra kadın hocanın gözüne pek bir güzel görünmeye başlamış.
Hacda kadının peşinden koşup durmuş.Kadın önce hayır mayır dediyse de
sonra onun da gönlü ısınmış tamam demiş. Hocanın karısı biraz sızlanmış
ama ben hiçbir kadının kocasını başka bir kadınla nikahlarken aklına bu
ihtimalin gelmeyecek kadar saf olduğuna inanmıyorum. Bence kadın kocadan
bıkmış, bir ayak evlendirmiş.

Bir de gelişmemiş yerlerde tarlanın, bağın, bahçenin, işin, gücün,
çoluğun, çocuğun çok olduğu ailelerde kadınlar üzerlerine kuma
alınmasını kendiler isteyebiliyorlar. Onlar için kuma karın tokluğuna
çalışacak onun işini paylaşacak, yükünü azaltacak bedava hizmetçi gibi
bir şey. Fakat bir kadının kocasının evlenmesine razı olması diğer
kadına ve kocaya huzur vereceği ve kıskanmayacağı anlamına gelmiyor
tabii ki.

Kocası ile cinsel birliktelik yaşamak istemeyen kadınların çoğu bunu
yapmıyorlar tabii. Dini hassasiyeti az ise “geneleve git” teklifi
yapıyor ya da gittiğini bile bile umursamıyor. Dini hassasiyeti olan da
“İbadet et, oruç tut, ahiretine çalış böyle basit zevklerle uğraşma”
nasihatini veriyor. Bir erkeğin eşi ile cinsel birliktelik yaşaması en
doğal hakkı. “Benimle cinsellik yaşa fakat başka kadın arzun varsa onu
ahirete sakla” dese tamam fakat hiç yaşama demek akla ve dine uygun bir
teklif olmaz. Cinsel sorunları olan çiftler aldatma ya da başka eş
bakmak yerine cinsel terapistlere gidip tedavi olsunlar.

Aldatma ya da ikinci eş meselesine genellikle erkeğin cinsel
arzularının kuvveti, eşini beğenmemesi ya da aç gözlülüğü gibi
bakılıyor. Fakat bence bu durum karı-koca arasında ciddi bir iletişim
probleminin olduğunu gösteriyor. Mesela dindar bir erkek otuz yaşına
kadar bekar kalıyor ve cinsel arzularının en kuvvetli olduğu zamanları
hiç cinsel birliktelik yaşamadan geçiriyor fakat bu erkek evleniyor kısa
bir zaman sonra bir eş daha almaya çalışıyor ya da aldatıyor. Bu bir
cinsellik meselesi olsa bu adam bu yaşına kadar durmaz. O yaşa kadar
duran adamın evde karısı varken başka bir kadın aramaması gerek. Bence
pek çok evlilik ya da aldatmanın temelinde erkeğin karısına karşı
duyduğu kızgınlığa karşı bir öç alma isteği var.

Bir de çocuğu olmasına engel bir hastalığı olan hanımlar biliyorum
eşlerinin çocuk sahibi olması için başka bir eş almasına izin verenler.
Fakat dilimizin evet dediği her şeyi gönlümüz kabul etmiş olmuyor.
Hanımlar hem evlen dediler hem de adamların başının etini yediler tabii
en çok da kendilerini bitirip tükettiler. İkinci eş olmayı kabul edip
gelen hanımlar da nasıl olurda ilkin ayağını kaydırabiliriz de tek eş
oluruz diye epey uğraştılar benim tanık olduğum örneklerde.

Çok eşlilik biraz kültürel bir şey. Mesela Arap kültüründe çok yaygın. Zaten İslam’ dan önce

otuz kırk eşi olan erkekler varmış dinimiz dört ile sınırlandırmış.
Araplarda bir erkeğin bir kaç eş alması normal görülüyor fakat bu
kadınların birbirini kıskanmadığını ve huzursuzluk çıkarmadığını
göstermez. Çok eş almayı düşünen erkekte peygamber sabrı olması lazım.
Ki peygamberimizin bile dayanamadığı zamanlar olmuş. Bir ay hepsinden
uzak kalmış. Bir erkekte peygamber sabrı yoksa ne kendini ve kadınları
perişan etmesin. Kıskançlık krizleri yüzünden kadınlar mutsuz, erkek iki
kadının arasında şaşkın, öfkeli. Kimse mutlu olmayacaksa çok eşli
olmanın anlamı ne?

Bir de acaba erkekler ikinci eşleri huri falan mı zannediyorlar diye
düşünüyorum. Sonuçta ikinci eş de huri değil. O da kadın, günahıyla,
sevabıyla, kıskançlığıyla, hastalığıyla, huysuzluğuyla, sevinciyle,
etten kandan bir varlık. Hastalanır, acıkır, susar, kusar, kilo alır,
alışveriş yapmak ister…İki kadın demek iki ayrı sorumluluk almak demek.
Hem dünya hem ahiret hayatı açısından.

Ve ayrıca erkeğin ikinci hanımla da mutlu olacağının garantisi yok.
İlk karısı ile yatak hayatı kötü olduğu için genç ve güzel ikinci eş
alan alan ve ikinci karısı da cinsellikten nefret ettiği için ikisi ile
yatamayan bir adamın yaşadıklarını bir yakını anlatmıştı. Bir de iki
karısının kıskançlıkları yüzünden her sabah işe aç giden adamın halini
ve iki karısının huysuzluklarından bıkıp camide yatıp kalkan hocanın
hikayesini yakınlarından dinledim.

“Tek hanımla yetinmem illa başka bir hanım daha istiyorum.” diyen
erkeklere tavsiyem üçüncüyü ya da dördüncüyü aynı anda alamayacaksanız
ikinciyi hiç almayın. Çünkü erkek ikinci hanımı aldığında ilk hanımın
onuru kırılıyor. Toplum önünde kocası onu beğenmemiş durumunda kalıyor
ve aşırı kızgınlık duyuyor fakat adam üçüncü ve dördüncüyü de alıyorsa
suç bende değil sorun adamda durumu ortaya çıkıyor, kadın da biraz daha
rahatlamış oluyor.

Kadın psikolojik olarak evliliğinde başka bir kadının varlığını
kaldıramayacaksa bu durum onun ruh sağlığını bozacaksa dinen evliliği
devam ettirme ve diğer kadını kabul etme zorunluluğu yok. Fakat ben bu
mesele ile başa çıkabilirim evliliğimi devam ettireceğim diyen bir
kadına da saygı duymak lazım.

Aldatma yazısındaki sözlerimi bu konu için de tekrar edeceğim.
Evlilik gerçekten kötüyse boşanıp yeniden evlenmek daha mantıklı.
Çocuklar için ayrılmıyoruz diyenlere hak vermeye çalışıyorum fakat
sonuçta iki kadının kıskançlık ve huysuzlukları da o çocukların mutlu
bir ortamda yaşamalarını sağlamayacak. Bir öğretmen anlatmıştı.
İlköğretimde küçük bir kız sınıfta başka bir kıza sürekli saldırıyor,
ısırıyor, dövüyormuş. Başka çocuklara böyle davranmıyormuş. Rehber
öğretmeni uzun uğraşlar sonucu öğrenmiş ki o kızın adı babasının ikinci
karısının adıyla aynıymış. Annesini ağlatan, üzen, babalarını bir kaç
gün onlardan alan kadının adı.

Sonuçta kıskançlık kadın-erkek hepimizde var fakat biz kadınlarda
daha fazla kıskancız. Kocalarının cenette alacağı hurileri kıskanan
kadınlar var. İşte bunu gerçekten anlamıyorum. Tamam dünyada insan
kıskanır da ya cennete ne karışıyorsun, adam kaç tane huri alırsa alsın.
Kıskançlığın boyutu yok yani. Seminerlerde bazen hanımlara,
“Kocalarınıza teşekkür etmeyi, dua etmeyi unutmayın, sizi sevindiren bir
şey yaptığında ‘seni cennette huriler kovalasın.’ deyin” diyorum biraz
espri ile karışık, bazı hanımlar hayır anlamında başlarını sallıyorlar.

Rabbim erkek kullarını kadına meyilli yaratmış. Yoksa erkekler
evlenip bir kadının ve ailenin sorumluluğunu almak istemezlerdi. Fakat
erkekler bu meyil konusunu abartabiliyorlar. Sonuçta nefis sınır
tanımaz, iki alırsın üçüncüyü, üç alırsın dördüncüyü ister. Bu yüzden
olsa gerek Rabbim cennette çok güzel huriler olduğunu bildirmiş
erkeklere ki nefislerine hakim olabilsinler. Kadınlara olan fazla meyil
ve arzularını cennete saklasınlar.

Sonuçta ahiret hayatı uzak değil bir nefese bakar. O nefes candan
çıktıktan sonra devamı çabuk gelecektir. Erkekleri cennette çok güzel
huriler bekliyor. Dünya hayatında helal de olsa bir kaç tane kadınla
uğraşacaklarına, tek bir eşleri ile yetinip huriler için çalışsınlar,
derim ben. Kadınlarla uğraşmaktan cennet hayatını riske atma tehlikesi
de var çünkü. Sözün başına dönersek kapı kolu olayı durumları henüz
olmadığı için hanımların bu ikinci eş meselesine olumlu bakmalarını boş
yere beklemesinler. O zaman belki…

Çok eşlilikle ile daha önceki yazımı okumak isteyenler için:

http://www.cocukaile.net/cok-eslilik-dinimizde-tavsiye-edilmis-midir/

Not 1: Tabii ki bu yazı ile mecburen sitede çok eşlilik ile ilgili
yoramlara kotayı kaldırmış oluyoruz. Fakat en azından yorumlar konu ile
ilgili yazıya yapılmış olur. Alakasız konuların altında bu konunun
konuşulması bu şekilde önlenmiş olur.

Not 2: Bundan sonraki yazı bekarların ve boşanmışların yeniden
evlenme meselesi ve nafaka, tazminat konuları olacak inşaallah. Bekarlar
haklı olarak “biz daha birinciyi alamadık siz ne konuşuyorsunuz?”
diye isyan etmesinler. Bekarların evlenmesi için ne gibi çözümler
bulunabilir neler yapılabilir, biraz da bunlara bakalım.
Sema Maraşlı

http://www.cocukaile.net/cok-eslilik-meselesi/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Çok Eşlilik Meselesi-Sema Maraşlı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: KÜLTÜR DÜNYASI :: Kadın-Aile-
Buraya geçin: