KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 7:14 am

Cevşenin Türkçe Anlamı..topluca
Çoğu Zaman boynumuzda yakamızda taşıdığımız cevşenin anlamını nekadar biliyoruz acaba? Bilmeyenler veya bilipde tekrar okumak isteyenler için :
1-Allah’ım Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum.

1-Ey her şeyin Gerçek Mâbudu olan Allah
2-Ey dünyada dost ve düşman ayırt etmeden bütün mahlukatını rızıklandıran Rahman
3-Ey âhirette sadece dostlarına rahmet edecek olan Rahim
4-Ey herseyi hakkıyla bilen Alîm
5-Ey yarattıklarına son derece yumuşak muamele eden Halîm
6-Ey sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Azîm
7-Ey herşeyi yerli yerinde yapan Hakîm
8-Ey varlığının başlangıcı olmayan Kadîm
9-Ey herşeyi ayakta tutan Mukîm
10-Ey iyilik ve ikrami bol olan Kerîm Sen bütün kusur ve noksan
sıfatlardan münezzehsin, Senden baska İlah yok ki bize imdat etsin.
Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.


2-
1-Ey efendilerin efendisi
2-Ey dualara cevap veren
3-Ey iyiliklerin sahibi
4-Ey dereceleri yükselten
5-Ey bereketleri büyük olan
6-Ey hataları bağışlayan
7-Ey belaları def eden
8-Ey sesleri işiten
9-Ey dilekleri veren
10-Ey sır ve gizlilikleri bilen



3-
1-Ey Bağışlayanların en hayırlısı
2-Ey yardım edenlerin en hayırlısı
3-Ey hükmedenlerin en hayırlısı
4-Ey herşeyi hikmetle açanların en hayırlısı
5-Ey kendisini zikredenlerin en hayırlısı
6-Ey varislerin en hayırlısı
7-Ey övenlerin en hayırlısı
8-Ey rızk verenlerin en hayırlısı
9-Ey müşkil meseleleri hal ve fasl edenlerin en hayırlısı
10-Ey ihsan edenlerin en hayırlısı



4-
1-Ey izzet ve güzelligin gerçek sahibi
2-Ey saltanat ve celalin gerçek sahibi
3-Ey kudret ve kemalin gerçek sahibi
4-Ey büyük ve yüce olan
5-Ey kudret ve azabı şiddetli olan
6-Ey ikâbi siddetli olan
7-Ey hesabı süratli gören
8-Ey katında güzel ve mükafatı bulunan
9-Ey katında Ümmü’l-Kitap bulunan
10-Ey yüklü bulutları yoktan var eden


5-
1-Ey sonsuz merhamet sahibi olan Hannân
2-Ey hakiki iyilik ve ihsan sahibi Mennân
3-Ey kullarının hiçbir amelini zayi etmeden karşılığı veren Deyyân
4-Ey bağışlaması bol olan Gufran
5-Ey kullarına yol gösteren Burhân
6-Ey gerçek saltanat sahibi Sultân
7-Ey bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzeh olan Sübhân
8-Ey kendisinden yardım istenen Müsteân
9-Ey nîmet ve beyan sahibi
10-Ey emnü eman sahibi



6-
1-Ey azametine herşeyin boyun egdiği
2-Ey kudretine her şeyin teslim olduğu
3-Ey izzetine karşı her seyin zelîl olduğu
4-Ey heybetine her seyin itaat ettigi
5-Ey Saltanatına karşı her şeyin inkiyad ettigi
6-Ey korkusundan her şeyin kendisine boyun egdiği
7-Ey korkusundan dağların yarıldığı ve parçalandığı
8-Ey emriyle göklerin ayakta durduğu
9-Ey izniyle yerin karar kıldığı
10-Ey memleketinin ahalisine zulmetmeyen




7-
1-Ey hataları mağfiret eden
2-Ey belalari kaldıran
3-Ey ümitler Kendisinde son bulan
4-Ey ihsani bol veren
5-Ey hediyeleri geniş olan
6-Ey mahlukata rızk veren
7-Ey ölümlere karar veren
8-Ey şikayetleri işiten
9-Ey askerleri gönderen
10-Ey esirleri salıveren



8-
1-Ey hamd ve senâ sahibi
2-Ey şeref ve yücelik sahibi
3-Ey fahr ve bahâa sahibi
4-Ey ahd ve vefâ sahibi
5-Ey af ve rızâ sahibi
6-Ey iyilik ve bağış sahibi
7-Ey kesin söz ve hüküm sahibi
8-Ey izzet ve sonsuzluk sahibi
9-Ey cömertlik ve nimetler sahibi
10-Ey karşılıksız iyilik ve nimetler sahibi



9-
1-Ey olmamasını istedigi meydana gelmesine engel olan Mânî
2-Ey zararlı şeyleri ve manileri defeden Dâfi
3-Ey faydalı şeyleri yapan Nafî
4-Ey bütün sesleri işiten Sem’î
5-Ey dilediklerinin mertebesini yükselten Rafî
6-Ey herşeyi san’atla yapan Sânî
7-Ey kullarına şefaat eden Safî
8-Ey istediğini istediği şekilde toplayan Camî
9-Ey ilim ve ihsanı herşeyi içine alan Vasî
10-Ey istediği şeyi istedigi şekilde genişletip bollastıran Mûsî



10-
1-Ey bütün sanatlarin sanatkârı
2-Ey bütün mahsulatların yaratıcısı
3-Ey bütün rızıklananların rızık vericisi
4-Ey bütün sahip olunanların sahibi
5-Ey bütün sıkıntıya düşenlerin ferahlatıcısı
6-Ey bütün üzüntüye düşenlerin sevindiricisi
7-Ey bütün merhamet olunanların merhamet edicisi
8-Ey bütün yardımcısız kalanların yardımcısı
9-Ey bütün ayıplıların ayıbını örten
10-Ey bütün zulme uğrayanların sığınagı





11-
1-Ey sıkıntım anında hazırlığım
2-Ey musibetim anında ümidim
3-Ey yalnızlığım anında arkadaşım
4-Ey gurbetliğimde dostum
5-Ey nimetlendiğim anda sahibim,
6-Ey kederim anında ferahlatıcım
7-Ey ihtiyacım anında yardımıma koıan,
8-Ey zor durumumda sığınagım,
9-Ey korkum anında yardımcım,
10-Ey şaşkınlığım anında yol göstericim,



12-
1-Ey gayblari bilen,
2-Ey günahlari bağışlayan,
3-Ey ayıblari örten,
4-Ey sıkıntıları kaldıran,
5-Ey kalpleri değiştiren,
6-Ey kalpleri süsleyen,
7-Ey kalpleri nurlandıran,
8-Ey kalplerin tabibi,
9-Ey kalplerin sevgilisi,
10-Ey kalplerin dostu,




13-
1-Ey yücelik ve ululuk sahibi Celil
2-Ey gerçek güzellik sahibi Cemil,
3-Ey kendine güvenen kullarının işini en iyi yoluna koyan Vekil,
4-Ey kullarının takatını aşan işlerini üzerine alan kefil,
5-Ey kullarına yol gösteren delil,
6-Ey kullarının hata ve yanlışlarını bağışlayan Mukil,
7-Ey her şeyden haberdar olan Habir,
8-Ey lütuf u keremi bol olan latif,
9-Ey sonsuz izzet sahibi Aziz,
10-Ey bütün mevcudatın gerçek sahibi ve hükümdarı olan Melik,



14-
1-Ey şaşkınlarin yol göstericisi,
2-Ey yardım isteyenlerin yardımcısı,
3-Ey medet isteyenlerin imdat edicisi,
4-Ey korunmak isteyenlerin koruyucusu,
5-Ey asilerin sığınagı,
6-Ey günahkarların bağışlayıcısı,
7-Ey korkanlara emniyet veren,
8-Ey miskinlere merhamet eden,
9-Ey yalnızlık duyanların dostu,
10-Ey darda kalanların dualarina cevap veren,



15-
1-Ey cömertlik ve ihsan sahibi,
2-Ey fazl ve iyilik sahibi,
3-Ey emniyet ve eman sahibi,
4-Ey kudsiyet ve kemalat sahibi
5-Ey hikmet ve bayan sahibi
6-Ey rahmet ve rıdvan sahibi,
7-Ey kesin delil ve bürhan sahibi,
8-Ey azamet ve saltanat sahibi,
9-Ey af ve mağfiret sahibi,
10-Ey kendisinden yardim istenen şefkat sahibi,



16-
1-Ey her şeyin Rabbi,
2-Ey her şeyin ilahı,
3-Ey her şeyin yaratıcısı,
4-Ey her şeyin üzerinde olan,
5-Ey her şeyden önce olan,
6-Ey her şeyden sonra olan
7-Ey her şeyi bilen,
8-Ey her şeye gücü yeten
9-Ey her şeyin Sanii
10-Ey her şey fenâ bulup, Kendisi bâkî kalan

17-
1-Ey kalplerde iman nurunu yakan ve kullarına huzur ve güven veren mümin
2-Ey bütün varlıkları ilim ve kontrolü altında tutan Müheymin,
3-Ey bütün mahlukatı yoktan meydana getiren Mükevvin,
4-Ey bütün yaratıklarına dünyadaki vazifelerini ögretip telkin eden Mülakkin,
5-Ey kulları için açıklanması gereken her şeyi beyan eden Mübeyyin,
6-Ey musibetleri hafifleten ve zorluklari kolaylaştıran Mühevvin,
7-Ey her seyi münasip şekilde süsleyen Müzeyyin,
8-Ey diledigini yücelten ve kullarına büyüklügünü gösteren Muazzim,
9-Ey muhtaçlarin yardımına koşan Mavvin,
10-Ey her şeyi çesit çesit renklerle bezeyen Melevvin,

18-
1-Ey mülkünde daim olan,
2-Ey celalinde azim olan,
3-Ey saltanatında kadim olan,
4-Ey kullarına rahmet eden,
5-Ey her şeyi bilen,
6-Ey emirlerine uymayana halim olan,
7-Ey kendisine ümit bağlayana kerim olan,
8-Ey ölçülerinde hikmetli olan,
9-Ey hükmünde lütuf sahibi olan,
10-Ey lütfunda kadir olan
19-
1-Ey fazlından başka bir şey ümit edilmeyen,
2-Ey fazlından başka bir şey ümit edilmeyen,
3-Ey adaletinden başka bir şeyden korkulmayan,
4-Ey affından başka bir şey istenmeyen,
5-Ey mülkünden başkası devam etmeyen,
6-Ey saltanatından başka saltanat bulunmayan,
7-Ey bürhanlarından başka bürhan bulunmayan,
8-Ey rahmeti her şeyi kuşatmış olan,
9-Ey rahmeti gazabını geçmiş olan,
10-Ey ilmiyle her şeyi kuşatmış olan,

20-
1-Ey tasayı kaldıran,
2-Ey gamı gideren,
3-Ey günahı affeden,
4-Ey tevbeyi kabul eden,
5-Eyp yaratılmışların yaratıcısı,
6-Ey vaadinde sadık olan,
7-Ey yavrulara rızık veren,
8-Ey sözünü yerine getiren,
9-Ey gizliyi bilen,
10-Ey tohumu yarıp sümbüllendiren,

21-
1-Ey her şeyiyle yüce olan Åli,
2-Ey sözünde vefalı olan ve vaadinden dönmeyen Vefî,
3-Ey Müminlerin dostu olan Veli,
4-Ey gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Gani,
5-Ey sonsuz servet ve tükenmez hazineler sahibi Meli,
6-Ey her cihetten temiz ve pak olan Zeki,
7-Ey kendisine kulluk edenlerden hosnut olan Razi,
8-Ey eser ve ihsanlarıyla varlığı apaçık görünen Bedi,
9-Ey siddet-i zuhurundan gizlenen Hafi,
10-Ey güç ve kuvveti sonsuz olan Kavi,
22-
1-Ey güzeli açıga çıkaran,
2-Ey çirkinin üzerini örten,
3-Ey suç sebebiyle hemen azarlamayan,
4-Ey ayıpların üzerindeki perdeyi yırtmayan,
5-Ey affı büyük olan,
6-Ey günahkarları cezalandırmaktan vazgeçmesi güzel olan,
7-Ey mağfireti geniş olan,
8-Ey rahmeti bol veren,
9-Ey bütün sessiz yalvarışların sahibi,
10-Ey bütün şikayetler kendisinde son bulan,

23-
1-Ey bol nimet sahibi,
2-Ey geniş rahmet sahibi,
3-Ey tam hikmet sahibi,
4-Ey kamil kudret sahibi,
5-Ey kesin hüccet sahibi,
6-Ey açık ikram sahibi,
7-Ey yüce sıfat sahibi,
8-Ey daim izzet sahibi,
9-Ey metin kuvvet sahibi,
10-Ey geçmiş minnet sahibi,

24-
1-Ey hükmedenlerin en hükmedicisi,
2-Ey adillerin en adaletlisi,
3-Ey doğruların en doğrusu,
4-Ey varlığı açık olanların en açıgı,
5-Ey temiz olanların en temizi,
6-Ey yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde olan,
7-Ey hesaba çekenlerin en süratlisi,
8-Ey işitenlerin en iyi işiticisi,
9-Ey ikram edenlerin en iyi ikram edicisi,
10-Ey merhamet edenlerin en merhametlisi,

25-
1 Ey semaları yoktan yaratan,
2-Ey karanlıkları meydana getiren,
3-Ey gizlilikleri bilen,
4-Ey için için üzülenlere acıyan,
5-Ey utanılacak şeyleri örten,
6-Ey belaları defeden,
7-Ey ölüleri dirilten,
8-Ey sevapları kat kat yazan,
9-Ey bereketleri indiren,
10-Ey cezaları şiddetli olan,

26-
1-Ey her varlığa münasip şekil giydiren Musavvir,
2-Ey her şeyin plan ve programını ölçülü yapan Mukaddir,
3-Ey her şeyi maddi ve manevi kirlerden temizleyen Mutahhir,
4-Ey nuruyla her şeyi nurlandıran Münevvir,
5-Ey dilediğini öne geçiren Mukaddim,
6-Ey istediğini arkaya bırakan Muahhir,
7-Ey hayirli isleri kolaylaştıran Müyessir,
8-Ey kullarını azabıyla korkutan Münzir,
9-Ey kullarını Cennet ve diğer mükafatlarla müjdeleyen Mübessir,
10-Ey bütün kainati tam bir nizam içinde idare eden Müdebbir,

27-
1-Ey Beyt’l-Haramin Rabbi,
2-Ey haram ayların sahibi,
3-Ey Mesidü’l Haramin Rabbi,
4-Ey haram belde olan Mekke’nin Rabbi,
5-Ey Rükn-u Hacerü’l-Esved ve Makam-ı İbrahim’in Rabbi,
6-Ey Mes’arü’l Haramın Rabbi,
7-Ey helal ve haramın Rabbi,
8-Ey nur ve karanlığın Rabbi,
9-Ey tahiyyat ve selamın Rabbi,
10-Ey celal ve ikramin Rabbi,

28-
1-Ey desteği olmayanların desteği,
2-Ey dayanağı olmayanların dayanağı,
3-Ey övünülecek bir şeyi olmayanların övüncü,
4-Ey imdat'a koşacak kimsesi olmayanların imdadı,
5-Ey korunacak yeri olmayanların koruyucusu,
6-Ey iftihar edecek kimsesi olmayanların iftihari,
7-Ey izzeti olmayanların izzeti,
8-Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı,
9-Ey dostu olmayanların dostu,
10-Ey zenginliği olmayanların zenginliği,

29-
1-Ey varlığında başkasına muhtaç olmayan Kaim,
2-Ey varlığının sonu olmayan Daim,
3-Ey mahlukatına merhamet eden Rahim,
4-Ey mevcudatına hükmeden Hakim,
5-Ey her şeyi bilen Alim,
6-Ey yarattıklarını koruyan Asim,
7-Ey her şeyi adaletle taksim eden Kasım,
8-Ey ayıp ve kusur kendisine ariz olmayan Salim,
9-Ey istediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan Kabid,
10-Ey istediğinin maddi ve manevi rızkını genişleten Basit,

30-
1-Ey kendisine sığınmak isteyenleri koruyan,
2-Ey kendisinden merhamet isteyenlere merhamet eden,
3-Ey kendisinden yardım isteyenlere yardım eden,
4-Ey korunmak isteyenleri muhafaza eden,
5-Ey kendisinden ikram isteyenlere ikram eden,
6-Ey kendisinden irşad edilmeyi isteyenleri irşad eden,
7-Ey kendisinden inayet isteyenlere inayet eden,
8-Ey kendisinden imdat isteyenlere imdat eden,
9-Ey feryat edenlerin feryadına koşan,
10-Ey kendisinden mağfiret isteyenleri bağışlayan,

31-
1- Ey affı bol olan
2-Ey iyiliği büyük olan,
3-Ey hayıi çok olan
4-Ey fazlı kadim olan,
5-Ey sanatı güzel olan,
6-Ey lütfu daim olan,
7-Ey sıkıntıyı gideren,
8-Ey zararı kaldıran
9-Ey mülkün sahibi,
10-Ey hak ile hükmeden,

32-
1-Ey mağlup edilmeyen Aziz,
2-Ey kendisinden uzaklaşılmayan Latif,
3-Ey uyumayan gözetleyici,
4-Ey yok olmayan Mevcud,
5-Ey ölmeyen Hayy,
6-Ey yok olmayan Melik,
7-Ey fena bulmayan Baki,
8-Ey cehalet ariz olmayan Alim,
9-Ey taama muhtaç olmayan Samed,
10-Ey zaafa uğratılmayan Kavi,

33-
1-Ey isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan Vahid,
2-Ey istedigini bulan Vacid,
3-Ey her yerde hazir ve nazir olan Sahid,
4-Ey sonsuz şan ve yücelik sahibi Macid,
5-Ey bütün işlerini ezeli hikmetine göre neticeye ulaştıran Rasid,
6-Ey peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten Bais,
7-Ey bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi Varis,
8-Ey hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan Darr,
9-Ey hayır ve menfaatli şeyleri yaratan Nafi,
10-Ey kullarına hidayet veren Hadi,

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...


En son KadirHoca tarafından Paz Ağus. 23, 2009 9:01 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 7:15 am

34-
1-Ey bütün azimlerden daha Azim,
2-Ey bütün cömertlerden daha Kerim,
3-Ey bütün merhametlilerden daha Rahim,
4-Ey bütün hikmet sahiplerinden daha Hakim,
5-Ey bütün alimlerden daha Alim,
6-Ey bütün izzet sahiplerinden daha Aziz,
7-Ey bütün büyüklerden daha büyük,
8-Ey bütün yücelerden daha Celil,
9-Ey bütün izzet sahiplerinden daha Aziz,
10-Ey bütün lütuf sahiplerinden daha Latif,

35-
1-Ey ahdinde vefalı,
2-Ey vefasında kuvvetli,
3-Ey kuvvetinde yüce,
4-Ey yüceliğinde yakın,
5-Ey yakınlığında latif,
6-Ey lütfunda şerif,
7-Ey şerefinde aziz,
8-Ey izzetinde azim,
9-Ey azametinde mecid,
10-Ey yüceliginde Hamid,

36-
1-Ey her şeyin kendisine boyun egdiği,
2-Ey her şey kendisi için var olan,
3-Ey her şey kendisi için mevcut olan,
4-Ey her şeyin kendisine döndüğü,
5-Ey her şeyin kendisinden korktuğu,
6-Ey her şeyin kendisini tesbih ettiği,
7-Ey her şey onunla ayakta olan,
8-Ey her şeyin kendisine itaat ettiği,
9-Ey her şeyin kendisine yöneldiği,
10-Ey ona bakan yüzü müstesna her şeyin helak olduğu,

37-
1- Ey kullarına yeten Kafi,
2-Ey her türlü derde deva veren Safi,
3-Ey vaadinde duran Vafi,
4-Ey maddi ve manevi dertlere afiyet veren Muafi,
5-Ey her şeyiyle yüce olan Ali,
6-Ey kullarını iyiliğe ve Cennete davet eden Dai,
7-Ey iyi kullarından hoşnut olan Razi,
8-Ey hikmet ve adaletle hükmeden Kadi,
9-Ey varlığının sonu olmayan Baki,
10-Ey dilediğini doğru yola ulaştıran Hadi,

38-
1- Ey kendisinden başka kaçacak yer olmayan,
2-Ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan,
3-Ey kendisinden başka iltica edilecek yer olmayan,
4-Ey kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan,
5-Ey kendisinden başka maksud olmayan,
6-Ey kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan,
7-Ey kendisinden baskaşına rağbet edilmeyen,
8-Ey kendisinden başkasına ibadet edilmeyen,
9-Ey kendisinden başkasından yardım istenilmeyen,
10-Ey kendisinden başka güç ve kuvvet sahibi bulunmayan,

39-
1- Ey kendisine kaçılanların en hayırlısı,
2-Ey matlubların en hayırlısı,
3-Ey rağbet edilenlerin en hayırlısı,
4-Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı,
5-Ey maksud olanların en hayırlısı,
6-Ey zikredilenlerin en hayırlısı,
7-Ey şükredilenlerin en hayırlısı,
8-Ey sevilenlerin en hayırlısı,
9-Ey indirenlerin en hayırlısı,
10-Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı,

40-
1- Ey yaratıp düzene koyan,
2-Ey takdir edip hedefe götüren,
3-Ey belayı kaldıran,
4-Ey gizli yakarışı işiten,
5-Ey batmışı kurtaran,
6-Ey helak olana necat veren,
7-Ey hastaya şifa veren,
8-Ey öldüren ve dirilten,
9-Ey güldüren ve ağlatan,
10-Ey saptıran ve hidayete erdiren,

41-
1-Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gafir,
2-Ey ayıp ve kusurları örten Satir,
3-Ey düşmanlarını mağlup eden Kahir,
4-Ey her şeye gücü yeten Kadir,
5-Ey bütün mahlukatının hallerini gören Nazir,
6-Ey bütün mahlukatı yoktan var eden Fatir,
7-Ey kendisine yapılan ibadet ve şükürlere bol mükafat veren Sakir,
8-Ey kendisini zikredenleri yad eden Zakir,
9-Ey dostlarına yardim eden Nasir,
10-Ey dilediğini zorla yaptıran Cabir,

42-
1- Ey karada ve denizde yolu olan,
2-Ey dış alemde ayetlerı bulunan,
3-Ey ayetlerınde delili olan,
4-Ey ölümlerde kudreti tecelli eden,
5-Ey kabirlerde izzeti olan,
6-Ey Kıyamette saltanatı olan,
7-Ey hisapta heybeti olan,
8-Ey Mizanda hükmü olan,
9-Ey Cennette rahmeti olan,
10-Ey ateşte azabı olan,

43-
1- Ey korkanların kendisine kaçtığı,
2-Ey günahkarların kendisine sığındığı,
3-Ey tövbe edenlerin kendisine yöneldiği,
4-Ey asilerin kendisine iltica ettiği,
5-Ey zahidlerin kendisine rağbet ettiği,
6-Ey hatalılarin kendisinden ümit beslediği,
7-Ey kendisini arzulayanların onunla ünsiyet bulduğu,
8-Ey iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği,
9-Ey tevekkül edenlerin kendisine güvendiği,
10-Ey kuvvetler iman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu,

44-
1- Ey bütün yakınlardan daha yakın,
2-Ey bütün sevilenlerden daha sevgili,
3-Ey bütün büyüklerden daha büyük,
4-Ey bütün izzet sahiplerinden daha aziz,
5-Ey bütün kuvvetlilerden daha kavi,
6-Ey bütün zenginlerden daha zengin,
7-Ey bütün cömertlerden daha cömert,
8-Ey bütün şefkatlilerden daha Rauf,
9-Ey bütün merhametlilerden daha Rahim,
10-Ey bütün yücelerden daha yüce,

45-
1-Ey her şeye her şeyden daha yakın olar Karib,
2-Ey bütün mahlukatını gözetleyen Rakib,
3-Ey müminlerin sevgilisi olan Habib,
4-Ey kullarının dualarına cevap veren Mucib,
5-Ey kullarının bütün fiillerinin hesabını gören Hasib,
6-Ey bütün dertlere deva veren Tabib,
7-Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basir,
8-Ey her şeyden haberdar olan Habir,
9-Ey her şeyi nuruyla aydınlatan Münir,
10-Ey kullarına gerekli her şeyi açıklayan Mübin,

46-
1- Ey mağlup olmayan Galib,
2-Ey yaratılmış olmayan Sanatkar,
3-Ey mahluk olmayan Yaratıcı,
4-Ey sahip olunamayan Mülk Sahibi,
5-Ey kendisine üstün gelinemeyen Kahir,
6-Ey yükseltilmekten münezzeh Yükseltici,
7-Ey korunmayan Koruyucu,
8-Ey yardın edilmeyen Yardın Edici,
9-Ey gaib olmayan Şahid,
10-Ey uzak olmayan yakın,

47-
1-Ey nurların nuru,
2-Ey nurları nurlandıran,
3-Ey nurlara suret ve şekil veren,
4-Ey nurları yaratan,
5-Ey nurları takdir eden,
6-Ey nurları idare eden,
7-Ey bütün nurlardan evvel olan Nur,
8-Ey bütün nurlardan sonra da var olan nur,
9-Ey bütün nurların üstünde olan nur,
10-Ey hiçbir nurun kendisine benzemediği nur,

48-
1 Ey bağış ve ihsani şerefli olan,
2-Ey fiili latif olan,
3-Ey lütfu daim olan,
4-Ey ihsani kadim olan,
5-Ey sözü hak olan,
6-Ey vaadi doğru olan,
7-Ey affı fazla olan,
8-Ey azabı adalet olan,
9-Ey zikri tatlı olan,
10-Ey dostluğu lezzetli olan,

49-
1 Ey kullarına nimet ihsan eden Münevvil,
2-Ey bütün müşkilleri halleden ve hak ile batılın arasını ayıran Mufassil,
3-Ey istediğini istediği şekilde değiştiren Mübeddil,
4-Ey zorlukları kolaylaştıran Müsehhil,
5-Ey istediğini zelil kılan ve mahlukatına boyun eğdiren Müzellil,
6-Ey kitaplar ve bereketler indiren dilediğinin rütbesini alçaltan Münezzil,
7-Ey kainatta bütün işleri döndüren ve kullarını halden hale sevkeden Mühavvil,
8-Ey her şeyi münasip şekilde güzelleştiren Mücemmil,
9-Ey her şeyi kemale erdiren Mükemmil,
10-Ey istediğini istediğine üstün Müfatti,

50-
1-Ey her şeyi gören fakat kendisi görülmeyen,
2-Ey her şeyi yaratan fakat kendisi yaratılmayan,
3-Ey her şeye yol gösteren fakat kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan,
4-Ey hayat veren fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan,
5-Ey her şeyi doyuran fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan,
6-Ey her şeyi koruyan fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan,
7-Ey her şey hakkında karar veren fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen,
8-Ey hüküm veren fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen,
9-Ey doğurmayan ve doğmayan,
10-Ey hiçbir sey kendisine denk olmayan,

51-
1- Ey en güzel Sevgili,
2-Ey en güzel Tabib,
3-Ey en güzel Hesap Gören,
4-Ey en güzel Yakin,
5-Ey en güzel Gözetleyici,
6-Ey en güzel Cevap veren,
7-Ey en güzel Dost,
8-Ey en güzel Vekil,
9-Ey en güzel Efendi,
10-Ey en güzel yardımcı,

52-
1-Ey kendisini tanıyanların sevinci,
2-Ey kendisini arzulayanların dostu,
3-Ey kendisine müstak olanların imdadına koşan,
4-Ey tövbekarların sevgilisi,
5-Ey ihtiyaç sahiplerine rızık veren,
6-Ey günahkarların ümidi,
7-Ey sıkıntıda olanların ferahlatıcısı,
8-Ey gamlılara nefes aldıran,
9-Ey mahzunlara kurtuluş yolu gösteren,
10-Ey evvel ve ahirlerin ilahi,

53-
1-Ey Cennet ve Cehennemin Rabbi,
2-Peygamberlerin ve hayırlıların Rabbi
3-Ey Sıddıkların ve iyilerin Rabbi,
4-Ey küçüklerin ve büyüklerin Rabbi,
5-Ey danelerin ve meyvelerin Rabbi,
6-Ey nehirlerin ve ağaçların Rabbi,
7-Ey sahraların ve çöllerin Rabbi,
8-Ey kölelerin ve hürlerin Rabbi,
9-Ey açığa çıkan ve gizlemelerin Rabbi,
10-Ey gece ve gündüzün Rabbi,

54-
1- Ey ilmi her şeye ulasan,
2-Ey basarı her şeye nüfus eden,
3-Ey kudreti her şeye bali olan,
4-Ey nimetleri sayılamayan,
5-Ey mahlukatın gerçek şükrüne erişemediği,
6-Ey zihinlerin yüceliğini idrak edemediği,
7-Ey hayallerin hakikatına erişemediği,
8-Ey azamet ve kibriya örtüsü olan,
9-Ey heybet ve saltanat güzelliği olan,
10-Ey bekası izzetle izzetlenen,

55-

1-Ey en yüce misaller kendisine ait olan,
2-Ey en yüce sıfatlar kendisine ait olan,
3-Ey ahiret ve dünya kendisine ait olan,
4-Ey cennetül me’vanın sahibi,
5-Ey cehennem ve ateşin sahibi,
6-Ey en büyük ayetler sahibi,
7-Ey en güzel isimler sahibi,
8-Ey hüküm ve kaza sahibi,
9-Ey yüce göklerin sahibi,
10-Ey arş ve yerin sahibi,

56-
1- Ey kullarını çok çok affeden Afüvv,
2-Ey kullarının günahlarını bağışlayan Gafur,
3-Ey itaatkar kullarını çok seven Vedud,
4-Ey rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan Sekür,
5-Ey asileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden Sabür,
6-Ey kullarına çok şefkat edip esirgeyen Rauf,
7-Ey kullarına karşı pek merhametli olan Atüf,
8-Ey bütün mahlukatın maddi ve manevi kirlerden arındıran Kuddüs,
9-Ey gerçek hayat sahibi olan Hayy,
10-Ey gökleri yeri ve bütün mahlukatı yerinde tutan Kayyum,

57-
1-Ey semada azameti görülen,
2-Ey yerde ayetleri tecelli eden,
3-Ey her şeyde delilleri bulunan,
4-Ey denizde acayip sanatları bulunan,
5-Ey mahlukatı ilk defa yaratıp öldükten sonra tekrar dirilten,
6-Ey dağlarda hazineleri bulunan,
7-Ey yarattığı her şeyi en güzel yapan,
8-Ey bütün işler kendisine dönen,
9-Ey her şeyde lütfu açıkca görünen,
10-Ey mahlukatına kudretini tanıtan,

58-
1-Ey sevgilisi olmayanların sevgilisi,
2-Ey tabibi olmayanların tabibi,
3-Ey isteklerini dinleyip cevap verecek kimsesi olmayanların nasibi,
4-Ey sefkat edecek kimsesi olmayanların şefkat edicisi,
5-Ey arkadaşı olmayanların arkadaşı,
6-Ey şefkat edecek kimsesi olmayanların şefiği,
7-Ey imdadına koşacak kimsesi olmayanların imdad edicisi,
8-Ey yol gösterecek kimsesi olmayanların yol göstericisi,
9-Ey rehberi olmayanların rehberi,
10-Ey merhamet edecek kimsesi olmayanların merhamet edicisi,

59-
1-Ey kendisine her şeye bedel yeter görenlerin kafisi,
2-Ey kendisinden hidayet isteyenlerin hidayet edicisi,
3-Ey gizlenecek yer arayanların üstünü örten,
4-Ey kendisini çağıranları cennetine davet eden,
5-Ey kendisinden şifa isteyenlere şifa veren,
6-Ey kendisine hükmetmesini isteyenler hakkında hükmeden,
7-Ey maddi ve manevi zenginlik isteyenleri zenginleştiren,
8-Ey kendisinden her ihtiyacını yerine getirilmesini isteyenlerin ihtiyaçlarına yeterli cevap veren,
9-Ey kuvvet ve güç isteyenlere kafi kuvvet veren,
10-Ey kendisinden dostluk ve sahiplik isteyenlerin dost ve sahibi,

60-
1-Ey her şeyden önce olan evvel,
2-Ey her şeyden sonra olan Ahir,
3-Ey varlığı apaçık görünen Zahir
4-Ey her şeyin içyüzünden haberdar olan Batın,
5-Ey her şeyi yoktan yaratan Halik,
6-Ey her şeyi münasip bir sekilde riziklandiran Razik,
7-Ey her işi doğru olan ve sözünü yerine getiren Sadik,
8-Ey varlığı her şeyden önce olan Sabik,
9-Ey her şeyi mukadder hedefine sevk eden Saik,
10-Ey tohum ve çekirdekleri yarıp sünbüllendiren Falik,




61-
1-Ey gece ve gündüzü peş peşe değiştiren,
2-Ey karanlıkları ve nuru yaratan,
3-Ey gölgeleri ve harareti meydana getiren,
4-Ey günes ve ay'a boyun eğdiren,
5-Ey ölümü ve hayatı yaratan,
6-Ey yaratmak ve emretmek kendisine ait olan,
7-Ey eş ve evlat edinmeyen,
8-Ey mülkünde hiçbir şeriki olmayan,
9-Ey zilletten münezzeh olduğu için dosta ihtiyacı olmayan,
10-Ey havi kuvvet kendisine ait olan,



62-
1-Ey kendisini arzulayanların muradını bilen,
2-Ey kendisinden dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahip olan,
3-Ey üzüntüsünden kendinden geçenlerın inlemelerini işiten,
4-Ey kendisinden korkarak ağlayanların ağlayışını gören,
5-Ey suskunların içinden geçenleri bilen,
6-Ey günahlarından pişmanlik duyanların nedametini gören,
7-Ey tövbekarların özürünü kabul eden,
8-Ey fesatçılarin işini düzeltmeyen,
9-Ey iyilik yapanların mükafatını zayi etmeyen,
10-Ey kendisini tanıyanların kalplerinden uzaklaşmayan



63-
1-Ey bekası daim olan,
2-Ey hataları bağışlayan,
3-Ey duaları işiten,
4-Ey ihsanı geniş olan,
5-Ey gökleri yükselten,
6-Ey belaları defeden,
7-Ey medh ü şenasi büyük olan,
8-Ey varlığının parıltısı kadim olan,
9-Ey vefası çok olan,
10-Ey mükafati şerefli olan,



64-
1-Ey çok affeden Gaffar,
2-Ey bütün ayıpları örten Settar,
3-Ey her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden Kahhar,
4-Ey istediğini zorla yaptıran Cebbar,
5-Ey çok sabreden ve kullarına sabır gücü veren Sabbar,
6-Ey bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran Rezzak,
7-Ey her şeyi hikmetle açan Fettah,
8-Ey her şeyi çok iyi bilen Ahham,
9-Ey bol bol hediyeler veren Vehhab,
10-Ey bütün tevbeleri kabul eden Tevvab,


65-
1-Ey beni yaratıp azalarımı düzene koyan,
2-Ey bana rızk veren ve terbiye eden,
3-Ey beni yedirip içiren,
4-Ey beni kendisine yaklaştırıp yakın kılan,
5-Ey beni günah tehlikelerinden koruyup bana kafi gelen,
6-Ey beni muhafaza edip ayıplarımı örten,
7-Ey bana tevfik edip hidayet eden,
8-Ey beni aziz kılıp ihtiyaçlarımı gideren,
9-Ey beni öldürüp dirilten,
10-Ey bana ünsiyet verip rızıklandıran,


66-
1-Ey kelimeleriyle hakkın hak oldugunu gösteren,
2-Ey hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan,
3-Ey kazasını geri çevirecek kimse olmayan,
4-Ey kişiye kalbinden daha yakın olan,
5-Ey kullarından tevbeyi kabul eden,
6-Ey izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen,
7-Ey bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan,
8-Ey yolundan sapanların en iyi bilen,
9-Ey gök gürültüsünün hamdederek, meleklerin de korkusuyla kendisini tesbih ettiği,
10-Ey rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci gönderen,




arapça metinler için kaynak

http://www.tevbe.org/forum/dua-bolumu/176-cevsen-nedir.html

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...


En son KadirHoca tarafından Paz Ağus. 23, 2009 9:48 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 7:16 am

67-
1-Ey yeri beşik yapan,
2-Ey dağları direk yapan,
3-Ey güneşi kandil kılan,
4-Ey ay'ı nur kılan,
5-Ey geceyi örtü yapan,
6-Ey gündüzü maişet zamanı yapan,
7-Ey uykuyu huzur ve sükun vasıtası kılan,
8-Ey semayı bına kılan,
9-Ey eşyayı çift çift yaratan,
10-Ey ateşi gözcü kılan,



68-

1-Ey gerçek şefaat sahibi Sefi,
2-Ey gizli açık her sesi işiten Semi,
3-Ey istediğini yükselten Rafi,
4-Ey istediğini engelleyen Meni,
5-Ey kainatı en güzel bir şekilde yoktan yaratan Bedi,
6-Ey hesabı en süratli bir şekilde gören Seri,
7-Ey sevdiklerini Cennet ve çeşitli mükafatlarla müjdeleyen Besir,
8-Ey kullarını itaate sevk etmek için azabıyla korkutan Nezir,
9-Ey sonsuz kudret sahibi olan Kadir,
10-Ey her şeye gücü yeten Muktedir.



69-
1-Ey bütün dirilerden önce var olan gerçek hayat sahibi,
2-Ey bütün dirilerden sonra baki kalacak gerçek hayat sahibi,
3-Ey hiçbir şeyin kendisine benzemediği gerçek hayat sahibi,
4-Ey hiçbir dirinin misli gibi olmadığı gerçek hayat sahibi,
5-Ey hiçbir dirinin kendisine ortak olmadığı gerçek hayat sahibi,
6-Ey hiçbir diriye muhtaç olmayan gerçek hayat sahibi,
7-Ey bütün dirileri öldüren gerçek hayat sahibi,
8-Ey bütün dirileri rızıklandıran gerçek hayat sahibi,
9-Ey ölüleri dirilten gerçek hayat sahibi,
10-Ey hiç ölmeyecek olan gerçek hayat sahibi



70-
1- Ey unutulmayan ve unutturulmayan zikrin sahibi,
2-Ey söndürülemeyen nurun sahibi,
3-Ey hadd ü hesaba gelmeyen medh ü sena sahibi
4-Ey hiçbir şekilde değiştirilemeyen vasıflar sahibi,
5-Ey sayılamayan nimetler sahibi,
6-Ey zeval bulmayan saltanat sahibi,
7-Ey gerçek keyfiyeti anlaşılamayan celal sahibi,
8-Ey reddedilemeyen hüküm sahibi,
9-Ey tebdil edilemeyen sıfatlar sahibi,
10-Ey tam idrak edilemeyen kemal sahibi.



71-
1-Ey alemlerin Rabbi,
2-Ey amellerin karşılıklarının verildiği kıyamet gününün sahibi,
3-Ey sabredenleri seven,
4-Ey tevbe edenleri seven,
5-Ey maddi ve manevi kirlerden temizlenenleri seven,
6-Ey Allah i görür gibi ibadet edenleri ve iyilik yapanları seven,
7-Ey yardım edenlerin en hayırlısı,
8-Ey müşkil meseleleri halledip hükme bağlayanların en hayırlısı,
9-Ey iyi mallara bol karşılık verenlerin en hayırlısı,
10-Ey ifsat edenleri en iyi bilen,




72-
1-Ey mahlukati örneksiz ve yoktan yaratan Mübdi,
2-Ey mahlukati öldükten sonra yeniden dirilten Muid,
3-Ey herseyi muhafaza eden Hafiz,
4-Ey herseyi ilim ve kudretiyle kusatan Muhit,
5-Ey hamd ve senaya en çok layik olan ve çok övülen Hamid,
6-Ey azamet, seref ve hakimiyeti sonsuz Mecid,
7-Ey her türlü mahlukata münasip rizik veren Mukit,
8-Ey darda kalan çaresizlerin imdadina kosan Mugis,
9-Ey istedigine izzet veren ve sereflendiren Muizz,
10-Ey istedigini zelil kilan Müzill,



73-
1-Ey ziddi olmayan Ehad,
2-Ey dengi bulunmayan Ferd,
3-Ey kusur ve ihtiyaçtan münezzeh olan Samed,
4-Ey çifti bulunmayan Vitr,
5-Ey veziri bulunmayan Rab,
6-Ey fakirligi bulunmayan Gani,
7-Ey azledilemeyen Sultan,
8-Ey aczden münezzeh olan Melik,
9-Ey benzeri olmayan Mevcud,

74-
1-Ey zikri kendisine zikredenlere büyük seref olan,
2-Ey sükrü kendisine sükredenlere büyük kurtulus olan,
3-Ey hamdi kendisine övenlere büyük iftihar vesilesi olan,
4-Ey taati, kendisine itaat edenlere necat olan,
5-Ey kapisi kendisini arayanlara açik olan,
6-Ey yolu müminlere zahir ve belli olan,
7-Ey ayetleri bakanlar için kesin delil olan,
8-Ey kitabi kuvvetli Iman sahipleri için ögüt olan,
9-Ey affi günahkarlar için siginak olan,
10-Ey rahmeti Muhsinler için yakin olan,

75-
1-Ey ismi yüce ve mübarek olan,
2-Ey san ve makami yüksek olan,
3-Ey sena ve övgüsü büyük olan,
4-Ey kendisinden baska ilah olmayan,
5-Ey isimleri mukaddes olan,
6-Ey bekasi devam eden,
7-Ey azameti, baha ve kadri olan,
8-Ey büyüklük perdesi olan,
9-Ey gizli nimetleri grup grup bile sayilamayan,
10-Ey ihsan ve nimeti hesap ve sayiya gelmeyen,

76-
1-Ey kullarina yardim eden Muin,
2-Ey açiklanmasi gereken herseyi beyan eden Mübin,
3-Ey kullarina emniyet ve huzur veren Emin,
4-Ey saltanati muhkem, nüfuz ve iktidar sahibi Mekin,
5-Ey hiçbir sey hükmünü sarsmayan ve kendisine güvenilen Metin,
6-Ey azap ve ikabi siddetli olan Sedid,
7-Ey kullarinin her yaptigini gören Sehid,
8-Ey bütün islerini ezeli takdirine göre en güzel bir sekilde neticeye ulastiran Rasid,
9-Ey en çok övülen ve en çok övgüye layik olan Hamid,
10-Ey sonsuz seref sahibi Mecid,

77-
1-Ey yüce arsin sahibi,
2-Ey dos dogru sözün sahibi,
3-Ey yerli yerince yapilan fazl-ü kerem sahibi,
4-Ey kis kivrak yakalayan siddetli azap sahibi,
5-Ey vaad ve tehdit sahibi,
6-Ey uzak olmayan yakin,
7-Ey en fazla övgüye layik olan dost,
8-Ey herseyi mühadesi altinda tutan,
9-Ey kullarina hiçbir sekilde zulmedici olmayan,
10-Ey kuluna sah damarindan daha yakin olan,

78-
1-Ey hiçbir ortak ve veziri olmayan,
2-Ey hiçbir benzeri ve dengi olmayan,
3-Ey günes ve nurlu ayin yar
4-Ey siddetli sikintiya düsmüs fakirleri zenginlestiren,
5-Ey küçük yavrulara rizik veren,
6-Ey düskün ihtiyarlara merhamet eden,
7-Ey korku için kurtulus isteyenlerin siginagi,
8-Ey kullarinin her halini gören,
9-Ey kullarinin ihtiyaçlarindan haberdar olan,
10-Ey herseye gücü yeten,




79-
1-Ey cömertlik ve nimetler sahibi,
2-Ey fazl ve kerem sahibi,
3-Ey siddetli bela ve çetin azaplar sahibi,
4-Ey Levh-i Mahfuz ve Kalemi yaratan,
5-Ey zerreyi, hos rüzgarlari ve nefesleri yaratan,
6-Ey bütün kullarina ilhamda bulunan,
7-Ey zarar ve elemi gideren,
8-Ey gizli sir ve kaygilari bilen,
9-Ey Kabe-i Muazzama ve Harem-i Serifin sahibi,
10-Ey esyayi yoktan yaratan,



80-
1-Ey gerçek adalet sahibi Adil,
2-Ey rizasi için yapilan isleri kabul eden Kabil,
3-Ey herseyden üstün ve yüce olan Fadil,
4-Ey her isin hakiki yapicisi olan Fail,
5-Ey yaratiklarin her isini üzerine alan Kafil,
6-Ey herseyi meydana getiren Cail,
7-Ey her bakimdan eksiksiz olan Kamil,
8-Ey mahlukati yokluk karanliklarindan varlik nuruna çikaran Fatir,
9-Ey kullari için hayir murad eden ve onlari dergahina çagiran Talib,
10-Ey kullarini, rizasina ermek ve cemalini görmek için can attigi Matlub,



81-
1-Ey güç ve havliyle nimet veren,
2-Ey genis ve bol imkanlariyla ikram eden,
3-Ey tekrar tekrar lütufta bulunan,
4-Ey kudretiyle her yerde izzetini gösteren,
5-Ey herseyi hikmetiyle ölçüp biçen,
6-Ey tedbiriyle hükmeden,
7-Ey ilmiyle herseyi idare eden,
8-Ey hilim ve yumusakligiyla kullarini cezalandirmaktan vazgeçen,
9-Ey yüceligiyle beraber kullarina yakin olan,
10-Ey yakinliginda yüceligi tezahür eden,



82-
1-Ey diledigini yaratan,
2-Ey diledigini yapan,
3-Ey diledigine hidayet eden,
4-Ey diledigini saptiran,
5-Ey diledigini bagislayan,
6-Ey diledigine azap eden,
7-Ey dilediginin tevbesini kabul eden,
8-Ey anne rahimlerindeki yavrulari diledigi gibi sekillendiren,
9-Ey yaratiklarinda diledigi seyi ziyade kilan,
10-Ey rahmetini diledigine tahsis eden,

83-
1-Ey hiçbir es ve evlat edinmeyen,
2-Ey kimseyi hükmüne ortak kilmayan,
3-Ey herseye bir plan ve miktar tayin eden,
4-Ey sefkat ve merhameti zeval bulmayip devam eden,
5-Ey melekleri elçi kilan,
6-Ey semada burçlar meydana getiren,
7-Ey yeryüzünü kararli ve barinmaya müsait kilan,
8-Ey insani bir damla sudan yaratan,
9-Ey herseyi sayarak hesabini yapan,
10-Ey herseyi ilmiyle kusatan,


84-
1-Ey esi ve benzeri olmayan Ferd,
2-Ey zat, sifat ve fiilerinde çifti olmayan Vitr,
3-Ey herbir seyde birligini gösteren Ehad,
4-Ey hiçbir seye muhtaç olmayan ve herseyin kendisine muhtaç oldugunu Samed,
5-Ey san, seref ve yüceligi en büyük olan Emced,
6-Ey izzet ve galibiyeti mukayeseye gelmeyen Eazz,
7-Ey sonsuz azamet ve celal sahibi Ecell,
8-Ey bütün gerçeklerden daha gerçek ve ibadete en çok layik olan Ehakk,
9-Ey herkesten fazla isilik yapan Eberr,
10-Ey varliginin sonu olmayan Ebed,

85-
1-Ey kendisini tanimak isteyenlerin marufu,
2-Ey kendisine ibadet edenlerin mabudu,
3-Ey kendisine sükredenlerin meskuru,
4-Ey Kendisini zikredenlerin mezkuru,
5-Ey Kendisini övenlerin mahmudu,
6-Ey Kendisini arayanlar için mevcut olan,
7-Ey Kendisini bir taniyanlarin mevsufu,
8-Ey Kendisini sevenlerin sevgilisi,
9-Ey Kendisini arzulayanlarin mergubu,
10-Ey dergahina dönenlerin maksudu,

86-
1-Ey saltanatindan baska gerçek saltanat olmayan,
2-Ey kullarin senasini saymakla bitiremedigi,
3-Ey mahlukatin celalini vasfedemedigi,
4-Ey gözlerin kemalini idrak ve ihata edemedigi,
5-Ey zekalarin, sifatlarina ulasmaktan aciz kaldigi,
6-Ey fikirlerin kibriyasinin hakikatine ulasamadigi,
7-Ey insanlarin, sifatlarini güzelce tavsif edemedigi,
8-Ey kullarin, hükmünü geri çevrimedigi,
9-Ey herseyde kendisini tanitan deliller açikça görülen,

87-
1-Ey günahlari için ve kendisine olan ask ve muhabbetten dolayi aglayanlarin sevgilisi,
2-Ey kendisine tevekkül edenlerin dayanagi,
3-Ey hak yoldan sapanlari hidayete erdiren,
4-Ey mü `minlerin dost ve sahibi,
5-Ey kendisini zikredenlerin can yoldasi,
6-Ey bütün güçlülerden daha güçlü,
7-Ey bütün bakanlardan daha iyi gören,
8-Ey bütün ilim sahiplerinden daha alim,
9-Ey kederli biçarelerin kaçip sigindigi,
10-Ey bütün yardim edenlerden daha çok yardim eden,.

88-
1-Ey gerçek ikram sahibi Mükrim,
2-Ey diledigini büyüten v eserleriyle büyüklügünü gösteren Muazzim,
3-Ey mahlukatini çesit çesit nimetlere gark eden Müna im,
4-Ey mahlukatina lazim olan herseyi veren Muti,
5-Ey mahlukatinin ihtiyacini giderip zengin kilan Mugni,
6-Ey canlilara hayat veren Muhyi,
7-Ey mahlukati maddesiz ve örneksiz ilk defa yaratan Mübdi,
8-Ey mahlukatini nimetleriyle hosnut kilan Murzi,
9-Ey mahlukati her türlü tehlikeden kurtaran Münci,
10-Ey bol bol iyilikte bulunan Muhsin,



89-
1-Ey her seye kafi,
2-Ey herseyi idare eden kaim,
3-Ey hiçbirsey kendisine benzemeyen,
4-Ey mülkünde, iradesi disinda hiçbir sey artmayan,
5-Ey hazinelerinden hiçbir sey eksik olmayan,
6-Ey hiçbir sey Kendisine gizli bulunmayan,
7-Ey misli ve benzeri hiçbir sey bulunmayan,
8-Ey her seyin anahtari elinde olan,
9-Ey rahmeti herseyi kusatan,
10-Ey her sey fani oldugu halde kendisi baki kalan,



90-
1-Ey gaybi kendisinden baska kimse bilemeyen,
2-Ey kullarindan kötülügü kendisinden baska kimse defedemeyen,
3-Ey isleri Kendisinden baska kimse idare edemeyen,
4-Ey günahlari Kendisinden baska kimse magfiret edemeyen,
5-Ey kalbleri Kendisinden baskasi degistiremeyen,
6-Ey mahlukati kendisinden baskasi yaratamayan,
7-Ey nimetleri Kendisinden baskasi tamamlayamayan,
8-Ey yagmuru Kendisinden baskasi yagdiramayan,
9-Ey ölüleri Kendisinden baskasi diriltemeyen,
10-Ey kullarini Kendisinden baskasi gerçek zengin kilamayan,



91-
1-Ey belalari kaldiran ve güzellikleri açiga çikaran Kasif,
2-Ey keder ve tasadan kurtarip ferahlatan Faric,
3-Ey her mevcuda münasip bir suret açan ve fetihler müyesser kilan Fatih,
4-Ey kullarina yardim eden Nasir,
5-Ey yaratiklarin her türlü ihtiyacini üzerine alan Damin,
6-Ey her seye fitratinin gayesini emreden amir,
7-Ey her türlü kötülükten sakindiran Nahi,
8-Ey kullarinin ümidi olan Reca,
9-Ey kullarinin ümid besledigi Mürteca,
10-Ey kendisine büyük ümitler beslenen Azimü`r Reca


92-
1-Ey zayiflarin yardimcisi,
2-Ey fakirlerin hazinesi,
3-Ey gariplerin sahibi,
4-Ey dostlarin yardimcisi,
5-Ey düsmanlarin kahredicisi,
6-Ey gökleri yükselten,
7-Ey belalari kaldiran,
8-Ey dostlarin can yoldasi,
9-Ey takva sahiplerinin sevgilisi,
10-Ey zenginlerin ma`budu,



93-
1-Ey her seyin evveli ve ahiri,
2-Ey her seyin ilahi ve sanatkari,
3-Ey her seyin raziki ve haliki,
4-Ey her seyin yaraticisi ve sultani,
5-Ey herseyi daraltan ve genisleten,
6-Ey herseyi ilk defa yaratan ve öldükten sonra tekrar iade eden,
7-Ey her seye gerekli sebepleri yaratan ve bir ölçü takdir eden,
8-Ey herseyi terbiye ve idare eden,
9-Ey herseyi döndüren ve degistiren,
10-Ey herseyi dirilten ve öldüren,


94-
1-Ey yad edenlerin ve yad edilenlerin en hayirlisi,
2-Ey sükrü kabul edenlerin ve sükredilenlerin en hayirlisi,
3-Ey övenlerin ve övülenlerin en hayirlisi,
4-Ey görenlerin ve görülenlerin en hayirlisi,
5-Ey çagiranlarin ve çagrilanlarin en hayirlisi,
6-Ey cevap verenlerin ve cevap verilenlerin en hayirlisi,
7-Ey ünsiyet verenlerin ve Kendisiyle ünsiyet edilenlerin en hayirlisi,
8-Ey bütün dostlarin ve meclis arkadaslarinin en hayirlisi,
9-Ey bütün maksud ve matlublarin en hayirlisi,
10-Ey sevenlerin ve sevilenlerin en hayirlisi,



95-
1-Ey kendisini çagiranlara cevap veren,
2-Ey kendisine itaat edenleri seven,
3-Ey kendisini sevenlere yakin olan,
4-Ey kendisini arzulayanlari çok iyi bilen,
5-Ey kendisine ümit besleyenlere iyilik eden,
6-Ey kendisine isyan edenlere yumusak davranip hemen cezalandirmayan,
7-Ey yumusakliginda hikmetli davranan,
8-Ey hükmünde büyük olan,
9-Ey azametinde merhametli olan,
10-Ey ihsaninda kadim olan,



96-
1-Ey sebepleri takdir eden Müsebbib,
2-itaatkar kullarini kendisine yaklastiran Mukarrib,
3-Ey esyayi hikmetle pes pese getiren Muakkib,
4-Ey kullarinin kalblerini halden hale degistiren mukallib,
5-Ey her seye bir miktar tespit eden Mukaddir.
6-Ey herseyi düzene koyan Mürettib,
7-Ey kullarini iyilige tesvik eden Muraggib.
8-Ey kullarina ögüt veren Müzekkir,
9-Ey mahlukati var eden Mükevvin,
10-Ey sonsuz büyüklük ve azamet sahibi Mütekebbir.



En son KadirHoca tarafından Paz Ağus. 23, 2009 9:39 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 7:17 am

97-
1-Ey bir isitme, kendisini diger bir isitmeden ali koymayan,
2-Ey kendisi için bir is diger bir ise mani olmayan,
3-Ey bir söz, kendisini diger bir sözden oyalamayan,
4-Ey kullarinin bir istegi digerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen,
5-Ey israrla istekte bulunanlarin israri kendisini usandirmayan,
6-Ey müminlerin kalplerini islamla genisleten,
7-Ey zikriyle mütevazi ve husu sahiplerinin kalplerini hos eden,
8-Ey kendisine istiyak duyanlarin kalblerinden kaybolmayan,
9-Ey kendisini arzulayanlarin son arzusu,
10-Ey alemde hiçbir sey kendisine gizli olmayan



98-
1-Ey herseyi var olmadan bilen,
2-Ey vaadi dogru olan,
3-Ey lütfu açik olan,
4-Ey emri üstün ve galip olan,
5-Ey kitabi saglan olan,
6-Ey kaza ve hükmü var olan,
7-Ey Kur`ani yüce olan,
8-Ey saltanati kadim olan,
9-Ey fazl ü keremi daim olan,
10-Ey Arsi büyük olan,



99-
1-Ey rablik iddia edenlerin ve bütün terbiyecilerin Rabbi,
2-Ey bütün kapilari açan,
3-Ey sebepler tasarrufunda bulunan,
4-Ey sevaplari veren,
5-Ey dogrulari ilham eden,
6-Ey bulutlari yoktan yaratan,
7-Ey azab ve ikabi siddetli olan,
8-Ey hesabi sür’atli gören,
9-Ey dönüs kendisine olan,
10-Ey bagislayan ve tövbeleri kabul eden,



100-
1-Ey Rabbimiz,
2-Ey Ilahimiz,
3-Ey Seyyidimiz,
4-Ey Mevla’miz,
5-Ey Yardimcimiz,
6-Ey Koruyucumuz,
7-Ey Kadirimiz,
8-Ey Razikimiz,
9-Ey Delilimiz,
10-Ey Meded karimiz,

Sen bütün kusur ve noksan sifatlardan münezzehsin, Senden baska Ilah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.






Cevşen Nedir?

Cevşen, Farsça kökenli bir kelime olup, "bir tür zırh, savaş elbisesi" manasına gelmektedir. Terim manası Şii kaynaklarında Ehl-i Beyt tarikiyle Hz. Peygambere isnat edilip, Cevşen-i Kebir ve Cevşen-i Sagir olarak bilinen, metinleri birbirinden farklı iki duâyı ifade eder. Ancak Cevşen-i Kebir daha meşhurdur ve "Cevşen" denilince ilk akla gelen Cevşen-i Kebir'dir. Cevşen-i Kebir Musa el-Kazım-Cafer es-Sadık-Muhammed el-Bakır-Zeynelabidin-Hz. Hüseyin ve Hz. Ali tarikiyle Hz. Peygamber'e isnat edilir.

Cevşenü'l-Kebir ismindeki duâ Peygamber Efendimize, Uhud Harbi esnasında Cebrail (a.s) tarafından getirilmiştir. Cebrail Hz. Muhammed'e (s.a.v.): "Üzerindeki zırhı çıkar ve bu duâyı oku. Bu duâyı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük tesiri vardır." demiştir. Peygamber Efendimiz duânın tesirinin sadece kendine mi mahsus, yoksa ümmete de şamil mi olduğunu sorunca, Cebrail (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Ya Resulullah, bu duâ Cenab-ı Allah'ın sana ve ümmetine bir hediyesidir. Bunun sevabını Allah'tan başka kimse takdir edemez." (Ahmed Ziyaeddin Efendi, Mecmuatü'l Ahzab, İstanbul 1298 R, s. 231-261.)

Cevşen-i Kebir duâsı 100 bölümden oluşur. Her bölümde Allah'ın isim ve sıfatlarıyla tavsif edildiği 10 parça bulunur. Her bölümün sonunda Allah'ın aczden ve şerikten münezzeh olduğunu ifade eden ve cehennem ateşinden Allah'a sığınılan duâ yer alır (Sen bütün kusurlardan, aczden ve şerikten mukaddessin. Senden başka ilah yok ki, bize meded etsin. Aman diliyoruz. Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!). duânın geneline bakıldığında Allah'ın isim ve sıfatlarının sıkça tekrarlandığı ve Rabb'e onun isimleriyle yönelindiği görülür. İstiaze, yani ateşten ve azaptan Allah'a sığınma da Cevşen'de önemli yer tutar.

Cevşen Duâdır

Kelime manası zırh olan Cevşen, her şeyden önce bir duâdır. Bu duâ Hz. Peygamberden günümüze kadar ulaşmıştır. Bu özelliği ona, özel bir anlam katar: duâ-i Nebevi. Cevşen'in hangi amaç ve maksatla okunması gerektiği hakkında bazı tespitler yapabilmek için, öncelikle duânın ne manaya geldiği, insanın niçin duâya ihtiyacı olduğu ve insana, "duânız olmasaydı ne ehemmiyetiniz vardı" (Furkan Suresi; 77.) denilmesindeki sırrı belirlemek gerekmektedir. Ayrıca bu duânın sahibi olan Resul-i Ekrem'in (asm.) ubudiyet yönü hakkında bazı noktaların aydınlatılması gerekmektedir. Zira Cevşen, münacaat olması dolayısıyla Resulullah'ın ubudiyet yönüyle daha ziyade alakadardır.

Duâyı nedense hep arzu ve isteklerimizin yerine gelmesi için bir "araç" olarak görürüz. Bu kısır bakış açısı Said Nursi'nin "ubudiyetin ruhu" olarak adlandırdığı ve gizli hazine olan bir çok duâdan yeterince istifade edemememizi netice vermektedir. Cevşenü'l-Kebir duâsı da böyle gizli hazinelerden birisidir. Risâle-i Nur müellifi Risâle-i Nur'u, "Kur'ân'dan tereşşuh eden ve bir cihette Cevşen'den feyiz alan ve tevellüd eden" şeklinde tarif ederken, hiç şüphesiz Cevşen'in manevi önemine de dikkat çekmek istemiştir. Genellikle tevhid konusunun işlendiği Risâlelerde Cevşen'den aldığı dersin onun marifetine genişlik kattığını, yani itikadının kuvvetlenmesini sağladığını ifade eder. Kastamonu Lahikası'nda Cevşen'in kâinatı baştan başa nurlandırdığı, zulümat karanlıklarını dağıttığı, gafletleri, tabiatları parça parça ettiği ifade edilir. "Ehl-i dalaletin boğulduğu en son ve en geniş kâinat perdelerinin arkasında envar-ı tevhidi gösteriyor" diye tanımlar Cevşen'i. Risâle-i Nur'un önemli parçalarından birisi olan "Münacaat Risâlesi" şu sözlerle bitirilir: "Kur'ân'dan ve Cevşenü'l-Kebir'den aldığım bu dersimi, bir ibadet-i tefekküriye olarak Rabb-i Rahimimin dergahına arz etmekte kusur etmişsem, kusurumun affı için Kur'ân'ı ve Cevşenü'l-Kebir'i şefaatçi ederek rahmetinden affımı niyaz ediyorum." Said Nursi'nin Cevşen'e neden bu kadar ehemmiyet verdiğini doğrudan işlediği bir Risâlesi yoktur. Ancak kesin olan bir vakıa vardır ki; Said Nursi Cevşen'den azami derecede faydalanmış ve Cevşen, Risâlelerin yazılmasında da faydalanılan bir eser olmuştur. Münacaat adlı eserin son kısmındaki sözler Bediüzzaman'ın tefekküründe Cevşen'in fevkalade önemli bir yere sahip olduğunu ispatlar. Zira münacaat tefekküri bir eserdir ve Bediüzzaman bu eserini Kur'ân'dan ve münacaat-ı nebeviye olan Cevşen'den aldığını söyler. On Beşinci Şua adlı eserinde Cevşen'i, "bin bir esma-i İlâhîyeye sarihan ve işareten bakan ve bir cihette Kur'ân'dan çıkan bir harika münacaat..." şeklinde tarif eder. Risâle-i Nur'u okuyanlar Cevşen meali ile Risâle-i Nur'u karşılaştırırlarsa bazı benzerlikleri fark edeceklerdir. Risâle-i Nur'da ve Cevşenü'l-Kebir'de kullanılan esma-i İlâhîye, acz ve fakr konusundaki yaklaşımlar hep benzer özellik taşır. Bu öyle bir benzerliktir ki, sanki aynı kaynaktan çıkmış gibi bir izlenim verir okuyucuya. Daha doğru bir ifade ile Cevşen'in ve Risâle-i Nur'un Kur'ân'dan faydalanılarak ortaya çıktığı aşikare görülür. Risâle-i Nur'da işlenen konular ile Cevşen'de işlenen konular arasında benzerlik olduğu gibi Risâle-i Nur'un konuyu işleyiş tarzı ile Cevşen'deki Allah'a yöneliş tarzı arasında da benzerlikler vardır. Bu benzerlikler şüphesiz en fazla esma-i İlâhîyenin sıklıkla işlenmesinde görülür. Hem Risâleler'de, hem de Cevşen'de esma-i İlâhîye sanki bir can simidi gibidir. Cevşen de esma-i İlâhîye olmadan düşünülemez, Risâle-i Nur'da.

Said Nursi, Cevşen'de Allah'ın çok isimlerle tavsif edilmesini ve çok isimleriyle duâ edilmesini 24. Söz'de şöyle açıklar: "Çok esmaya mazhar ve çok vazifelerle mükellef ve çok düşmanlara müptela olan insan, münacaatında, istiazesinde çok isimleri zikreder. Nasıl ki, nev-i insanın medar-ı fahri ve elhak en hakiki insan-ı kamil olan Muhammed-i Arabi (a.s.m) Cevşenü'l-Kebir namındaki münacaatında bin bir ismiyle duâ ediyor, ateşten istiaze ediyor." Cevşenü'l-Kebir duâsı Hz. Peygamberin marifetullahta erişilmez olduğunun adeta tek başına ispatıdır. duâya bakan birisi eşsiz bir esma-i İlâhîye iklimini farkeder ve ihlas, samimiyet, marifet-i İlâhîye ve tevazuun duâya baştan sona sindiğini hisseder. Said Nursi, bunu şöyle anlatır: "...hem binler duâ ve münacaatlarından Cevşenü'l-Kebir ile, öyle bir marifet-i Rabbaniye ile, öyle bir derecede Rabb'ini tavsif ediyor ki, o zamandan beri gelen ehl-i marifet ve ehl-i velayet, telahuk-u efkarla beraber, ne o mertebe-i marifete ve ne de o derece-i tavsife yetişememeleri gösteriyor ki, duâda dahi onun misli yoktur. Risâle-i Münacaat'ın başında Cevşenü'l-Kebir'in doksan dokuz fıkrasından bir fıkrasının kısacık bir mealinin beyan edildiği yere bakan adam, 'Cevşen'in dahi misli yoktur' diyecektir." İslâm inancında Hz. Peygamberin itikadının en zirvede olması ne kadar kesin bir gerçek ise Hz. Peygamberin duâsının da zirvede olması o kadar gerçektir. Cevşen'le muhatap olunurken bu azim münacaatın ancak marifette, itikadda, cesarette, sabırda, ihlasta, tevazuda eşsiz bir şahsiyete ait olabileceği hemen hisseder. Adeta duânın sınırlarının çizildiği bu duâda baştan sona Esma-i Hüsna ile Allah'a yalvarılarak, insanın fakrı, aczi, iktidarsızlığı göz önüne serilir ve insanın her an inayete muhtaç olduğu kabullenilir. İnsanın teneffüs etmesinin ancak vahdette mümkün olduğu, esbaba takılmanın insanı sürekli rahatsız edeceği itiraf olunur.

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...


En son KadirHoca tarafından Paz Ağus. 23, 2009 9:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 7:36 am

Arapça metnini görmek için bak

http://www.mumsema.com/dua-ile-ilgili-yazilar-tavsiyeler/3674-cevsen-ul-kebir-arapca.html

bengusu öğretmenimden cevab bekliyorum
arapça metni-url leri için

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...


En son KadirHoca tarafından Paz Ağus. 23, 2009 8:14 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 8:13 am

97-
1-Ey bir isitme, kendisini diger bir isitmeden ali koymayan,
2-Ey kendisi için bir is diger bir ise mani olmayan,
3-Ey bir söz, kendisini diger bir sözden oyalamayan,
4-Ey kullarinin bir istegi digerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen,
5-Ey israrla istekte bulunanlarin israri kendisini usandirmayan,
6-Ey müminlerin kalplerini islamla genisleten,
7-Ey zikriyle mütevazi ve husu sahiplerinin kalplerini hos eden,
8-Ey kendisine istiyak duyanlarin kalblerinden kaybolmayan,
9-Ey kendisini arzulayanlarin son arzusu,
10-Ey alemde hiçbir sey kendisine gizli olmayan



98-
1-Ey herseyi var olmadan bilen,
2-Ey vaadi dogru olan,
3-Ey lütfu açik olan,
4-Ey emri üstün ve galip olan,
5-Ey kitabi saglan olan,
6-Ey kaza ve hükmü var olan,
7-Ey Kur`ani yüce olan,
8-Ey saltanati kadim olan,
9-Ey fazl ü keremi daim olan,
10-Ey Arsi büyük olan,



99-
1-Ey rablik iddia edenlerin ve bütün terbiyecilerin Rabbi,
2-Ey bütün kapilari açan,
3-Ey sebepler tasarrufunda bulunan,
4-Ey sevaplari veren,
5-Ey dogrulari ilham eden,
6-Ey bulutlari yoktan yaratan,
7-Ey azab ve ikabi siddetli olan,
8-Ey hesabi sür’atli gören,
9-Ey dönüs kendisine olan,
10-Ey bagislayan ve tövbeleri kabul eden,



100-
1-Ey Rabbimiz,
2-Ey Ilahimiz,
3-Ey Seyyidimiz,
4-Ey Mevla’miz,
5-Ey Yardimcimiz,
6-Ey Koruyucumuz,
7-Ey Kadirimiz,
8-Ey Razikimiz,
9-Ey Delilimiz,
10-Ey Meded karimiz,

Sen bütün kusur ve noksan sifatlardan münezzehsin, Senden baska Ilah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.





Dinlemek İsteyenlere

http://www.umutfm.com/izle.php?id=8831
CEVŞEN 1


http://www.umutfm.com/izle.php?id=13831

CEVŞEN 2


http://www.umutfm.com/izle.php?id=13911
CEVŞEN 3

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...


En son KadirHoca tarafından Paz Ağus. 23, 2009 9:40 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 8:27 am

Bediüzzaman Said Nursî’nin Cevşen ile ilgili Görüşleri

a. Bediüzzaman, el-Cevşenü’l-Kebîr’in öncelikle Hz. Peygamber (s.a.s.)’in duâsı olduğunu ve onu okuduğundan kısaca şöyle bahseder:

"Öyle de, çok esmâya mazhar ve çok vazifelerle mükellef ve çok düşmanlara müptelâ olan insan, münâcâtında, istiâzesinde çok isimleri zikreder. Nasıl ki, nev-i insanın medâr-ı fahri ve elhak en hakikî insan-ı kâmil olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, el-Cevşenü’I-Kebîr namındaki münâcâtında bin bir ismiyle duâ ediyor, ateşten istiâze ediyor".10
-

"(Hz. Peygamber Aleyhisselâm’ın), hem binler dua ve münâcâtlarından el-Cevşenü’l-Kebîr ile, öyle bir marifet-i Rabbaniye ile, öyle bir derecede Rabbini tavsif ediyor ki, o zamandan beri gelen ehl-i marifet ve ehl-i velâyet, telâhuk-u efkârla beraber, ne o mertebe-i marifete ve ne de o derece-i tavsîfe yetişememeleri gösteriyor ki, duâda dahi onun misli yoktur. Risâle-i münâcâtın başında el-Cevşenü’l-Kebîr’in doksan dokuz fıkrasından bir fıkrasının kısacık bir meâlinin beyan edildiği yere bakan adam, "Cevşen"in dahi misli yoktur diyecek."11 Böylece Bediüzzaman Cevşen’in rivayet olarak Hz.Peygamber’e isnadının sahih olduğunu kabul etmiş olmaktadır.
-
b. Bediüzzaman, el-Cevşenü’l-Kebîr’in, Kur’an’dan çıkan bir münâcât olduğunu belirterek, muhtevasının Kur’an’a uygun olduğuna işaret etmiştir. O, bu konuda şöyle demektedir:

"Yani, bin bir esmâ-i ilâhiyeye sarîhan ve işâreten bakan ve bir cihette Kur’an’dan çıkan bir hârika münâcât olan ve marifetullahta terakkî eden bütün âriflerin münâcâtlarının fevkinde bulunan ve bir gazvede: "Zırhı çıkar, onun yerine bu Cevşen’i oku" diye Cebrâîl vahiy getiren el-Cevşenü’l-Kebîr Münâcâtı içindeki hakîkatler ve tam tamına Rabbine karşı tavsifler, Muhammed’in (s.a.s.) Risâletine ve hakkaniyetine şehâdet ettiği gibi..."12
-
c. Bediüzzaman duânın kabulünün şartlarından bahsederken, el-Cevşenü’l-Kebîr’den de bahsederek onun nasıl okunacağı hususunda bilgi verir:

"Ubûdiyet, emr-i ilâhiye ve rızâ-ı ilâhiye bakar. Ubûdiyetin dâisi emr-i ilâhî ve neticesi rızâ-yı Haktır. Semerâtı ve fevâidi uhreviyedir. Fakat ille-i gâiye olmamak, hem kasten istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmeyerek verilen semereler, ubûdiyete münâfî olmaz. Belki zayıflar için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler. Eğer o dünyaya ait faydalar ve menfaatler o ubûdiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz’ü olsa, o ubûdiyeti kısmen iptal eder. Belki o hâsiyetli virdi akîm bırakır, netice vermez.
-
işte bu sırrı anlamayanlar, meselâ yüz hâsiyeti ve faydası bulunan Evrâd-ı Kudsiye-i Şâh-ı Nakşibendî’yi veya bin hâsiyeti bulunan el-Cevşenü’l-Kebîr’i, o faydaların bazılarını maksûd-u bizzat niyet ederek okuyorlar. O faydaları göremiyorlar ve göremiyecekler ve görmeye de hakları yoktur. Çünkü o faydalar, o evradların illeti olamaz ve ondan, onlar kasten ve bizzat istenilmeyecek. Çünkü onlar fazlî bir surette, o hâlis virde talepsiz terettüp eder. Onları niyet etse, ihlâsı bir derece bozulur. Belki ubûdiyetten çıkar ve kıymetten düşer.

Yalnız bu kadar var ki, böyle hâsiyetli evrâdı okumak için, zayıf insanlar ve müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar. O faydaları düşünüp, şevke gelip, o evrâdı sırf rızâ-yı ilâhî için âhiret için okusa zarar vermez. Hem de makbûldur. Bu hikmet anlaşılmadığından, çoklar, aktâbdan ve Selef-i sâlihînden mervî olan faydaları görmediklerinden şüpheye düşer, hatta inkâr da eder".13

d. Cevşen, sürekli okunduğunda, okuyana birtakım maddî-manevî faydaları vardır ki, birçok ehl-i keşif ve islâm âlimi buna işaret etmişlerdir. Bunlardan birisi olarak Bediüzzaman da, el-Cevşenü’l-Kebîr’i okuma neticesinde gördüğü faydalardan şöyle bahseder:

"Münâfık düşmanlarımın maddî ve manevî zehirlerine karşı gerçi Cevşen ve Evrâd-ı Kudsiye-i Şâh-ı Nakşibend beni ölüm tehlikesinden, belki yirmi defa kudsiyetleriyle kurtardılar...".14
-
"Kardeşlerim, merak etmeyiniz, Cevşen ve Evrâd-ı Bahâiye bu defa dahi o dehşetli zehrin tehlikesine galebe etti. Tehlike devresi geçti, fakat hastalık devam ediyor".15
-
e. Daha önce de dediğimiz gibi bazı zatlar, el-Cevşenü’l-Kebîr okumaya verilen sevaplar ile ilgili rivâyetlerin uydurma olabileceği düşüncesiyle Cevşen’i de inkâr yoluna gitmişlerdir. Biz bunlara kısaca cevap vermiştik. Bediüzzaman’ın hayatında da aynı hâdise cereyan etmiş ve şöyle cevap vermiştir:

- "Azîz, Sıddîk Kardeşlerim,
Bir biçare vesveseli ve hassas ve dinsizlerle görüşen bir adam, meşhûr duâ-i Nebevî olan el-Cevşenü’l-Kebîr hakkında ve akıl hâricindeki sevap ve fazîletine dair bir hadîsi görmüş, şüpheye düşmüş. Demiş: "Râvî, Ehl-i Beyt’in imamlarındandır. Halbuki hadsiz bir mübâlağa görünüyor. Meselâ, içinde der: "Bu duaya Kur’an kadar sevap verilir". Hem "Göklerdeki büyük melâikeler, o duâ sahibini gördükçe kürsîlerinden inip ona pek büyük bir tevazu ile hürmet ederler". Bu ise, aklın ve mantığın mikyaslarına gelmez" diye, Risâle-i Nur’dan imdad istedi. Ben de Kur’an’dan ve Cevşen’den ve Nurlar’dan gayet kat’î ve tam akıl ve hikmete mutâbık bir cevap verdim. Size gayet kısa bir icmâlini beyan ediyorum. Şöyle ki, ona dedim:

Evvelâ: Yirmi Dördüncü Söz’ün üçüncü dalında on adet "usûl" var, böyle şüpheleri esasıyla keser, izâle eder. Ona bak, cevabını al.

Sâniyen: Her gün bütün ümmet kadar hasenât ona işlenen ve bütün ümmetin saâdetlerine yardım eden ve ism-i a’zâm’ın mazharı ve kâinatın çekirdek-i asliyesi, hem en mükemmel ve câmi meyvesi olan zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, o duânın kendi hakkında o azîm mertebesini görmüş, ona haber veren Cebrâîl Aleyhisselâm’dan işitmiş, başkalarını kendine kıyas etmiş veya edilmiş. Demek o pek fevkalâde sevap, zât-ı Ahmediye’nin velâyet-i kübrâsından ona gelmiş. Küllî, umumî değil, belki o duânın mahiyetinde böyle harika bir kıymet var ve ism-i A’zâm mazharı olan Zâtın tebaiyetiyle başkalara dahi o sevap mümkündür; fakat gayet ehemmiyetli şartları var, yalnız okumak kâfi gelmez. Yoksa muvâzene-i ahkâmı bozar, farzlara ilişir.

Sâlisen: O duâ, nasil ki zât-ı Ahmediye’ye baktığı vakit mübâlağadan münezzeh ve aynı hakîkat oluyor. Öyle de, o duadaki yüzer Esmâ-i Hüsnâ’nın hakikatlerine baktığı zaman, değil mübâlağa, belki onların nihâyetsiz tecellilerinden gelmesi mümkün, ve gelebilen feyizlerin nihâyetsizliğini göstermek için pek az bir kısmını Muhbir-i Sâdık Aleyhisselâm haber vermiş ve teşvik için müphem ve mutlak bırakmış. Sonra, mürûr-u zamanla o kaziye-i mümkine ve mutlaka, bilfiil vâki ve külliye telâkkî edilmiş.

Râbian: Yirminci Lem’a-i ihlâsda, bir adama beş yüz senelik bir genişlikte bir Cennet verilmesine dair olan bir hâşiye var. Ona da bak, gör ki, o koca Cennet’in verilmesi, bilmediğimiz tarzda bir mâlikiyet değil, belki insan nasıl husûsî hanesine çok cihetlerle mâliktir, sahiptir; öyle de, zemin yüzündeki şeylere çok duygularıyla mâliktir, tasarruf ve istifade edebilir. Hem, koca dünyayı, benim hanemdir, bana vermiş ve güneş lâmbamdır diyebilir.

Demek bazı fevkalhad, harika ve akıl haricindeki bir kısım sevaplar, bu mezkûr hakikate bakar.
Hem İslâmiyet’te her sevabın, her fazîlet-i a’mâlin en evvel mazharı ve bizlerin bir duada bir zerre sevabımızda, o duâda bir dağ kadar sevap ve feyzi kazanan zât-ı Ahmediye (s.a.s.), husûsî virdler ve duâlar ve şeriat ve risâlet cihetiyle değil, belki velâyet-i Ahmediye noktasında ve umûmî olmayan derslerinden kendine verilen en yüksek mertebeyi beyan eder. Kendine tam tebâiyet eden has vârislerini, o noktalara teşvik eder.

"Gerçek katındadır. Gaybı ancak bilir" dedim. O vesvese edip şüphelere düşen adam, lillâhilhamd, kurtuldu, tam kanaatı geldi. Belki sizin bazılarınıza faydası var diye size de gönderdim. Umûmunuza binler selâm...".16

f. Bediüzzaman, el-Cevşenü’l-Kebîr’i devamlı okumuş, talebelerine okumalarını tavsiye etmiş ve Cevşen’i kendisi gibi talebelerinin de vird edindiklerini bildirmiştir:

"...Nazif, büyük bir hayır yapmak için Risale-i Nur talebelerinin ehemmiyetli bir virdi olan el-Cevşenü’l-Kebîr’i makine ile teksir etmiş. Bunun sevabına dair, hâşiyesindeki pek harika ve müteşabih hadislerden faziletine dair olan parçayı beraber teksir etmek için bana yazmıştı.

Ben de dedim: Otuz beş seneden beri her gün Cevşen’i okuduğum hâlde o haşiyeyi üç dört defadan ziyade okumadım... İnşallah yakında o mübarek el-Cevşenü’l-Kebîr, Risale-i Nur talebelerinin şevkiyle tenvîr edecek."17
Dipnotlar:
10- Risale-i Nur Külliyatı, I,144 (24.Söz, Birinci Dal’ın sonu); I,817 (30.Lem’a, Beşinci Nükte’nin Hatimesi); I,872 (3.Şua’nın son paragrafı); I,973 (11.Şua, Onuncu Mesele).
11- R.N. Külliyatı, I,908-909 (7.Şua, Ayetü’l-Kübra, Birinci Makamın Onaltıncı Mertebesi); I,1131 (15.Şua, Onbeşinci Şehadet); II,1389 (Mesnevi-i Nuriye, Nokta,Onuncu Ders).
12- R.N. Külliyatı, I,1128 (15.Şua, Beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci küllî şehadetler); I,872 (3.Şua, son paragraf), I,973(11.Şua, Onuncu Mesele).
13- R.N. Külliyatı, I,652-653 (17.Lem’a, On üçüncü Nota).
14- R.N.Külliyatı, II,1738 (Emirdağ Lâhikası I).
15- R.N.Külliyatı, II,1736.(Emirdağ Lâhikası I).
16- R.N.Külliyatı, II,1745-1746 (Emirdağ Lâhikası I)..
17- R.N. Külliyatı, II,1824 (Emirdağ Lâhikası II).


Kaynak: Prof. Dr. Davut Aydüz / Yeni Ümit - 51. Sayı

*******************

*********

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 8:28 am

M. Fethullah Gülen’nin Cevşen Hakkındaki Görüşü

Fethullah GÜLEN (Hocaefendi)’nin, Cevşen ile ilgili sorulan bir soruya verdikleri cevap:
"Cevşen hakkında Müslümanlar arasında farklı görüşler var. Bazıları onu baş tacı yaparken, bazıları da alabildiğine ilgisiz, hattâ habersiz. Bu sebeble, bizleri Cevşen hakkında aydınlatır mısınız."

Cevap: Cevşen ile ilgili pek çok düşünce ve görüş ortaya atılmıştır. Daha çok Şiî kaynaklardan gelmiş olması, Ehl-i Sünnet’in Cevşen’e karşı soğuk davranmasına sebep olmuştur. Ancak bizim Cevşen ile ilgili mülâhazamız biraz husûsiyet arz etmektedir. Onun için de başkalarına ait görüşlerin naklinden daha çok, biz burada kendi mülâhazamızı aktarmak istiyoruz:

1. Cevşen halisane yapılmış bir duâdır. Onun hangi cümle ve kelimesi ele alınırsa alınsın, damla damla ihlâs ve samimiyet yüklü duâ takattur eder. Durum böyle olunca, Cevşen kime izâfe edilirse edilsin, özdeki bu husûsiyete tesir etmemeli. Burada, "bir sözün Efendimiz’e izafesiyle bir başkasına izafesi arasında fark yoktur." demek istemiyoruz elbette. Demek istediğimiz şudur: Cevşen’in asgarî vasfı onun bir duâ olmasıdır. Başka hiçbir özelliği bulunmasa, sadece onun bu özelliği bile, Cevşen’e bir değer ve kıymet atfetmek için yeterli bir sebeptir. Halbuki onun daha nice özellikleri vardır ki, diğer maddelerde bazılarına işaret edilecektir. Öyleyse, sadece senedine âit şaibeden dolayı Cevşen’i tenkit pek haklı bir davranış olmasa gerek.

2. Efendimize ait sözlerin bütün beşer sözlerine bir rüchâniyet ve üstünlüğü vardır. Ona ait beyan ve sözleri seçip tanımada maharet kazanmışlara gizli kalmayacak bir gerçektir ki, Cevşen baştan sona peygamberane ifadelerle bezeli bir edâya sahiptir. Bu sebeple de duâda ona ait malzemeleri kullanmak hem önemli, hem de kabule daha yakındır. Fakat yine de, bu bir tercih mes’elesidir. Yoksa insan namazın dışındaki duâları hangi dille yaparsa yapsın bu durum duânın aslına tesir etmez; zira Cenâb-ı Hak bütün dilleri bilir ve duâya icâbette sadece duânın samimi ve gönülden olmasını esas alır. Zaten dillerin ve renklerin ayrı ayrı oluşu O’nun kudretini ele veren âyetlerden değil mi?

3. Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi Sünnî kaynaklar Cevşen’e yer vermezler. Sadece Hâkim’in Müstedrek’inde Cevşen’den birkaç fıkrayı görebiliriz. Onun dışındaki eserlerde ben şimdiye kadar, Cevşen’e ait ibare ve ifadelerin birkaçının bile nakledildiğini görmedim. Ancak bu tamamen senede ait bir husûsiyete dayanılarak alınmış müşterek tavrın tezâhüründen başka bir şey değildir ve Cevşen’in değerine menfî yönde etki edecek bir ağırlığı da yoktur. Nitekim Buhârî ve Müslim’in rivâyet ettiği pek çok hadîs var ki, aynı hadisleri çok küçük farklarla, hatta bazen aynı şekliyle Küleynî’nin el-Kâfî’inde yer almaktadır. Ne var ki, Ehl-i Sünnet âlimleri, Küleynî’den tek bir nakilde dahi bulunmamışlardır. Halbuki onda yer alan hadisler, Buhârî ve Müslim’de de yer aldıklarına göre hem senet, hem de lâfız itibariyle cerhi söz konusu olmayan hadislerdir. Ancak, el-Kâfî’de yer alan hadisleri daha çok Şiî imamlar nakletmişler ve bu sebeple de Sünnîlerce, daha işin başında endişeyle karşılanmışlardır. Cevşen için de aynı durum söz konusu olmuştur. Eğer Cevşen Şiî imamlar yoluyla nakledilmemiş olsaydı, öyle zannediyorum ki, bütün Sünnîlerce kabul görecek ve baş tacı edilecekti. Fakat Cevşen, sened yönüyle bir talihsizliğe uğradığı için, bunca insan sırf bu yüzden onun nurlu, feyizli ve bereketli ikliminden mahrum kalmıştır. Şu anda böyle bir talihlizliği önleyecek güçte de değiliz. Asırların birikimiyle vücut bulmuş böyle bir kanaati bertaraf etmek imkânsız olmasa bile çok zordur.

<4.< strong>Bazen hadîs kriterleri ölçü olmayabilir. Ehlullah’ın Efendimiz’den keşfen hadîs alması hiç de az vaki olmuş hâdiselerden değildir. İmam Rabbânî der ki: "Ben, İbn Mes’ûd’dan, Muavvizeteyn’in Kur’an’dan olmadığına dair rivâyetini görünce bu sûreleri farz namazlarımda da okumamaya başladım. Ne zaman ki, Efendimiz’den onların Kur’an’dan olduğuna dair ihtâr aldım, ancak o zaman bu sûreleri farz namazlarımda da okumaya başladım". Bazılarının bizim kunut duâsı olarak okuduklarımızı, Kur’an’dan kabul etmesi de, yukarıda işaret etmek istediğimiz husûsa ayrı bir delil kabul edilebilir. Ve yine İmam Rabbânî’den bir misâl diyor ki: "Ben bazı hususlarda İmam Şâfiî’yi taklîd ediyordum. Ancak bana İmam Ebû Hanîfe’nin peygamberlik mesleğini temsil ettiği ihsâs edildi. Ben de Ebû Hanîfe’ye iktida ettim...".

Bu durum da elbet belli kriter ve ölçü gerektirir. Yoksa önüne gelen herkes keşfen bir şeyler aldığını söyler ve ortalık bir sürü uydurma keşiflerle dolar. Ama bazı büyük zatları bu katagoriye dahil etmek çok büyük yanılgı olur. Onlar "Keşfen aldık" dediklerini mutlaka öyle almışlardır ve dedikleri de kat’iyen doğrudur. Ne var ki, bunları belli hadîs krıterleri içinde tahlîl etmek imkansızdır. Onun için de, hadîsçiler bu tür ifadelere iltifat etmemişlerdir. Ama onların iltifat etmemesi bu ifadelerin doğru olmadığı manasına da gelmez. Bütün bu söylediklerimiz Cevşen için de aynen geçerlidir. Onun için biz kesinlikle diyoruz ki, Cevşen manası itibariyle Efendimize ilhâm veya vahiy yoluyla gelmiştir. Daha sonra da ehlullahtan birisi bu Cevşen’i keşif yoluyla Efendimiz’den almış ve Cevşen bize kadar öyle ulaşmıştır.1

Bu hususlara şunu da ilâve etmek faydalı olur kanaatindeyim. Gümüşhanevî gibi bir büyük veli ve Bedîüzzaman gibi bir sahip-kıran, Cevşen’i kabullenip onun vird edinmişlerdir. Cevşen’in me’hazindeki kuvvet ve kudsiyete ait başka hiçbir delil ve bürhân olmasa, sadece isimlerini verdiğimiz büyüklerin bu kabullenişleri ve yüzbinlerce insanın Cevşen’e gönülden bağlanıp değer atfetmeleri, Cevşen hakkında en azından ihtiyatlı konuşmaya yetecek güç ve kuvvette delillerdir. Sadece senedine ait bir boşluktan dolayı Cevşen’e dil uzatmak en ılımlı ifadeyle bir haksızlıktır.
Dipnotlar:
1- M. Fethullah Gülen, Prizma-1, İzmir 1995, s.119-122.

Kaynak: Prof. Dr. Davut Aydüz / Yeni Ümit - 51. Sayı

******************************

Batı CEVŞEN’i keşfetti

Ülkemizde insanların artık daha sık okuduğu, boynuna taktığı, arabalarına, işyerlerine astığı Cevşen, Vatikan’da bir araştırmaya konu edilirken, Amerika’da bir rahibenin hazırladığı doktora çalışmasında da ele alınıyor. Dahası, Vatikan’ın İstanbul’daki temsilcisi Marovitch gibi Hıristiyan ruhaniler tarafından duâ olarak okunuyor. Marovitch, Cevşen’in daha fazla insana ulaşabilmesi için farklı dillere tercüme edilmesini de istiyor.
Rahibe Dr. Lucinda Mosher, Cevşen'i büyüleyici bulduğunu ifade ediyor. Cevşen’in hiziplerden oluşan ahenkli ve şiirsel yapısı ile Esma-i Hüsna’nın nağmeli tekrarlanışı herkes gibi onu da cezbetmiş.


Ebru Nida Bilici


Türkiye’de ilk başta sınırlı bir çevrenin başucu duâ kitaplarından olan ‘Cevşen’in nasıl kısa süre içinde toplumun hemen her kesiminden insanın haberdar olduğu bir metin haline geldiğini, hatta yurt içinde ve dışında Hıristiyanlar’ın dikkatini çekmeye başladığını araştırırken, bir dostun nazik ziyaretini Cevşen hediye ederek hatıralarıma yerleştirmesi şaşırtıcı bir tevafuk oldu.
Ülkemizde insanların artık daha sık okuduğu, boynuna taktığı, arabalarına, işyerlerine astığı Cevşen, Vatikan’da bir araştırmaya konu edilirken, Amerika’da bir rahibenin hazırladığı doktora çalışmasında da ele alınıyor. Cevşen’in cazibesi araştırmalara konu olmakla kalmıyor, Vatikan’ın İstanbul’daki temsilcisi Marovitch gibi Hıristiyan ruhaniler tarafından duâ olarak okunuyor, üzerlerinde taşınıyor ve cemaatlerine tavsiye ediliyor. Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî Hazretlerinin birçok zikir ve duayı derlediği Mecmûatü’l-Ahzâb adlı eserinde naklettiği ve daha sonra Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerine okumalarını tavsiye etmesiyle Türkiye’de yaygınlaşan Cevşen, önceleri daha çok Şiîlerce bilinen bir duâlar bütünüydü. Risâle-i Nûr talebeleri tarafından müstakil olarak birçok defa basılan ve Türkçe’ye de tercümeleri yapılan Cevşen’in Musâ el-Kâzım, Ca’fer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır, Zeynelâbidîn, Hz. Hüseyin ve Hz. Ali tarîkıyle Hz. Peygamber’e isnâd edildiği, yani genellikle Şiâ’nın sahip çıktığı şahsiyetler yoluyla intikali, Sünnî dünyanın Cevşen’e sıhhati açısından ihtiyatlı yaklaşmasında etkili olmuş. Ancak hadis uzmanları bu konuda yaptıkları araştırmalarla Cevşen’in Kur’ân’a zıt olmadığı gibi, Kur’ân’dan bölümler ihtiva etmesi hasebiyle önemli bir duâ olduğunu ortaya koydular. Sakarya Üniversitesi Tefsir Ana Bilim Dalında görevli Prof. Dr. Davut Aydüz’ün Cevşen üzerine yaptığı araştırma ve makaleleri Cevşen hakkındaki muhtelif görüşleri ve bunlara ait karşı cevapları içeriyor.


Boyna asılan türleri de popüler


Bediüzzaman vesilesiyle Türkiye’deki Müslümanların dünyasına giren Cevşen her ne kadar genelde onun adıyla anılsa da son yıllarda gördüğü talep artık her kesimden insanın ilgi alanına girdiğini gösteriyor. Küçültülmüş ebatları deri kılıf, cam tüp ve gümüş içinde boyuna asılmak üzere hazırlanan Cevşen, daha önce okunmak üzere ceplerde, çantalarda bulundurulan bir duâ kitabıydı. Yeni kullanım şekli ise Arap harfleriyle okumayı bilmese de faziletlerinden yararlanmak isteyenlerin, ‘içinde yazılı olanların hürmetine korunma’ isteğine hizmet ediyor.
Küçük büyük, genç yaşlı demeden toplumun her kesiminden birçok insanın, hatta birçok sanatçının boynunda görmeye başladığımız Cevşen-i Kebir, derlenmiş önemli duâlardan oluşuyor. Cevşen’in boyuna asılan türü cami avluları ve kitap fuarlarında en çok satılan ürünlerin başında. (...)
Bilinen şekliyle; Asr-ı Saâdet’te cereyan eden savaşların birinde (bir rivâyette Uhud’da) muharebenin kızıştığı ve üzerindeki zırhın kendisini fazlasıyla sıktığı bir sırada Hz. Peygamber ellerini açarak ’a duâ etmiş, bunun üzerine Cebrâil gelmiş ve “Ey Muhammed! Rabbin sana selâm ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duâyı okumanı istiyor. Bu duâ hem sana hem de ümmetine zırhtan daha sağlam bir emniyet sağlayacak” demiş. Olayla ilgili Şiî kaynakları, Cebrâil’in Hz. Peygamber’e söz konusu duânın önemi ve fazîletiyle ilgili geniş bilgi verdiğini de kaydeder.

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 8:29 am

Hıristiyanlar da merak ediyor


Cevşen’in Türkiye dışında en popüler olduğu ülke İran. Ancak Müslümanların Cevşen’e verdiği önem Batılı din adamlarının da ilgisini çekmiş görünüyor. Hartfort üniversitesinde “İbadetin Özü ve Ahlaki Vizyonu” konulu doktora tezi dahilinde duâ konusunu analiz eden Rahibe Dr. Lucinda Allen Mosher Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki etik ve temel ortak noktalar yoluyla diyalog konusunu araştırırken Müslümanların duâları çerçevesinde karşısına çıkan Cevşen’i ayrıntılı bir biçimde inceliyor. Mosher’le yaptığımız görüşmede Cevşen’in bir Hıristiyan din adamı tarafından nasıl algılandığını anlamaya çalıştık.
Cevşen’i duâ, namaz ve ayin dışında insanların ile buluştuğu doğaçlama ya da önemli ruhanî liderlerin yaptığı gibi belki bir kısmı kutsal kitaplardan alınmış metinler olarak değerlendiren Mosher, Cevşen’in Müslümanın hayatındaki yerini bu noktada tesbit ediyor.
Ona göre Müslüman terminolojisinde Cevşen duâ, zikir ya da hizip olarak geçer. Fakat nasıl adlandırılırsa adlandırılsın özgünlüğü konusunda ihtilaf yok. Şiirsel kıtalardan oluşan bir yapısı var. Düzenli bir gruplandırma halinde olması şiirsellik; onar hizipte birbirine benzer ara cümlelerin geçmesi de nakarat katıyor.
İmam-ı Zeynel Abidin’e ait bazı duâlar da bölümlerden oluşması ve nakaratı olması yönüyle Cevşen’i andırıyor ama Cevşen düzenli uzunlukta ve şiirselliği olan bölümleriyle benzerlerinden ayrılıyor.



Hıristiyanlarda da zırh duâlar var


Büyük Cevşen’i büyük zırh anlamına gelişi yönüyle de inceleyen Mosher, Hırıstiyanların benzer anlamlar yüklenen duâlarından da örnekler veriyor. Yüzyıllar önce bilinen tek zırh şövalyelerin ya da askerlerin kullandığı metal koruyuculardı.
Bin yıl kadar önce İrlandalı Hıristiyanların kullandığı bir duâ türü vardı ki buna lorica adı verilirdi. Bu duâ sabah giysiler giyilirken yapılan duâydı. “Lorica” zırh demekti. Ayrıca bu duâ metal zırhlara kazınarak yazılır ve savaşan askerlere giydirilirdi. Bu duâlar okuyana ekstra güç verdiği ve tehlikeden koruduğu varsayılan duâlardı. En ünlüsü “Saint Patrick’in Zırhı” diye bilinen duâydı. Ve şöyle başlardı: “İsa benimle ol, İsa içimde ol, İsa arkamda ol, İsa önümde ol, İsa yanımda ol, İsa beni muzaffer kıl, İsa beni rahatlat, yenile, İsa altımda ol, İsa üstümde ol, İsa sessizlikte, İsa tehlikede, İsa beni seven kalplerde ol, İsa dostun ve yabancının ağzında ol”. Görüldüğü gibi Cevşen’dekinden farklı bir ritmi olsa da, onların da kendi inançları çerçevesinde aynı amacı güttükleri bir duâlar bütünü bu da.
Mosher, Cevşen’in bir Hıristiyan olarak kendisinde bıraktığı etkilerden bahsederken herşeyden önce büyüleyici bulduğunu ifade ediyor. Bir kelimeden başlayıp artarak genişleyen cümleler öbeği haline gelişi sonra tekrar daralması en çok hoşuna giden tarafı olmuş mesela. Bir balonun şişip sonra sönüşünü andırıyor. Bir ahenk ve nida taşıyan nağmeli isimlerden oluşan onarlı gruplar halinde ’ın isimlerinin geçmesi hoşuna gidiyor bir de. Farklı ses kalıplarını taşıyor olmasıysa Cevşen’e bir güç ve yoğunluk katıyor Mosher’e göre.
Türk arkadaşlarının Cevşen’in kaseti ve CD’sini göndermeleri sayesinde defalarca dinleme şansını elde eden Mosher, Arapçasını ve İngilizce tercümelerini de incelemiş. Türk arkadaşlarının Cevşen’e verdiği ayrıcalıklı önemin farkında olan Dr. Mosher onlardan bazı Hıristiyan Türklerin de Cevşen okuduğunu öğrenmiş. Marovitch beşyüz Cevşen hediye etmiş
Evet, Cevşen’e olan özel ilgisi nedeniyle dosyamızda yer alan Katolik lider George Marovitch, Mosher’in duyduğu Hıristiyanlardan biri. Marovitch sürekli yanında taşıdığı Cevşen’i büyük bir hürmetle övüp sevdiklerine ya da tanıştığı insanlara hediye ettiğini söylüyor. Bugüne kadar Hıristiyan, Musevi ya da Müslümanlara beş yüz kadar Cevşen hediye eden Marovitch düzenli olarak her gün Cevşen okuduğunu söylüyor. Cevşen’i çok önemli ve güzel duâlar manzumesi olarak tanımlayan Marovitch’in Cevşen’le tanışmasına İstanbul eski Müftüsü Selahattin Kaya vesile olmuş. İkisinin de din adamlığı kimliğinden dolayı bayramlarda biraraya gelişlerinde Müftü Selahattin Kaya’nın Cevşen hediye etmesiyle başlamış Marovitch’in Cevşen’e ilgisi. ’ın isimlerinin zikredilerek senada bulunuluyor olması Marovitch’i etkilemiş. Şimdi Hıristiyan Musevi demeden herkese anlatıyor Cevşen’i ve birçok Müslümandan daha çok tanıtımını yapıyor.
Kendilerinin de ’ı anarak duâ ettiklerini, dolayısıyla bunun her iki dinin ortak dili olduğunu düşünüyor.
Katolik lider, Feshane’de verilen bir iftar yemeğinde, ev sahiplerine yaptığı teşekkür konuşmasında Cevşen’den bölümler okuduğunu ve sonra valiye bir Cevşen hediye ettiğini de belirtirken valinin bundan çok memnun olduğunu ve ertesi gün kendisine teşekkür mektubuyla bir hediye gönderdiğini ifade ediyor. Katoliklerin mezhepsel konulardaki katı yanını hatırlatarak çevresindekilerin tepkisi olup olmadığını sorduğumuzda ne kendi dinindekilerden ne de başka din mensuplarından olumsuz bir tepki almadığını belirtiyor Marovitch. Marovitch her iki dinin tek tanrı inancı konusundaki benzerliğine dikkat çekerek kendilerinin de aynı ’a isimlerini zikrederek duâ ettiğinin altını çiziyor. (...)


Cevşen ortak bir duâ metni


Roma’daki PISAI (Pontificio Istituto Di Studi Arabi e D’Islamistica) Enstitüsünde Cevşen üzerine bir master tezi hazırlayan Ahmet Eren Kademoğlu ise çalışmasının Cevşen hakkında bugüne kadar söylenenlerin ötesinde akademik olarak çok yeni birşey kazandırmış olduğu kanaatinde olmasa da bazı yeniliklere de kapı açtığını söylüyor. Örneğin bu çalışmada tez danışmanı ve enstitünün de başkanlığını yürüten Etienne Renaud adlı hocasının yönlendirmesiyle mevcut Esmaü’l Hüsna listesindeki isimlerle Cevşen’in analitik bir karşılaştırmasını yapmaya çalışmış. Kademoğlu’nun çalışması esasen Cevşen’in Arapça’dan İngilizce’ye tercümesine yönelik, bununla beraber olarak muteberliğini, İslâm coğrafyasındaki tatbikatını inceleyen ve sözlük, index’ten müteşekkil bir çalışma olarak tanımlıyor tezini.
Çalışmanın konusunu Cevşen olarak belirlemelerindeki sebepler muhtelif olmakla beraber, öncelikle ‘tüm inananlara hitap ettiği ve onların Rableriyle olan rabıtalarını kuvvetlendirip, onlara bir nevi her yerde nasıl O’nunla beraber olunduğunun farkına varılacağının eğitimini verdiği için’ tercih edildiğini söylüyor. İkinci olarak ise Katolik hocalarının, rahip ve rahibe sınıf arkadaşlarının da tesiriyle, onların Müslümanları kucaklayan ortamlarından da mülhem olarak beraberce hiçbir sıkıntıya düşmeden rahatlıkla duâ edilebilecek ortak bir metin olabilmesi hususiyetiyle seçmiş.
Bu çalışma hazırlandığı yıl içerisinde öteki tezler arasında en iyilerinden biri olduğu hususunda genel bir kanaat oluşturmuş. Ancak ortak duâ edilebilir bir metnin gündeme getirilmesi ve inanan kalplerin beraber aynı metinden de yalvarabilmeleri mevzuunda bir adım olmuş. Belki de yurt dışında yapılan bu tür araştırmalar dinler arası diyaloğun sandığımızdan daha kolay sağlanabilmesi için bilmediğimiz başka zenginliklerimiz olduğunu da ortaya çıkaracak. Kimbilir...




Kaynak: Aksiyon Dergisi (9 Eylül 2002)

*************************

Kâinat külliyetinde bir duâ: Cevşen


Sonsuz cemal ve kemalin zaman ve mekânın yokluğunda gizli güzelliğin; sonsuz gözükme meyli, ilâhî "kün" âvâzını netice verdi. Öyle bir sadâ koptu ki, milyarlarca yıl sonrasına yansımaları "Büyük Patlama" diye adlandırıldı. Kabına sığmayan sonsuz güzelliğin vahdette "kün" ile ifadesi, kesrette "kâinat" oldu. Güzelliğin şiddetinden ifadenin şiddetine yansıyan "kün" sadâsı hava molekülleri gibi semavi cisimleri, dev cisimleri titreştirdi. Zaman sahifesi açıldı, mekân sergisi yayıldı. Zamansızlık ve mekânsızlığın bir noktasından yükselen ve yükselmekte olan sadâ nötrinoları, hidrojenleri, gaz ve toz bulutlarını ve semavi kütleleri sağa sola dağıttı. Sanki mülkte nimetlerin ikramı için bir sergi yayılıyor, büyük bir sayfa açılıyordu. O kadar şiddetli bir sadâ idi ki, akisleri zamansızlık ve mekânsızlığın bilinmeyen bir taraflarına doğru hâlâ yayılıyor.
Bu sadânın dağılıp, yayılıp, eğilip, bükülerek yöneldiği ve mülkü algılayacak bir alıcı, mülke ve varlığa yansıyan ilâhî âvâzın titreşimlerini algılayan bir anten hükmündeki bedenleri, yine bu titreşimlerin uzantısında halkeden kudrete zamansızlık ve mekânsızlıkta "Evet, Sen bizim Rabbimizsin!" diyen ruhlar, sanki bu muhteşem âvâzın muhatapları. Akıl almaz büyüklükteki kütleleri hava molekülleri misali titreştiren sadânın mülkte hasıl olan manalarının en parlak merkezi ve en net yansıma yeri olan ve en pürüzsüz akis yüzeyi, nübüvvetin ve dolayısıyla gerçek insaniyetin kalbi olan Hz. Muhammed'in (sav) kalbini, sonra beynini, sonrada mübarek ağzını titreştiren mana; İlahi kelamın kullar düzeyinde ifadesi: "Ey habibim, sen olmasaydın bu kâinatı yaratmazdım!" Bu, bizleri, bütün mahlukatı şereflendiriyor. Hepimizi, O Zât'ın (sav) temsil ettiği bir şahs-ı manevi olarak ve insaniyet-i kübra olan İslamiyet ile Kâinat Sultanı'na muhatap ediyor.
O Sultan, kâinat kitabı ile, varlık kelimeleri ile her an isimlerinin güzelliklerini bizlere anlatıyor. Acıkan mideler ve onlara lazım olan rızıkları ihsan etmekle Rezzak olduğunu; düşünen beyinler ve onlara lazım olan bilgileri ihsan etmekle Alim olduğunu; korku ve korunma hissi ve iltica edecek bir yön göstermekle Hafîz olduğunu bizlere ifade ediyor. Varlığın gerisindeki İlahi âvâzın titreştirdiği zerreler ya da kâinat kitabını yazan kudret kaleminin cızırtıları hep O'nu anlatıyor; vahdetteki esmâ manalarını kesretin bir parçası ve kesret içinde idrak edebilen şuur sahipleri için sınırlandırıp, kesrete, zaman ve mekâna yayıyor. Ancak, güzelliğe muhatap, esmâyı idrake namzet biz şuur sahiplerinin idraki sınırlı ve ulaşabildikleri algıların ötesine geçemiyor. Varlık ise küçüklükte ve büyüklükte sonu gelmeyen, deşildikçe deşilen, bölündükçe bölünen, çeşitlendikçe çeşitlenen ve her unsurunun birbiri ile irtibat halinde olduğu çok karmaşık ve kulun idrakine sığmayacak genişlikte bir yapı arzediyor. Öyle aciz, öyle sınırlı bir muhatap ki, zaman zaman yüz yüze olduğu şeyin bir kitap olduğunu bile farketmiyor ya da unutuyor. Bu noktada Sulatan-ı Ezeli'nin rahmeti imdada yetişip, varlık manalarını, esmânın kâinata yansıyan sonsuzluğunu kullara ihsan ettiği kelam manasında ortaya koyup, onların diliyle ve Kur'an-ı Kerim mükemmelliğinde özetliyor. Tüm algılara hitap eden varlık kelimelerini göze ve kulağa, nihayetinde kulun sınırlı idrakine hitap edebilen kelimelere dönüştürüyor.
Bu muhteşem bir konum, ruhları coşkuya getirecek bir makam! Sultan-ı Ezeli'nin sonsuz hitabına, sınırlı idrakle muhatap olabilme ayrıcalığı! Bu hitaptan ruhta hasıl olan manaların bir şekilde şükür, duâ ve niyaz halinde yansıtılması lazım. Arzularımızı, ihtiyaçlarımızı, sevgimizi, duygularımızı kullar ve insanlar canibinden Rabb-i Rahimimize yöneltmek, O'nun ezeli hitabına karşılık vermek istiyoruz. Ancak idrakimiz gibi dilimiz de aciz, kelimelerimiz de sönük. O sonsuz güzellik, o akıl almaz sevgi bizim kırık dökük kelimelerimizle nasıl ifade edilir? O'ndan istediklerimizi, beklentilerimizi ve bu dalgalanan, her an dağılma eğili içinde olan, yıkılıp dökülen varlık alemi içinde, bizi korumasını o makama uygun edep ölçüleri içinde nasıl dile getirebiliriz? O'nun semavi cirimler; yıldızlar, okyanuslar, dalgalar, dağlar, çiçekler, nehirler, sevinçler, üzüntüler, korkular... kısacası yüzyüze geldiğimiz, işittiğimiz, hissettiğimiz her şey ile hitabına karşılık; bütün bunları O'na yönelen hitabımızda nasıl kullanabiliriz?
Bu noktada da yine Rehmet-i Mutlaka, kâinatı raksa getiren, sadâsı ile semavi cirimleri titreştiren Kudret-i bî Nihaye imdada yetişmiş. Varlık kelimelerini kâinat kitabının Kur'an-ı Mübin manasında ve kulların düzeyinde bir kitapta özetlediği, onların lisanı ile de dile getirdiği gibi, kuldan Rabbine yönelecek hitap şeklini de varlığın ruhu, kâinatın melek-i müekkeli Cebrail (as) vasıtasıyla, kulluğun zirvesinde, insanlığın en üst mertebesinde ve Sultan-ı Kâinat'a Mi'raç kadar yaklaşmış en büyük Muhataba (asm) ve en parlak Ayinesine (asm) talim ettirmiş. Kesrette mülk aleminde ve şeriat-ı fıtriyenin hükümlerinin işlediği alanda korkulara, saldırılara, tahditlere ve Celal'in mülkte tezahürlerine karşı korunma arzusunun Hafîz-i Hakiki'ye dile getirilmesi ile en sağlam zırh ve en iyi koruyacak siper olarak Cevşen'i hediye etmiş. İstemenin, tazarru ve niyazın, sevgimizi dile getirmenin ve duygularımızı dile getirmenin yolunu tenezzülat-ı ilâhîye ile göstermiş. Kâinatı Kur'an'da özetlediği gibi, Kur'an'ın ifade ettiği manalarla ve kâinat külliyetinde bir duâyı Cevşen'de özetlemiş.
Bu anlamı ile Cevşen okumak; başlangıçta ve bütün zamanlarda zerreleri ihtizaza getiren İlahi sadânın semavi cisimleri, dünyayı, insan bedenini titreştirip, ruhta hasıl ettiği manaların; varlığın en mükemmel meyvesi, çekirdeği ve neticesi olan Hz. Peygamber'in (asm) ruhun da oluşan manaların yine O'nun (asm) talim ettiği şekilde dile getirilmesidir. Kâinat büyüklüğünde ruhta yansıyan manalarla Halik-ı Kerim'e, Rabb-ı Rahim'e arzuların, sevgilerin, duyguların O'nun (cc) Habib-i Edibine (asm) öğrettiği şekilde ve kâinat külliyetinde dile getirilmesidir. Sultan-ı Ezeli'nin nazarında bize çok büyük ehemmiyet kazandıran duâmıza, her unsuru ile kâinatı, mülkte yansıyan şekli ile esmâyı vesile yapmak ve ilâhî kelimelerin gizemi ve derinliklerinde gizli şifrelerle Rahmet-i İlahiye'yi celbetmektir.

************

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Paz Ağus. 23, 2009 1:54 pm

Esmaü'l-Hüsna Kanaviçesi: CEVŞEN
Moral Dünyası tarafından yazıldı.
Esmâü’l-Hüsna’nın değişik şekillerde adeta bir kanaviçe gibi örgülenmesinden ibaret olan Cevşen duası, metin olarak Kur’an’da yer alan Esmâü’l-Hüsna kalıplarına en yakın dua olma özelliğini taşır. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de, “Esmâü’l-Hüsna (güzel isimler) Allah’a aittir. O halde O’na onlarla dua edin” buyurarak, en makbul duanın Esmâü-l Hüsna ile yapılan dua olduğunu ifade buyuruyor.

“Cevşen”, bir duadır. Dua ise kulluğun özü ve imanın en halis bir neticesidir. Dua, kulu Allah’a yaklaştıran en kısa bir yoldur. Bediüzzaman, ”Dua bir ubudiyet (kulluk)tur, semeratı uhreviyedir” der. Yani duanın asıl sonuçları ahrette ortaya çıkacaktır.

Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de, “Esmâü’l-Hüsna (güzel isimler) Allah’a aittir. O halde O’na onlarla dua edin” buyurarak, en makbul duanın Esmâü’l-Hüsna ile yapılan dua olduğunu ifade buyuruyor ve özellikle bizi Esmâü’l-Hüsna ile dua etmeğe davet ediyor. İşte Cevşen’in makbuliyeti, Cenab-ı Hakk’ın bin bir isminden örülmüş ve içinde bin hasiyeti taşıyan bir sırlar hazinesi olmasındandır.

“Zırh ve bir tür savaş elbisesi” manasına gelen Cevşen’in aslı, rivayete göre Uhud Savaşı’na dayanır. Savaşın en kızgın anında, giydiği zırh, Efendimiz’i oldukça sıkıp rahatsız ederken, Efendimiz ellerini açıp Cenab-ı Hakk’a dua eder. Bunun üzerine gök kapıları açılır ve Cebrail (as) gelerek, “Ya Muhammed! Rabb’in sana selam ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duayı okumanı istiyor. Bu dua hem sana, hem ümmetine zırhtan daha sağlam bir emniyet sağlayacak!” diye bu duayı tebliğ eder.


Cevşen nedir?

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nin “Cevşen” maddesinde şu bilgilere yer verilmektedir:

“Cevşenü’l-Kebîr, her biri Allah’ın isim ve sıfatlarından on tanesini ihtivâ eden yüz bölümden ibaret uzunca bir duadır. Her bölümün sonunda "Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emâne’l-emân hallisnâ/ecirnâ/neccinâ mine’n-nâr" (Sübhânsın yâ Rab! Sen’den başka yoktur ilâh! Emân diliyoruz Sen’den, koru bizi Cehennem’den!) ibaresi tekrarlanmaktadır. Bu yüz bölümden yirmi beşinin başında "ve es’elüke bi-esmâik" ibaresi bulunmakta ve "yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm" şeklinde Allah’a ait isimleri ihtiva etmektedir. Bu ifade ile başlayan her bölüm arasında ise genellikle üç paragraf hâlinde "Yâ hayra’l-Gâfirîn" ibaresiyle başlayıp devam eden değişik münacatlar şeklinde dualar yer alır. Böylece duanın tamamı Allah’a ait iki yüz elli isim ile yedi yüz elli sıfat ve münacatı kapsamış olur. Bütün bu münacatların ana gayesi, duanın muhtevasından ve her faslın sonunda tekrarlanan "el-Emân el-Emân hallisnâ mine’n-nâr" ifadesinden de anlaşılacağı gibi, dünya afetlerinden ve ahret azabından kurtuluş niyaz edilmektedir.

Muhtevasının güzelliği, ifadelerinin akıcılığı ve okunduğunda elde edilebilecek dünyevî ve uhrevî iyi sonuçlara dair rivayetlerin çokluğu sebebiyle olacaktır ki Cevşenü’l-Kebîr, Türkiye’de bazı Sünnî Müslümanlar arasında da ilgiyle karşılanmıştır. Duayı, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî, tarikata dair birçok evrâd ve ezkârı derlediği “Mecmûatü’l-Ahzâb” adlı eserinde nakletmiş, daha sonra eser, özellikle Risâle-i Nûr talebeleri tarafından müstakil olarak birçok defa basılmış ve Türkçeye de tercümeleri yapılmıştır.

Şiî kaynaklarında zikredilen metinle bu eserlerdeki metin arasında bazı bölümler ile isim ve sıfatların sıralanışında takdim ve tehirler, bazı kelime ve harflerde değişiklikler, özellikle bölümlerin başlangıç ve bitimlerinde tekrarlanan cümlelerde eksiklik veya fazlalıklar göze çarpmaktadır. Yine bu kitaplarda 100. bölümden sonra zikredilen ve "Allahümme rabbenâ" diye başlayan kısım da rivayetin aslında mevcut değildir. Bu farklılıklar, Türkiye’de basılan kitapların duayı Şiî kaynaklarından değil, Mecmûatü’l-Ahzâb’da rivâyetin aslına ve kaynağına işaret edilmeden nakledilen metinden almalarından kaynaklanmaktadır.”


Esmaü’l-Hüsna kanaviçesi

Esmaü’l-Hüsna’nın değişik şekillerde adeta bir kanaviçe gibi örgülenmesinden ibaret olan Cevşen, metin olarak Kur’an’da yer alan Esmaü’l-Hüsna kalıplarına en yakın dua olma özelliğini taşır. Tek başına bu özelliğine dikkat eden herkes, esasında onun Kur’an’a ve vahye dayandığını anlamakta güçlük çekmez.

Cevşen, rivayet silsilesi olarak Musa Kazım, Cafer-i Sadık, Muhammed Bakır, Zeynelabidin, Hz. Hüseyin ve Hz. Ali ile Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) dayanır. Cevşen, İranlı meşhur âlim Meclisî’nin Biharul-Envar isimli eserinin 90. cildinde ‘Daavat’ bölümünde yer alır.

Senedinde yer alan raviler, Âl-i Beyt’e mensup imamlar olmasından dolayı Cevşen, tarih boyunca Şiilerce benimsenmiş ve Ehl-i Sünnet arasında yaygınlaşmamıştır.

Burada şu tarihi gerçeğe işaret etmekte fayda vardır. Sünni-Şii ihtilafının temelleri Asr-ı Saadet’e dayansa da, buna bağlı mezhep taassup ve aşırılıkları daha sonradan ortaya çıkmıştır. Bu ihtilafların meydana getirdiği taassup, sadece Sünnileri Cevşen gibi bir hazineden uzak bırakmakla kalmamış, Âl-i Beytin muhabbetini esas alan Şiileri de Sünnilerin elindeki nice kıymetlerden mahrum bırakmıştır.

Fethulllah Gülen’in ifadesine göre, Sünni kaynaklarda ancak Hakim’in Müstedrek’inde Cevşen’den birkaç fıkra yer alır.

Fethullah Gülen, Cevşen’le ilgili yaptığı bir tahlilde Ehl-i Sünnet kaynaklarının, Şii kaynaklarından nakilde çok daha katı bir tavır sergilediklerine işaret ederek şöyle der:

“Nitekim Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği pek çok hadis var ki, aynı hadisleri çok küçük farklarla, hatta bazen aynı şekliyle Küleynî’nin el-Kafi’inde görmek mümkündür. Ne var ki, Ehl-i Sünnet âlimleri Küleynî’den tek bir nakilde bulunmamışlardır. Hâlbuki onda yer alan hadisler, Buhari ve Müslim’de de yer aldıklarına göre hem senet hem de lafız itibariyle cerhi söz konusu olmayan hadislerdir. Ancak, el-Kafi’de yer alan hadisleri daha çok Şii imamlar nakletmişler ve bu sebeple de Sünnilerce daha işin başında endişe ile karşılanmışlardır. Cevşen için de aynı durum söz konusu olmuştur.”

Evet, bundan anlaşılıyor ki, Sünni-Şii ihtilafı sadece Cevşen değil, sayılamayacak kadar çok sahih hadislerin, gerek Sünni, gerekse Şii kaynaklarında yer almamasına neden olmuştur. Ne yazık ki, mezhep ihtilafının getirdiği taassup, bu tür bilgilerin sadece Sünni veya sadece Şiilerin malı olarak telakki edilmesine neden olmuş ve bu da İslam kültürünün kısırlaşmasının amillerinden olmuştur.

Bu konuda Ehl-i Sünnet tarafında olup da bir istisna teşkil edenler Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî ile Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleridir. Gümüşhanevî, tarikatlara dair birçok evrad ve ezkarı derlediği Mecmuatü’l-Ahzab adlı eserine Cevşen’i de almıştır.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi ise, Cevşen’in Peygamber Efendimiz’in Cenab-ı Hakk’ın bin bir ismiyle dua ettiği bir münacatı olduğunu ve açıkça Kur’an’dan çıktığını belirterek ona sahip çıkmış, onu daimi bir vird edinerek hem okumuş hem de talebelerine okumalarını tavsiye etmiştir.

Kaynak: Moral Dünyası - Sayı: 58

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:06 am


20.Bab

1- Ey üzüntü ve tedirginliği kaldıran,
2- Ey gam ve kederleri gideren,
3- Ey günahları ve suçları bağışlayan,
4- Ey tevbeleri kabul buyuran,
5- Ey mahlûkatın Halikı,
6- Ey vaadinde sâdık olan,
7- Ey yavruları rızıklandıran,
8- Ey verdiği sözü, ahd ve emanı yerine getiren,
9- Ey gizlilikleri bilen,
10- Ey tane, tohum ve çekirdekleri açıp filizlendiren,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:06 am

Cevşen-ül Kebir'den 19.Bab

1- Ey ancak fazlı umulan ve ondan yalnız iyilik, ihsan sudur eden,
2- Ey adaletinden başka, hiçbir hüküm ve icraatından korkulmayan,
3- Ey ondan ancak iyilik ve ihsan beklenilen,
4- Ey yalnız af ve mağfireti istenilen,
5- Ey mülkünden başka hiçbir mülkün devam ve bekası bulunmayan,
6 -Ey saltanat ve satvetinden başka saltanat bulunmayan,
7- Ey burhanından başka üstün, açık burhan bulunmayan,
8- Ey rahmeti her şeyi kuşatan,
9- Ey rahmeti gazabını geçen, önce gelen,
10- Ey ilmi her şeyi ihata eden,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yek ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:07 am

Cevşen-ül Kebir'den 18.Bab

1- Ey mülk ve memleketinde tek ve yekta olarak daim ve kaim olan Mukîm,
2- Ey celâlet ve celâdetinde azîm olan sonsuz büyüklüğünü gösteren Azîm,
3- Ey saltanatında ilk ve son olan ebedî ve ezelî kalan Kadîm,
4- Ey kuluna karşı pek merhametli ve şefkatli olan Rahîm,
5- Ey her şeyi ve her hali tüm veçhiyle en iyi bilen Alîm,
6- Ey kendisinden uzaklaşanlara hilm ile muamele eden, zaman tanıyan birden cezalandırmayan Halîm,
7- Ey dergâhında el açıp arz-ı hacet edene keremini gösteren, ikram eden Kerîm,
8- Ey miktarları, ölçüleri hikmetle belirleyen, takdir eden Hakîm,
9- Ey hükmünde, kazasında ve takdirinde lütuf ve suhuletle muamele eden Latîf,
10- Ey lütuf ve mülâyemetinde kudret ve iktidar sahibi olan,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:09 am

Cevşen-ül Kebir'den 17.Bab

ALLAH IM,
Yine İsimlerinle sana nida edip yalvarıyor, arz-ı niyaz ediyorum.
1- Ey emniyet ve emân veren, kalplere iman bahşeden Mü’min,
2- Ey her şeyin dizgini elinde bulunan, bütün mevcudatı çepeçevre kudret pençesinde tutan, gözeten, kollayıp koruyan, Müheymin,
3- Ey her şeyi yoktan var eden vücuda getiren ve her mevcuda mahsus vücud veren Mükevvin,
4- Ey her bir mevcuda rabbini ve diğer mevcudata dair fıtrî vazifesini bildirip ilham eden Mülâkkin,
5- Ey açıklanması gerekeni en iyi surette dilediği yolla, beyan edip bildiren Mübeyyin.
6- Ey zorlukları kolaylaştıran, meşakkatleri teshil eden, zahmetleri rahata çeviren Mühevvin.
7- Ey her mahlûku ve hadiseyi ve her bir şeyi kendine mahsus tarzda hikmetle ve san’atla süsleyen, tezyin eden Müzeyyin.
8-Ey azamet kendisine mahsus olan, dilediğini dilediği kadar yücelten, şeref ve haysiyet veren Muazzım.
9- Ey ihtiyaç sahibi her mahlûkun yardımına koşan, mevcudatı birbirinin yardımına koşturan Muavvin,
10- Ey mevcudatı ve masnuatı uyumlu bir tarzda rengârenk nakışlarla anbean bezeyen yenileyen Mülevvin,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:09 am

Cevşen-ül Kebir'den 16.Bab

1- Ey bütün mevcudatı terbiye ve idare eden, her şeyin Rabbi,
2- Ey bütün kainatın hak mabudu, her şeyin mutlak İlâhı,
3- Ey bütün mevcudatı yaratan, her şeyin gerçek Halikı,
4- Ey her şeyden nihayet derece üstün, sıfat ve esması ile her şeyin fevkinde olan,
5- Ey yaratılan her şey ve başlayan her zamandan önce var olan, vücudu başka vücuttan çıkmayan,
6- Ey fani her şey ve biten her zamandan sonra olan, vücudu daim ve baki kalan,
7- Ey her şeyi gerçek yüzüyle ve her cihetiyle en iyi bilen,
8- Ey sonsuz kudrete sahip, irade ettiği her şeye kadir olan,
9- Ey her şeyin sanii olan, güzel ve taklit edilmez sanatı her şeyde var olan,
10- Ey devam eden ve baki kalan, kendisinden başka her şey fani ve zail olan,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:10 am

Cevşen-ül Kebir'den 15.Bab

1 – Ey bol ihsan, sehâ ve hadsiz cömertlik sahibi,
2- Ey karşılıksız bol iyilik ile fazi ve sonsuz şükrü icab ettiren nimet sahibi,
3- Ey korkulacak her şeye karşı gerçek emân ve emniyet yalnız kendisinde bulunan,
4- Ey bütün çirkinliklerden münezzeh ve mukaddes ve her kemalâtın ve nezâfetin sahibi olan,
5- Ey her şeyi hikmetle yapan, hikmetle bildiren en iyi tarzda tanıtıp beyan eden,
6- Ey nihayetsiz rahmet eden ve sonsuz rızasını kullarına vaad eden,
7- Ey kesin hüccet ve asıl burhanlar elinde bulunan, deliller mevcudiyetine dair olan,
8- Ey azameti her şeyi içine alan, her türlü saltanatın sultanı olan,
9- Ey affı ve mağfireti bütün günahlardan üstün olan,
10- Ey her türlü yardım kendisinden istenen, herkese hususî şefkat eden,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:11 am

Cevşen-ül Kebir'den 12.Bab

1- Ey gaypları ve gizlilikleri bihakkın bilen,
2- Ey bol mağfiret eden her günahı bağışlayan,
3- Ey ayıpları bihakkın örten, kusurları her cihetle gizleyen,
4- Ey bütün meşakkatleri kaldıran, sıkıntıları her haliyle gideren,
5- Ey kalpleri çeviren halden hale sokup değiştiren,
6- Ey kalpleri süsleyip donatan cemaliyle güzelleştiren,
7- Ey kalpleri nurlandıran, zulmet-i küfürden nuru imana çıkaran,
8- Ey maddî ve manevî her türlü hastalığa müptelâ olan kalplerin tabibi,
9- Ey kalplerin gerçek sevgilisi, fıtrî kusursuz habibi,
10-Ey kalplere en yakın olan, ünsiyet veren dost,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:11 am

Cevşen-ül Kebir'den 11.Bab

1-Ey sıkıntı ve darlığımda tek sahibim, en büyük hazırlığım,
2- Ey musibet zamanında yekta ümidim, tek halaskarım,
3- Ey yalnızlık ve kimsesizlikten içim karardığında tek ünsiyet verenim,
4- Ey gurbet ve sahipsizliğimde tek dostum,
5-Ey nail olduğum her nimeti bana gösteren tek velinimetim,
6-Ey meşakkat ve zorlukta kederimi izale eden tek kurtarıcım,
7- Ey her çeşit fakr ve ihtiyacımı zamanında gideren yegâne imdadım,
8- Ey sebeplerin tesiri kesilip muztar kaldığımda tek sığınağım,
9- Ey dehşete kapılıp ürperdiğimde tek yardımcım,
10 – Ey şaşırdığımda rehberim, tek yol gösterenim,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:12 am

Cevşen-ül Kebir'den 10.Bab

1- Ey sanat harikası her masnuun ustası her sanatın Sani’i,
2-Ey görünen ve görünmeyen yaratılan her şeyin Hâlık’ı,
3-Ey rızıklandırılan her şeyin ve her kesin Râzık’ı,
4-Ey her mülkün sahibi, her memlükün Mâlik’i,
5-Ey her dertlinin halaskarı, her meşakkatlinin Mugîs’i,
6-Ey gam ve keder sahibi herkese ferec veren gönlüne sevinç kapıları açan Fâric,
7- Ey rahmete muhtaç her mevcuda rahmet eden Rahîm,
8-Ey hezimete uğrayan, yardımsız kalan herkese imdad eden nusret veren Nasır,
9-Ey ayıplanan her bir mahlûkun ayıbını örten, ayıpları setreden Satir.
10-Ey her mazlumun sığınağı her ahlının Melce’i,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:12 am

Cevşen-ül Kebir'den 9.Bab

ALLAHIM,
Yine İsimlerinle sana nida edip yalvarıyor, arz-ı niyaz ediyorum.
1- Ey istemediği şeye mani olan tecavüzleri durduran, hudud koyan Mani’,
2- Ey belâları, musibetleri, zararları, mânileri düşmanları, defeden Dafi’,
3- Ey faydalı şeyleri yaratan, her şeye çok menfaatler iyilikler takan Nafi’,
4- Ey her sesi duyan ve her sadayı işiten Sami’,
5- Ey her şeyin maddî ve manevî yükselmesi elinde bulunan Rafi’,
6- Ey her şeyi yaratan her şeyde asar-ı sanatı görünen Sani’,
7- Ey dilediği kullarına taraf çıkan hak ettikleri cezayı affeden Şafi’,
8- Ey irade ettiği maddî manevî her şeyi ve her zıddı mümanaatsız bir araya toplayan Cami’,
9- Ey esma ve sıfat ve şuunatıyla her şeyi ihata eden, hiçbir şey icraatı dışında kalmayan Vasi’,
10- Ey dilediği maddî ve manevî her şeye vüs’at veren genişleten Mûsi’,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:13 am

Cevşen-ül Kebir'den 8.Bab

1- Ey bütün hamd ve senaların hak sahibi,
2- Ey yüceliği her şeyden üstün olan, şan ve şeref sahibi,
3- Ey fahr ve bahâ, hüsün ve kemâlât sahibi,
4- Ey ahidlerde bulunup sözünde duran, peyman ve vefa sahibi,
5- Ey günahları affeden, rızası esas olan, af ve rıza yalnız kendisinden beklenen,
6- Ey iyilik ve atiyyeleri bol olan, zahirî ve batinî nimetler, rahmetler ihsan eden,
7- Ey hail ve fasl ve tefrik eden kat’î ve hak hüküm sahibi,
8- Ey azîz ve bakî olan, izzet ve beka sahibi,
9- Ey nimeti bol, kendisi çok cömert olan cevvâd-ı Kerîm.
10- Ey karşılıksız bol ihsan eden, üstün kılan, gizli nimetler sahibi,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:13 am

Cevşen-ül Kebir'den 7.Bab

1-Ey mağfiretiyle hataları affeden,
2- Ey belâları kaldırıp sıkıntıları gideren,
3- Ey arzu ve istekler kendisinde son bulan, meşietine bırakılan,
4- Ey ihsanı bol olan, çok ikram eden, bereketli veren,
5- Ey hediyeleri çok olan, rahmet hediyeleriyle herkesi ve her şeyi ihata eden,
6- Ey mahlûkatı rızıklandıran, yoktan var ettiklerine rızık veren,
7- Ey mukadder olan ecelleri kazâ eden, ölümlere karar veren,
8- Ey şikâyetleri ah ve eninleri işiten, feryadları duyan,
9- Ey muntazam ordular gönderen, askerleriyle imdad eden,
10-Ey esirleri azâd eden, köleleri salıverip halâs eden,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:14 am

Cevşen-ül Kebir'den 6.Bab

1- Ey azametine ve yüceliğine karşı her şey boyun eğip tevâzu eden,
2- Ey sonsuz kudretine her şey teslim ve musahhar olan,
3- Ey izzetinin önünde her şey dize gelip mütezellil olan,
4- Ey heybet ve azametine karşı sonsuz acz ile her şey boyun eğip huzû eden, lebbeyk diyen,
5- Ey hükümranlığına saltanatına her şey inkiyad edip, baş eğen,
6- Ey havf ve korkusundan her şey kendisine boyun eğen, zelil olan,
7- Ey celâl-i haşyetinden dağlar şak edip parçalanan,
8- Ey semâvât ve gökler emriyle yükselen, ayakta duran,
9- Ey izin ve iradesiyle arz istikrar bulup, zemin intizam altına giren,
10- Ey raiyyeti saltanatına ve mülkünde yaşayanlara zulmetmeyen, rahat bırakan,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:14 am

Cevşen-ül Kebir'den 5.Bab

ALLAHIM,
Yine İsimlerinle sana nida edip yalvarıyor, arz-ı niyaz ediyorum.
1-Ey çok rahmet eden, en lâtîf rahmetini gösteren Hannân,
2-Ey çok ihsan eden, hakiki iyilik sahibi olan Mennân,
3-Ey amellere lâyık karşılık veren, zayi etmeyen Deyyân,
4-Ey mağfireti bol olan, çok bağışlayan, affeden Ğufrân,
5-Ey yol gösteren, mevcudiyetinde şek olmayan Burhan,
6-Ey gerçek saltanat ve hüküm sahibi Sultân,
7-Ey şirkten, noksan sıfatlardan münezzeh olan Sübhân.
8- Ey kendisinden yardım dilenen, imdad istenen Müsteân,
9- Ey ihsan eden, bol nimetiyle herkesi minnet altına alan, beyan ve
delil gösteren, her şey kendisiyle bilinen, Zü’l Menni ve’l Beyan.
10- Ey bütün korkulardan eman veren, hıfzeden Zü’l -Eman,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:15 am

Cevşen-ül Kebir'den 4.Bab

1- Ey izzet içinde cemal, cemal içinde izzet sahibi olan.
2- Ey mülk ve celâlin, saltanat ve haşmetin gerçek sahibi,
3-Ey kudret ve kemâl, güç ve mükemmellik yalnız kendisinde bulunan.
4-Ey en büyük ve her batıl düşünceden pak muallâ ve yüce olan.
5-Ey ehli dalâlet ve küfrün hilelerini bilen, cezayı hak edenlere azabı şiddetli olan,
6- Ey ceza ve ikabı pek şiddetli olan,
7- Ey hesap ve ceza ve mükâfatı seri olan
8- Ey en iyi şekilde mükâfatlandıran ve hazinesinde pek çok, güzel sevabı bulunan,
9- Ey katında her şey içinde yazılan Ümmü’l Kitap sahibi,
10-Ey ağır ve yüklü bulutları inşa eden.

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:15 am

Cevşen-ül Kebir'den 3.Bab

1- Ey affedenlerin en hayırlısı, en üstünü
2- Ey yardım, imdad edenlerin en hayırlısı en yücesi.
3- Ey en iyi hüküm veren, en kâmil ve hayırlı hâkim,
4- Ey en iyi başlatan, en güzel şekilde açan,
5- Ey hiç unutmadan dostlarını en hayırlı şekilde anan.
6- Ey her şeyin en hayırlı varisi olan, bütün eşya ona kalan.
7- Ey en hayırlı, hak vecihle medih ve sena eden.
8- Ey en güzel şekilde, en hayırlı tarzda rızıklandıran,
9- Ey en muhkem, en doğru hüküm veren hal ve fasl eden.
10- Ey ihsanından fazla, üstün ihsan mümkün olmayan.

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:16 am

Cevşen-ül Kebir'den 2.Bab

1- Ey seyyidlerin serveri, büyüklerin sahibi,
2- Ey her çeşit duaya cevap veren,
3- Ey bütün iyiliklerin gerçek sahibi, hâmîsi,
4- Ey bütün makamların fevkinde olan; dereceleri yükselten.
5- Ey bereketi büyük olan, karşılıksız bol ihsan eden,
6- Ey hataları mağfiret eden, suçları affeden,
7- Ey belâları def eden, musibetleri alıkoyan,
8- Ey bütün sesleri işiten, her nidayı duyan,
9- Ey istenenleri veren, dilekleri yerine getiren,
10- Ey sır olan ve saklanan bütün gizlilikleri bilen,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:17 am

Cevşen-ül Kebir'den 1.Bab

Bismillâhirrahmânirrahîm

ALLAH’IM,

Yine İsimlerinle sana nida edip yalvarıyor, arz-ı niyaz ediyorum.
1- Ey bin bir esma sahibi, mutlak’ ve gerçek mabud olan Allah
2- Ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman.
3- Ey hususi rahmet gösteren, sevgili ibâdına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahîm.
4- Ey her şeyi bihakkın bilen, hiçbir şey ondan gizlenmeyen Alîm.
5- Ey güzel muamele eden, fırsat tanıyan hemen cezalandırmayan Halîm.
6- Ey sonsuz azamet ve nihayetsiz ihatalı esma sahibi olan Azîm.
7- Ey her şeyi yerli yerine koyan hikmetle yapan, faydalı yaratan Hakîm.
8- Ey mevcudiyetinin bidayeti ve sonu olmayan, bizatihi var olan hadis olmayan Kadîm.
9- Ey hiç bir sebebe dayanmadan her şeyi ayakta tutan, fenaya uğramayan Mukîm.
10- Ey bol kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerîm,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:37 am

Cevşen-ül Kebir'den 13.Bab

ALLAHIM,
Yine İsimlerinle sana nida edip yalvarıyor, arz-ı niyaz ediyorum.
1- Ey sonsuz derece celalli ve yüce olan haşmet sahibi Celîl,
2- Ey nihayetsiz, gerçek güzellik sahibi olan Cemîl,
3- Ey her şeyi yoluna koymakta kendisine en fazla güvenilen Vekîl,
4- Ey mahlûkatın ihtiyaçlarını tekeffül eden, zorluklarını üstüne alan güven veren Kefîl,
5- Ey hak ve hayrın rehberi, her iyiliğin ve doğrunun Delili,
6- Ey ayağı kayıp düşecek olanları tutup kaldıran, affeden Mukîl,
7- Ey her cihetle küçük büyük gizli aşikâr her şeyden haberdar olan Habîr,
8- Ey yumuşak davranan, gizli inceliği bilen, her şeyde nazik cemal-i sanatı görünen Latîf,
9- Ey herkese galib gelen her bir mevcuda haddini bildiren sonsuz izzet sahibi Azîz,
10- Ey her şeyin gerçek sahibi, bütün mevcudatın mutlak maliki, hükümdarı olan Melîk,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   Cuma Mart 29, 2013 8:38 am

Cevşen-ül Kebir'den 14.Bab

1- Ey maddî ve manevî yolunu şaşırıp hayrette kalanların rehberi, yol göstericisi,
2- Ey meded dileyenlerin, yardım isteyenlerin sahibi, halaskarı,
3- Ey belâların şiddetinden feryad ve figan edenlerin yardımcısı,
4- Ey hıfz, himaye ve necat isteyenlerin tahassüngâhı sahibi,
5- Ey isyankârların sığınağı, asilerin iltica kapısı,
6- Ey günahkârları bağışlayan, suçluları affeden,
7-Ey korkanları himayesine alan, onlara eman ve emniyet veren,
8- Ey bîçarelere, muhtaç miskinlere merhamet eden,
9- Ey vahşet ve yalnızlığa düşenlere ünsiyet veren en yakın dost,
10-Ey zorluğa düşüp çaresiz kalanların duasına cevap verip derdine derman olan,

Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka
ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve
cehennemden kurtar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Cevşen in Türkçe Anlamı..topluca
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» PELÝN ÝSMÝNÝN ANLAMI.....

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: İslami ilimler ve dini kültür :: Tasavvuf-Dua-Gönül Dünyamız-
Buraya geçin: