KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi    Çarş. Ocak 01, 2014 12:12 am

Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi

Arkadaşımız Yusuf Sevinç Bey, Tarsus ile ilgili çok önemli ve değerli bazı bilgileri derleyip göndermiş... İnşaallah Ortadoğu'da ilk Türk koleji olan Hamidiye Koleji'nin inşaatıyla ilgilenen bu arkadaşımız ve eğitime adanmış gönüllüler 15 Ağustos 2007'de Amman'da eğitim yuvalarını açacaklar. Onları candan tebrik ediyoruz... Şimdi Yusuf Bey'in yazıp gönderdiklerini sizlere aktarmaya çalışayım. O diyor ki:

Tarsus'ta kısa bir süre önce yaşanmış çok kıymetli bir hâdiseyi bilgilerinize sunmak istedim... Hadise şu:

Keramet ve bereketiyle tanınmış Hz. Danyal (as)'ın kabri, Tarsus'tadır. Hz. Danyal (as) bir süre önce Tarsus belediye başkanının rüyasına girer ve, "Beni pislikten kurtar" der. Aynı rüyayı üç defa görünce, başkan araştırmaya başlar ve kabrin içinde bulunduğu Makam Camii'nin altından kanalizasyonun geçtiğini fark eder... Hemen temizlik ve kazı çalışmalarını başlatır...

Kabrin bilinen eski tarihi şöyle: Hz. Danyal (as) Çukurova'ya vesile olduğu kerâmet ve bereketinden dolayı kabrini çalarlar korkusuyla Berdan Çayı'nın içine gömülmüştür. Sonraları kaybolan mezarı bulup tamiri için Hz. Ömer (ra), Hz. Ebu Musa El-Eşari (ra)'ı Tarsus'a gönderir. Hz. Ebu Musa El-Eşari (ra), Berdan Çayı'nın içine defnedilen kabri bulur ve halkın sahipleneceği bir hale getirir. Sonraki yıllarda nehrin yatağı değişir. Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren şehrin kanalizasyonu kabrin üstünden akmaya başlar. Bundan sonrasını bu çalışmaları yapan müteahhit Ali Bey'den aktarıyorum:

Kazı çalışmalarına büyük bir hızla başladık. Önce kanalizasyonun yönünü değiştirdik. Makam Camii'nin tamamını ve bahçesini kazı planımıza aldık. Onlarca kamyon pislik çıkardık, 7-8 metre inince kabri bulduk. Başkanı ve Tarsus'un tanınmış hocalarından birini çağırdık. Kabrin üstünde su geçirmesine engel olan zift gibi bir maddeyi kırmak için iki ustamızı aşağı indirdik. Önce biri sonra öbürü ilk kazmayı vurunca bayılıp düştüler. Hocamız bundan sonrasına müsaade etmedi. Biz de kabrin üstü örtülecek kadar toprak koyarak kabri kapattık. Diğer yerlerin kazıları devam ediyor.

Bir peygamberin kabrinden kanalizasyon akıyor olması çok ağır bir musibet, bu durumdan kurtulmak sadece Hz. Danyal (as) için değil; bütün o bölge için bir lütuf olsa gerek...

Böyle kıymetli bir vazifenin bir insana nasip olması ayrı bir nimet. Rabb'im bizlere de nasip etsin inşaallah. Başkanın böyle bir lütufla mükâfatlanmasının hikmetini biz bilemeyiz. Ama geçmişte vesile olduğu başka bir hayırlı işe şahit olmuştuk.

O hadise de, çok kıymetli mesajlar içeriyor...

1995 yılında İhsan Kalkavan Bey'in kardeşinin cenazesi için Mersin'e gelen muhterem Hocaefendi, Mersin Limanı'nda yarı batmış vaziyette jilet olmayı bekleyen bir gemi görür ve ne enteresandır ki, geçmişini sorar...

Çanakkale'de savaşın seyrinin değişmesine vesile olan NUSRAT MAYIN GEMİSİ olduğunu öğrenince gözleri yaşaran muhterem Hocamız ellerini kaldırıp dua eder...

Muhterem Hocamız'ın duasını alan, batmaya terk edilmiş paslı bir gemi bile olsa Allah'ın izniyle nasipsiz kalmaz.

Bu duadan kısa bir süre sonra, böyle bir duadan haberi bile olmayan Tarsus'un söz konusu belediye başkanı, NUSRAT'ı satın alır. Tarsus'un girişinde güzel bir "Çanakkale Parkı" yaptırır. İçinde Çanakkale'yi anlatan pek çok hatırayı canlandırır. Tabii ortasında, temizlenip boyanmış ve tertemiz bir şekilde kendisi için hazırlanmış havuzda ziyaretçilerini bekleyen NUSRAT MAYIN GEMİSİ ile beraber...

Allah, özümüze, kökümüze, kudsîlerimize, tarihimize sahip çıkanlardan ebediyyen razı olsun. Bu güzel hatıraları yazıp gönderenlerden de... İnşaallah bu meseleyle alakalı bakanlıklarımız da gerekli ilgiyi gösterir ve bu mânevî hazinelerimizi dünyaya duyuracak ve ülkemizi bir ilgi odağı haline getirecek çalışmaları yaparlar.

******************************************************


************************************



Danyal Aleyhısselamın Soyu:

Danyal b.Hızkıl'ül 'asgar, Peygamber oğullarından, Süleyman b. Dâvud Aleyhisselamların soyundandı. Danyal Aleyhisselâmın Resul Olmayan Bir Nebi (Peygamber) Oluşu: Hz. Ali (ra), Danyal Aleyhisselâm hakkında: "O, Resul olmayan bir Nebî idi." demiştir.

Danyal Aleyhisselâmın Esir Edilerek Babile Götürülüşü:

Bâbil hükümdarı Buhtunnassar'ın, Beytülmakdis'i yıkarak İsrailoğullarının çocukları arasından seçip kumandanlarına paylaştırdığı esir çocuklar arasında Danyal Aleyhisselâm da, bulunuyordu.

Danyal Aleyhisselâmla Üç Arkadaşının Zindana Atılışı:

Bâbil halkı, Buhtunnassar'a başvurarak; "İsrailoğullarından esir edilen şu çocukları, bize vermeni, senden istemiştik. Sen de, onları, bize vermiştin. Vallahi, onlar, bizim yanımızda olalıdanberi, kadınlarımızın, bizi tanımadıkları­nı, onlarla ilgilendiklerini ve yüzlerini, onlara çevirdiklerini görüyoruz. O çocukları, ya bizim aramızdan çıkar, al, ya da onları, öldür!" dediler. Buhtunnassar:

"İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.

Öldürülmek üzere çıkarılıp sağ bırakılmaları için, Allâh'a yalvarmaları üzerine, Buhtunnassar tarafından sağ bırakılan Danyal Aleyhisselâmla Hananya, Azarya ve Mişaye Bâbil zindanına atılmışlardı.

O sırada, Buhtunnassar; bir rü'yâ görmüş, fakat, gördüğü rü'yada görüp de, kendisini şaşırtan şeyi unutmuştu.

Buhtunnassar, gördüğü rü'yadan, korkmuştu. Sihirbazlarla kâhinlerden, bunun yorumunu sormuşsa da, onlar, yoramamışlardı.

Danyal Aleyhisselâm, arkadaşlarıyla birlikte zindanda bulundukları sırada, bunu, işitti.

Zindancı; Danyal Aleyhisselâmın hal ve gidişatındaki güzelliği ve doğruluğunu görüp hoşuna gitmekte ve kendisine sevgi göstermekte idi. Danyal Aleyhisselâm, ona:

"Sen, bana bir iyilik yap: Sahibinizin katında aracı ol da, görmüş olduğu rü'yâyı, ona yorayım." dedi.

Zindancı, gidip Danyal Aleyhisselâmın dileğini, Buhtunnassar'a haber verdi. Bunun üzerine, Buhtunnassar, peygamber oğullarından Danyal Aleyhisse­lâmla üç arkadaşını huzuruna çağırdı.

Buhtunnassar'ın önünde, ona, secde etmedikçe, hiç kimse duramazdı. Fakat, Danyal Aleyhisselâm, onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu.

Buhtunnassar, ona:

"Seni, bana, secdeden alıkoyan nedir?" diye sordu.

Danyal Aleyhisselâm:

"Benim bir Rabb'im var ki, bana, ilim ve hikmet verdi. Kendisinden başkasına secde etmememi de, bana, emretti. Ben, kendisinden başkasına secde edersem, Onun, bana verdiği ilmi, benden çekip almasından ve beni, helak etmesinden korkarım!" dedi.

Buhtunnassar; Danyal Aleyhisselâmın verdiği cevaba hayret etti ve:

"Evet! Secde yapma! Sen, ahdine vefa etmekle, çok iyi etmiş ve sana verilen ilmin şerefini yükseltmiş, gözetmiş oluyorsun." dedikten sonra: "Sende, şu gördüğüm rü'yânın ilmi ve yorumu var mıdır?" diye sordu.

Danyal Aleyhisselâm: "Evet!" dedi. Buhtunnassar:

"Görmüş olduğum rü'yâyı, sonra, bana isabet eden bir şeyden dolayı, unuttuğum, beni hayrette bırakan o şeyin ne olduğunu, bana, haber veriniz." dedi.

Danyal Aleyhisselâmla arkadaşları:

"Sen, o rü'yâyı, bize haber ver de, biz sana, onun yorumunu haber verelim." dediler.

Buhtunnassar:

"Ben, onu hatırlayamıyorum. Eğer, siz, bana, onu, onun yorumunu, haber vermezseniz, omuz kemiklerinizi, sökeceğim!" dedi.

Danyal Aleyhisselâmla üç arkadaşı, Buhtunnassar'ın huzurundan çıktılar.

Allah'a, dua ettiler. Tazarru ve niyazda bulundular. Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler. Yüce Allah da, onlara, sorulan şeyi öğretti. Onlar, hemen Buhtunnassar'ın huzuruna vardılar. Ona:

"Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.

Buhtunnassar:

"Doğru söylediniz!" dedi.

Danyal Aleyhisselâm ve arkadaşları:

"O heykelin iki ayağı ve iki bacağı: seramikten, iki dizi ve iki baldırı bakırdan; karn gümüşten; göğsü altından; başı ve boynu demirdendi!" dediler.

Buhtunnassar:

"Doğru söylediniz!" dedi.

Danyal Aleyhisselâmla arkadaşları:

"Sen, onu, hayretle seyredip durduğun sırada, Allah, onun üzerine, gökten, bir kaya saldı da, onu, ufatıverdi! İşte, sana, rü'yânı unutturan da, bu idi." dediler.

Buhtunnassar:

"Doğru söylediniz!" dedi ve: "Peki, bu rü'yânın yorumu, nedir?" diye sordu.

Danyal Aleyhisselâmla arkadaşları:

"Bu rü'yânın yorumu, şöyledir:

"Sana, kralların kudret ve tasarruf durumları gösterilmiştir ki, onlardan, bazısının kudret ve tasarrufu, bazısından, daha gevşek ve yumuşaktı."

"Bazısının, kudret ve tasarrufu, bazısından, daha güzeldi. Bazısının kudret ve tasarrufu da, bazısından, daha sert ve katı idi."

"İlk kudret ve tasarruf: Seramik olup o, kudret ve tasarrufun en zaifi ve gevşeğidir."

"Sonra, onun üstünde bakır olup o, öncekinden daha üstün ve daha serttir. Sonra, bakırın üstünde gümüş olup o, bakırdan daha üstün ve daha güzeldir. Sonra, gümüşün üstünde altun olup o, gümüşten daha güzel ve daha üstündür."

"En üstünde bulunan demir, senin kudret ve tasarrufundur ki, o, hükümdarla­rın en katısı ve kendisinden önce olanların en kudretlisidir."

"Senin görmüş olduğun ve üzerine, gökten Allah'ın salıp heykeli yere seren kaya ise, Allan'ın, (semâdan indireceği Kitapla) ahir zamanda göndereceği bir peygamberdir ki, o, hepsini ufatacak, emir, onun olacak, ona, varıp dayanacaktır!" dediler.

Danyal Aleyhisselâmın Buhtunnassar Katında Yüksek Bir İtibar Kazanışı:

Danyal Aleyhisselâm; Buhtunnassar'ın rü'yâsını, haber verdiği ve yorduğu zaman, Buhtunnassar, ona ve onun arkadaşlarına, çok ikram etti.

Danyal Aleyhiselâmı, sık sık, huzuruna kabul eder, yapacağı işleri, ona ve onun arkadaşlarına danışırdı.

Danyal Aleyhisselâmı, üstün mevkilere getirdi. Danyal Aleyhisselâm, Buhtunnassar'ın yanında, insanların en şereflisi ve en sevgilisi olmuştu.

Danyal Aleyhisselâm'ın Buhtunnassar'dan Sonraki Durumu:

Rivayete göre Buhtunnassar'la onun daha üstü olan Büyük kıral Lührasp öl­dükten sonra, yerine, Beştasp b.Lührasp geçmişti.

Beştasp; Şam ülkesinin harap bir halde bulunduğunu, Filistin toprağında vahşî, yırtıcı hayvanların çoğaldığını ve orada, insanlardan hiç kimse kalma­dığını işitince:

"Babil toprağında bulunan İsrailoğullarından, Şam'a dönmek isteyen kimse­ler, dönsün!" diye nida ettirmiş, Dâvud oğulları Hanedanından bir Zâtı da, onla­rın üzerine kıral yaparak kendisine, Beytülmakdis'i imâr etmesini ve Beytül-makdis Mescid'ini yapmasını emretmişti.

Diğer rivayete göre;

İran hükümdarı Behmen, Babil Valisi Ahşu Yereş'e yazı yazarak, İsrailoğulla­rına yumuşak davranmasını, kendilerinin, istedikleri yerlere gönderilmelerine, memleketlerine dönmelerine müsâade edilmesini ve kendilerinin seçecekleri kim­seyi, başlarına koymasını emretmişti.

Danyal Aleyhisselâm'la Hananya, Azarya ve Mişayel, Beytülmakdis'e gitmek için Ahşu Yereş'ten izin istemiş idiyseler de, izin vermeğe yanaşmamış ve:

"Benim yanımda, sizin gibi, bin peygamber bulunsa, ben, sağ oldukça, onlar­dan, bir tanesini bile, yanımdan ayırmam." demiş, Danyal Aleyhisselâmı, Devletin Kadılık işlerile birlikte kendisinin her işini yürütmeğe memur etmişti.

Hattâ, Buhtunnassar'ın, Beytülmakdis'ten aldığı, hazinelerde saklanan her şeyin çıkarılıp Beytülmakdis'i iade edilmesini ve Büytalmakdisin, onunla, yeniden ya­pılmasını da, ona, emretmiş ve yapılmıştı.

Enbiya Suretlerinin Danyal Aleyhisselâm Tarafından İpek Kumaşlara Çizilişi:

Âdem Aleyhisselâm, çocuklarından gelecek peygamberleri görmeyi, Rabb'ından dilemiş, Yüce Allah da, onların suretlerini, Cennet ipeklerinden kumaşlara, onun için çıkarttırıp kendisine indirmişti.

Bunlar; Âdem Aleyhisselâmın, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu. Zülkarneyn Aleyhisselâm, onu, ele geçirdi. Âdem Aleyhisselâmın Mahzeninden çıkarıp Danyal Aleyhisselâma verdi. Danyal Aleyhisselâm da, onlara göre, bu sûretleri, ipek kumaşlara çizdi.

Danyal Aleyhisselâmın çizmiş olduğu bu suretler, Zülkarneyn Aleyhisselâmın ele geçirdiği suretlerin aynı idi.

Zülkarneyn Aleyhisselâm tarafından verilen suretlere göre Danyal Aleyhisselâmın ipek kumaşlar üzerine çizmiş olduğu, Âdem Aleyhisselâmdan, Muhammed Aleyhisselâma kadar olan bazı peygamberlerin suretleri, kraldan krala -tevarüs sûretile- geçerek Kayser Herakliüse kadar gelip erişmiş, o da, onları, sandığından birer birer çıkarıp Hz. Ebû Bekr'in Elçilerine göstermişti.


Danyal Aleyhisselâmın Vefatı, Cesedi Ve Kabri:

Danyal Aleyhiselâm, bir müddet, Bâbil'de oturdu. Bâbil'den ayrıldıktan sonra, Huzistan'ın Sus nahiyesinde kaldı. Orada, vefat etti. (Ona ve gönderilen bütün peygamberlere selâm olsun!)

Kendisinin cesedi kabri Sus'tadır.

Yüce Allah; Hz. Ömer (ra)'in halifeliği zamanında Sus şehrini, Ebû Mûsâ El Eş'arî'nin eliyle feth etti. Ebû Mûsâ, Sus kralı Sabur'u, öldürdü. Sus şehrini, kuşattı. Şehirde bulunan şeyleri, Sabur'un mal ve mülklerini ganimet olarak aldı. Mal depolarını, dolaşıp onların içinde bulunanları, alırken, bir meydanda, kilitli bir depoya rastladı ki, deponun kilidi, kalayla mühürlenmişti.

Ebû Mûsâ, Sus halkına:

"Bu depoda ne vardır? Ben, onun kilidinin de, kalayla mühürlenmiş olduğunu görüyorum." dedi.

Sus halkı:

"Ey Emîr! Onun içinde, sana yarayacak bir şey yoktur!" dediler.

Ebû Mûsâ:

"Onun içinde ne olduğunu, muhakkak, benim, bilmem lâzım! Deponun kapısını açınız da, içinde ne vardır bir bakayım?" dedi.

Kilidi, kırdılar ve kapıyı açtılar. Ebû Mûsâ, depoya girip bakınca:

Uzun, havuz gibi oyulmuş bir taş ve içinde de, altun sırma ile dokunmuş bir kefenle kefenlenmiş, başı açık, ölü bir adam gördü!

Ebû Musa da, yanında bulunanlar da, ölü zatın boyunun uzunluğuna hayrette kaldılar. Sonra, onlar, onun burnunu, karışladılar. Bir karıştan fazla olduğunu gördüler.

Ebû Mûsâ, Sus halkına:

"Yazıklar olsun size! Kim bu adam?" diye sordu.

Sus halkı:

"Bu adam, Iraklıdır."

"Irak halkı, yağmurları kesildiği zaman, bununla tevessül eder, yağmurla su­lanmak isterler, yağmurla sulanırlarmış! Iraklıların kuraklığa uğramadıkları sırada, biz, yağmursuzluktan, kuraklığa uğ­ramışız."

"Iraklılara adam salıp onu vesile kılarak yağmur dileyelim diye bize, onu, yolla­malarını, istemişiz. Iraklılar, göndermeğe yanaşmayınca, yanlarında elli adam rehin bırakıp bunu, beldemize getirmiş, kendisile tevessül ederek yağmur dilemiş, yağmurla su­lanmışız."

"Kendisini, Iraklılara iade etmemek görüşüne varmışız. Kendisi de, ölüm döşeğine düşünceye kadar yanımızda oturmuş ve vefat etmiş."

"İşte, onun kıssası ve hali, böyle imiş." dediler.

Bunun üzerine, Ebû Mûsâ, Sus'ta bir müddet oturdu. Hz. Ömer (ra)'e bir yazı yazıp Sus şehrinden, Allah'ın, kendilerine nasib ettiği şey­leri haber verdi ve ölü zâtın işini de, yazısında, yazdı.

Yazı, varıp Hz. Ömer (ra) onu okuyunca, Eshabın Ulularını, yanına çağırdı. Onlara, ölü zat hakkında bir bilgileri olup olmadığını sordu. Onlardan hiç birinde, onun hakkında bir bilgi bulamadı.

Ancak, Hz.Ali (ra):

"Bu Zat, Danyal Hakîmdir. Kendisi, Resul olmayan bir Nebîdir. Eski zamanda, Buhtunnassar'ın ve ondan sonraki krallardan bazısının yanın­da bulunmuştu." dedi ve onun, başından sonuna ve vefatına kadar kıssasını an­lattıktan sonra:

"Sahibine (Ebû Musa'ya) yaz! Onun üzerine, cenaze namazını kılmasını ve onu, Sus'luların erişemeyecekleri bir yere gömmesini, kendisine, emret!" dedi.

Hz. Ömer (ra), bunu, Ebû Musa'ya yazdı. Yazısında:

"Onu, beyaz Kabatî bezinden kefene sar, ve kefene, koku sür. Üzerine, cenaze namazı kıl. Sonra, onu, peygamberlerin gömüldüğü gibi, göm! Malına, bak. Onu, Müslümanların Beytülmal'ına koy!" dedi.

Bunun üzerine, Ebû Mûsâ, Sus ırmağının yolunu, başka bir yola çevirip akıt­malarını, Sus halkına emretti. Sonra, Danyal Aleyhisselâmın üzerinde bulunan kefenden başka bir kefene sarılmasını, emretti.

Sonra, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı. Suyu çekilen ırmak yatağının ortasına kabrini kazdırıp, kendisini gömdürdükten sonra, ırmağı eski yoluna çevirterek onun üzerinden akıttı.

(M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 2/121-122.)

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi    Çarş. Ocak 01, 2014 12:16 am

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=85899

kabri

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi    Çarş. Ocak 01, 2014 12:17 am


mene tekel ufarsin

tanımları artı sayısına göre sırala
başlık içinde ara


eski ahit'te de geçen bir yahudi menkıbesi.babil sürgününden sonra kral belşazzar, israiloğullarına geçici bir muhtariyet (özerklik) vermişse de onlarıı hükmü tahtında tutuyordu.dengeli davranıyor olmasının sebebi israiloğullarına ilişenlerin helak olacağı, saltanatlarının yok olacağına dair kehanetti.kehanetin gerçekleşmesi için öngörülen süre geçince belşazzar bir ziyafet verir,artık yahudilerin tüm servetini alacaktır.o sırada ziyafet verilen salonun duvarına bedeni olmayan bir el aramice bir yazı yazar (mene mene tekel ufarsin ) anlamı sayıldın,tartıldın eksik bulundun ve bölünecek anlamındaki bu yazıyı kimse tabir edemez.sonunda musevi peygamber danyal as huzura çağrılır, hz danyal, kral belşazzar'a (baltazar) salatanat günlerinin bittiğini, yetersiz görüldüğünü yani imtihanı kaybettiğini,ülkesi ve saltanatının perslerle medler arasında bölüneceğini söyler.o gece baltazar öldürülür, yahudiler hürriyetlerine kavuşurlar,babil krallığı tarihe karışır.

1 ocak 2014 tarihli zaman gazetesi nüshasında ahmet turan alkan, bu efsaneyi tayyip erdoğan'ı baltazar'a benzeterek nakletmiş.bakalım 2014 senesi bize beklenen kehaneti verecek mi ? maalesef kimin yeterli gelip,gelmediğini bize gösterecek görünmez bir elimiz yok..
(zanlı temiz 01/01/2014 11:57 ~ 01/01/2014 11:58)

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6380
Rep Gücü : 10014422
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 54
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi    Çarş. Ocak 01, 2014 12:21 am

A. Turan Alkan Köy yanar, deli taranır---mene tekel ufarsin danyal peygamber ve baltazar

Köy yanar, deli taranır

Selden kütük kapma yarışına PKK’nın Kandil takımından Cemil Bayık’ın da katılması işin suyunu çıkardı; Bayık, bir sene kadar önce Paris’te işlenen ve tuhaftır, tetikçi ele geçirildikten sonra sessizliğe gömülen PKK’lıların katlinde cemaat parmağı olabileceğini söylüyor ve taşı gediğine şöyle koyuyor: “Evet, bunlar paralel devlet kuruyorlar!”
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A

Yeni yılın ilk gününde olduğumuza göre Bayık’ın beyanını geçen yılın en iyi komedi gösterisi sayabiliriz, fakat bu bazı gerçekleri unutturmamalı. Herkes yolsuzluk şayialarının mahallî seçimleri nasıl etkileyeceği, üç büyük ili kimin kazanacağı ile ilgilenirken PKK’nın meşru platformdaki uzantısı BDP, daha şimdiden seçimin tek kazananı olmak yolunda akıllı adımlar atıyor. BDP’nin resmî sitesinde yayınlanan “Yerel seçimler bir çözüm seçimidir” başlıklı bildirideki şu cümleye dikkat çekmek istiyorum: “...bu seçimlerle birlikte Kürt halkı ve demokratik çözümün tarafı olan tüm güçler bir referandum yaşayacaktır.”

BDP’yi övecek halim yok ama şu gerçeği teslim ederim: BDP organik bir parti; meclis grubu, çok etkili isimlerden oluşturuldu ve bu iddialı isimler mahallî seçimler için aday gösterildi. Seçimlere yaptıkları hazırlık, diğer partilerle kıyas edilmeyecek kadar etkili. Yukarıdaki cümle, güneydoğu illerinde kazanılacak belediyelerin anlamlı bir yoğunluk teşkil etmesi durumunda hemen ânında siyâsî, hatta uluslararası bir sonuç doğuracağını bodoslamadan ilân ediyor: Referandum!

Böyle bir referandum sonucunun ne mânâya geleceğini, kabinenin yeni bakanları tercüme ederlerse biz de öğreniriz belki; meselâ, bir kısmı kesinleşmiş yargı kararları için, “Yanlış yapmış olabiliriz ama yanlıştan dönmek erdemdir” sözleriyle bazı gönüllerde taht kuran ve bakan olur olmaz ilk iş, önceki bakan arkadaşının müsteşarını görevden alıp HSYK’ya çatan Adalet Bakanı bu tercümede bize yardımcı olabilir mi? Kezâ, “Hiçbir kurum yargıyı baskı altına alamaz. HSYK’nın üyeleri olsa bile.” dedikten sonra, üyelerin bakandan habersiz çekirdek bile çitlememeleri gerektiğini ima ederek “HSYK için gereken yapılacaktır.” diyen kıdemli bir bakandan da aynı himmet beklenir mi?

Görünen o ki hükûmetin şu günlerde “dürbünî nazar”la, yani basiretle uzağı görücü tahliller yapacak hali yok. Önceleri sadece Başbakan’ın şahsında hissedilen günü kurtarma gayretleri, son kabine değişikliğinden sonra bütün bakanları -mecbuur- kapsadı. Konuya en serin ve mesafeli durması beklenen Dışişleri bakanı bile, karınca kararınca “Büyücü avı”na katkı veren beyanatlar veriyor. Hükûmetten elektrik alan her kesim, bugünlerde sadakatini ibrâz yarışı içinde. Bundan ötürü Paris’teki cinayet hesabını bile cemaate kesmekte beis görmeyen Bayık bile, namusuna düşkün mahalle bekçisi rolünde cadı kovalıyor kendince; kimbilir nasıl keyifleniyordur şimdi Kandil’deki rezidansında?

Bu akıllara ziyan akıl tutulmasından, bu evlere şenlik cadı avından, basın ve siyaset dünyasının birbiriyle yaka-paça olmuş perişanlığından istifade ile Bayık ve koro arkadaşları nasıl bir sel kütüğü çekmeyi umuyor olabilirler sizce: İri bir referandum kütüğü olabilir mi?

“Yargıyı etkilemeye çalışmaktan vazgeçin, günü kurtarmak için darbecilerden bile medet ummayın, hayalhânenizde ne kadar şeytanlaştırma fantezisi varsa uygulamaya kalkışmayın” demiyorum; bilakis ne söylenirse söylensin herkes fıtratının hükmünü icrâ edecektir; tarihin huzurunda herkes tartıya çıkar neticede.

Babil kralı Belşassar (Baltazar diye bilinir), bir ziyafet esnasında salonun duvarına gövdesiz bir elin “Mene, tekel, ufarsin” kelimelerini yazdığını görür ve mânâsını öğrenmek için Danyal Peygamber’i çağırtır. Danyal Peygamber’in yorumu şöyledir: “Mene: Sayılı günleriniz sona erdi, Tekel: terazide tartıldınız ve eksik bulundunuz...”

Üçüncü kelimeye elim elvermiyor: Hafazanallah!


_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.bedavaforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hz. Danyal'ın (as) Kabri ve Nusrat Mayın Gemisi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: İslami ilimler ve dini kültür :: DİNİ KONULAR -İLAHİYAT-
Buraya geçin: