KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 HÜRRİYET KASİDESİ NAMIK KEMAL Sadeleştirilmiş

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Limoni
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5022
Rep Gücü : 12580
Rep Puanı : 43
Kayıt tarihi : 27/05/09

MesajKonu: HÜRRİYET KASİDESİ NAMIK KEMAL Sadeleştirilmiş   Paz Ara. 14, 2014 1:47 pm

HÜRRİYET KASİDESİ
NAMIK KEMAL
Sadeleştiren: A.Şükran Tozlu
 
01
Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten
 
Asrımıza hâkim olan hükûmet üyelerini; doğruluktan ve selametten sapmış görerek,
hükûmet kapısından şeref ve saadetle ayrıldık.
 
02
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvetmend olan mazluma el çekmez ianetten
 
İnsan olduğunu bilenler halka hizmetten usanmaz.
Mürüvetli olanlar mazluma yardımdan geri durmaz.
 
03
Hakir olduyda millet şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten
 
Millet hor görülüyorsa onun şanına zarar gelir sanma.
Cevher, yere düştü diye değerini ve itibarını kaybetmez.
 
04
Vücudun kim hamîr-i mayesi hâk-i vatandadır
Ne gam rah-i vatanda çâk olursa cevr ü mihnetten
 
Vücudun ki, mayasının hamuru vatan toprağındandır.
Vatan yolunda sıkıntı eziyetten parça parsa olsan dahi, bunun için gam çekmen gerekmez.
 
05
Muîni zalimin dünyada erbab-ı denâettir
Köpektir zevk alan sayyad-ı bî insafe hizmetten
 
Dünyada, zalime yardımcı olanlar alçak kimselerdir.
İnsafsız avcıya hizmetten zevk alanlar köpektir.
 
06
Hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i faniye
Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-î şöhretten
 
Hayatın yüksek bir değeri olduğunu bilenler;
fani bir zevk yerine, arkalarında iyi bir şöhret ve ebedi bir feyz bırakmaya gayret ederler.

07
Nedendir halkta tûl-î hayata bunca rağbetler
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten
 
Halkta uzun ömüre bunca düşkünlük nedendir?
Bilmem, emaneti çok saklamakta ne fayda vardır?
 
08
Cihanda kendini her fertten alçak görür ol kim
Utanmaz kendi nefsinden de âr eyler melâmetten
 
Bir insan ki; kendi kendinden utanmadığı halde,
başkaları tarafından ayıplanmaktan ar duyar ise, 
kendisini herkesten aşağı görüyor demektir.
 
09
Felekten intikam almak demektir ehl-i idrâke
Edüp teyzîd-i gayret müstefid olmak nedâmetten
 
İyi düşünenler için; başarısızlıklarından faydalanarak,
gayretlerini çoğalmak, felekten intikam almak demektir.
 
10
Durur ahkâm-ı nusrat ittihâd-ı kalb-i millette
Çıkar âsâr-ı rahmet ihtilâf-ı re'y-i ümmetten
 
Başarının bütün esrarı milletin kalp birliğindedir.
Halkın birbirine aykırı görüşlerinden hayırlı sonuçlar doğar.
 
11
Eder tedvir-i âlem bir mekinin kuvve-i azmi
Cihan titrer sebat-ı pay-i erbab-ı metânetten
 
İradeli bir kişinin azmindeki kuvvet dünyayı döndürür.
Yılmaz insanların ayak diremesiyle cihan titrer.
 
12
Kaza her feyzini her lütfunu bir vakt için saklar
Fütur etme sakın devletteki za'f ü betâetten
 
Kader, her feyzini ve lütfunu bir süre için saklar.
Devlette, bugünkü zayıflık ve ağırlıktan utanma.
 
13
Değildir şîr-i der zencire töhmet acz-i akdamı
Felekte baht utansın bînasîb erbab-ı himmetten
 
Zincire bağlı bir arslana ayaklarının acizliği suç değildir.
Dünyada iş yapmak fırsatından mahrum edilen gayret sahiplerinden talih utansın.
 
14
Ziya dûr ise evc-i rif'atinden ıztırarîdir
Hicab etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten
 
Eğer ziya (Ziya Paşa) çıkması gereken zirveden uzaksa, bu durum mecburiyetten kaynaklanan bir durumdur.
 
Yerde kalmış kabiliyetten tabiat mahçup olsun.
 15
Biz ol nesl-i kerim-i dude-i Osmaniyanız kim
Muhammerdir serâpa mâyemiz hûn-i şehâdetten
 
Biz; o asil ve faziletli Osmanlı soyundanız ki,
mayamız, baştan başa şehit kanıyla yoğrulmuştur.
 
16
Biz ol âlî himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
 
Biz; o yüksek işler başaran ciddiyet ve gayret sahipleriyiz ki,
bir aşiretten, fetihler yapan bir devlet çıkardık.
 
17
Biz ol ulvi nihâdânız ki meydan-ı hamiyette
Bize hâk-î mezar ehven gelir hâk-î mezelletten
 
Biz; o yüksek karakterli kahramanlarız ki, insanlık
ve yurtseverlik meydanında mezar toprağı, gözümüze şerefsizlik toprağından daha hafif görünür.
  
18
Ne gam pür ateş-i hevî olsa da gavga-yı hürriyet
Kaçar mı mert olan bir can için meydan-ı gayretten
 
Hürriyet kavgası korku ateşiyle dolu olsa da gam değil.
Mert olan,bir can için gayret meydanından kaçar mı?
 
19
Kemend-i can güdazı ejder-i kahr olsa cellâdın
Müreccahtır yine bin kere zencir-i esaretten
 
Celladın can alan ipi kahreten bir yılan gibi olsa bile,
yine de tutsaklık zincirinden bin kere üstündür.
 
20
Felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten
 
Felek her türlü cefa araçlarını toplayıp gelsin
Millet uğrundaki yolumda azimden vazgeçersem kahpeyim.
 
21
Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki edna zevk-i âlâdır vezaretten sadaretten
 
Mesleğimde çektiğim eziyetler hatırlansın.
Zira, o eziyetlerin en bayağı zevki dahi bakanlıktan, başbakanlıktan daha önemlidir.
  
22
Vatan bir bîvefâ nazende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sadıkan-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
 
Vatan, vefasız ve alaycı bir sevgiliye döndü.
Aşkına sadık kalanları gurbet, kederlerinden ayırmıyor.
 
23
Müberrayım reca vü havften indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım ağraz-ı hükûmetten
 
Korku ile bir şey ummaktan uzağım.
Benim gözümde (bana göre) işim çıkarcılıktan, hakkım da hükûmetin garezlerinden üstündür.
  
24
Civanmerdan-ı milletle hazer kavgadan ey bidâd
Erir şemşir-i zulmün ateş-i hûn-u hamiyetten
 
Ey zalim, milletin yiğitleriyle kavgadan sakın!
Senin zulmünün kılıcı, vatansever kanların ateşinde erir.
 
25
Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yi hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
 
Zulüm ve işkenceyle hürriyet fikrini yok etmek mümkün değil.
Eğer elinden geliyorsa, çalış; insanlıktan düşünceyi kaldır.
 
26
Gönülde cevher-i elmasa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten tesir-i sıkletten
 
Gönüldeki gayret cevheri elmasa benzer.
Baskının şiddeti ve ağırlığın basıncıyla ezilmez.
 
27
Ne efsunkâr imişsin ah ey dîdâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten
 
Ah ey hürriyet güzelinin yüzü, ne çok büyüleyici imişsin.
Gerçi esaretten kurtulduk ama senin aşkına esir olduk.
 
28
Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin tâ ebed dûr olmasın enzar-ı ümmetten
 
Artık kalpleri kendine çekmek kudreti sendedir.
Güzelliğini saklama! Güzel yüzün, ebediyete kadar milletin gözlerinden mahrum kalmasın.
  
29
Ne yâr-ı can imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin âzâd eyleyen bin ye's ü mihnetten
 
Ah ey istikbâl ümidi! Ruhun ne kadar sevgilisi imişsin.
Dünyayı binlerce dert ve sıkıntıdan kurtaran sensin.
 
30
Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infaz et
Hüdâ ikbâlini hıfz eylesin her türlü âfetten
 
Devlet ve hâkimiyet zamanı şimdi senindir, hükmünü dünyada yürüt.
 
Tanrı, saadetini her türlü felâketten korusun.
 
31
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahralar
Uyan ey yâreli şîr-i jiyan bu hâb-ı gafletten
 
Gezdiğin nazlı sahralar zulüm köpeklerine kaldı.
Ey kükreyen yaralı arslan, bu gaflet uykusundan uyan!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
HÜRRİYET KASİDESİ NAMIK KEMAL Sadeleştirilmiş
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: EDEBİYAT-TARİH- SANAT :: Şiirler-
Buraya geçin: