KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 alevilik özeleştirisi Odatv

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
huzeyfe
Süper Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 6801
Rep Gücü : 16072
Rep Puanı : 23
Kayıt tarihi : 27/03/09

MesajKonu: alevilik özeleştirisi Odatv   Salı Eyl. 08, 2015 12:02 am

[size=45]Hırsızı da eleştirmeyeceğim, soysuzu da[/size]
alevilik özeleştirisi

http://odatv.com/hirsizi-da-elestirmeyecegim-soysuzu-da-0809151200.html

Yezid'i,* yasa tanımazlığını, ahlaksızlığını da eleştirmeyeceğim...

Yararı yok; değerlerimizi çürüttük... Eleştiriyor, fırsat bulduğumuzda ise eleştirdiğimiz tavrı sergilemekte beis görmüyoruz. Ölçümüz, ahlakımız, insanlık anlayışımız değişti... Sol'un, Aleviliğin, en kötüsü de 'insanlık' denilen kavramın içi boşaltıldı!

Sol liberalleşti, Alevilik maddileşti. “İyi ve kötü” kıstasımız, çıkarlarımıza endekslendi... Çıkarımız varsa 'iyi' diyerek baş tacı ettik, değilse 'kötü' deyip yerin dibine soktuk. Kötüyü savunmak adına eşimiz dostumuzla bile kavga ettik; kırdık döktük...

Değerlerimizi paraya tahvil ettik ve Ortadoğu toplumuyla neredeyse aynileştik…

Oysa solun, Aleviliğin ve insanlığın temel prensibine göre; değerleri, inancı ve emeği pazarlamak, bireysel çıkar peşinde koşmak, Hınzır’la, Yavuz’la, Yezid’le aynı yerde olmak kötülerin de kötüsüydü… Evrensel ilkeler ve damıtılmış doğrular üzerinden yürüyor, motive oluyor, inanıyor, anlatıyor, Yezid’in şerrine karşı örgütleniyor, bedelini ödeyerek büyüyorduk.

Bir gün ‘adamın miçosu’ ortaya çıkıp; “gelin” dedi; “gelin, koltuklar sizin, buyurun yerleşin…” Tereddüt bile etmeden, menşeine, ilişkilerine, meşruiyetine, maliyetine bakmadan koşar adım sesin geldiği yöne gittik; gidip koltuklara oturduk… Demek ki, bizler, (en azından birçoğumuz) konuşmak-slogan atmak maliyetsiz olduğu için solcu, Alevi, devrimciymişiz… Yezid, ‘gel’ diyinceye, çıkarımız söz konusu oluncaya değin yani!

Siyaset de yapmalıyız, makamlarımız da olmalı elbette ama edep ve adapla olamaz mıydı?

PEKİ, SORUMLU KİM

Duruşumuzu vicdanımızla ölçüp, özümüzü sorgulayamaya ne dersiniz? Köşelerimizin bu denli aşınmasına niye izin verdik? Nesimi, Hallac, İmam Hüseyin, Pir Sultan Abdal, Nazım, Deniz, Etem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz’ların değerlerine, onların değer bulduğu mihenk taşına soralım mı?

Örneğin ‘tek güvencemiz’ dediğimiz, dört elle sarıldığımız, neredeyse bir yaşam verdiğimiz, uğruna ateşlere atıldığımız derneklerimiz, sendikalarımız, meslek odalarımız ne durumda; saygınlıkları, inanılırlıkları kaldı mı? ‘Atlama tahtası’ olarak kullanmaktan arsındık mı; geride bıraktıklarımıza hesap verdik mi; rızalıklarını aldık mı? Ardımıza bile bakmadan kaçarken vicdan azabı duyduk mu? Kimler, ne adına kıydı kurumlarımıza; emeğimize? Bu bozgundan birileri sorumlu olmalı değil mi?

Değiştik arkadaşlar; değiştirdiler, kıydılar değerlerimize. Kabul eldim ki, dün yerin dibine batırdığımız ne kadar ‘elbise’ varsa tersyüz edip giyindik. Fırsat bulsak daha ötesine gideceğiz de…

Ne oldu bize; nerede hata yaptık?

Zeminimizden koptuk… Birilerinin hatırı için ******’e sövdük… Laikliği eğip-büktük, yeniden tanımlamak gibi bir ukalalığın sözcülüğünü yaptık, ölçüsüz esnedik, liberalleştik... “Türbana özgürlük” hainliğinin ardına takılıp, sanki laiklik özgürlüğün karşıtıymış gibi “özgürlükçü laiklik” gibi bir saptırmaya, alçaklığa imza attık… “Neden İslami simgelere karşısınız” denildiğinde; “okul bizim mabedimizdir; dini simgeleri mabedimize sokarsak paramparça oluruz” diyen Fransa eski Cumhurbaşkanı Jack Chirac’ı duymadık bile… 

12 Eylül’ün açtığı alanda palazlanan ve dinin kullanılmasından başka hiçbir özelliği-birikimi olmayan AKP mantığının karşısında bütün gücümüzle birleştirip direnmek, dikelmek yerine, ilkelerimizi değerlerimizi yemeyi, aynileşmeyi ve bu ‘yeni’ kabullerimize gerekçeler üretmeyi yeğledik... Kendi ‘mutlu gettolarımızı’ kurduk, gerçeklerden kopuk ezberlerimizi tahkim ettik, sağ liberalizmin bilincimizde yer bulmasına, ufak ufak evrilmemize ses etmedik.

Büyümeyi değil, bölünmeyi yeğledik; küçüldük ufaldık… Değerlerimizden öyle bir savrulduk ki, kimileyin ‘yetmez ama evet’ diyerek, Tayip’e destek verdik, kimileyin ‘Kemalist, ulusalcı, laikçi’ diyerek doğal ittifaklarımızdan koptuk. Irkçı, gerici, İslamcıyla aynileşip, hayat bulduğumuz zeminimizi aşağıladık, tükürdük, küfrettik. Radikal olmak adına “türbana özgürlük” isteyen ve bugün IŞİD’in lojistik mevzilerini hazırlayan akımın propaganda bombardımanına teslim olduk.

Ekmeği bozduk, tuzu kokuttuk…

Ve kaybettik!

Bu yüzden;

Anladım ki, gericiliğin bunca boyut kazanmasının nedeni, bu gerici-ilkel adamların çalışkan, dürüst, namuslu olmaları değil; inançsızlığımızın, basitliğimizin, değerlerimizden savrulmamızın ve sekterizmin benliğimizi teslim almasının sonucudur...

Son zamanlarda iyice pervasızlaşan ölçüsüzlüğü gördüğümde şöyle düşündüm; “birçoğumuzun amacı AKP'nin mantığına, ülkeyi yağmalamasına karşı koymak değil, ilkelerimizi yemek pahasına da olsa ‘masalara ve kasalara uzanarak’, kullandığı maddi değerleri ele geçirmek, onlar gibi olmakmış! Onlar gibi çalmak, sömürmek, konforlu yaşamakmış!”

Tuttuğumuz hattı koruyamaz duruma düşmemizin nedeni tam da budur… Önce bir tuğla düştü önemsemedik. Ama devamı geldi; bir tuğla, bir tuğla daha düştü… Bir de baktık ki, set üstümüze yıkılmış! Eğer “sol, emek, özgürlük ve insanlık” söylemimizde samimi olsaydık ve 'Gezi Ruhu'na hep birlikte omuz verseydik, ayağa kalkıp-dikelseydik, ne firavun kalacaktı ne de diktatör değil mi?

Defolup gidecekti…

Vicdanınıza sorun bakalım; “Gezi ile aramıza mesafe koyduk” diyerek, mücadeleden kaytaran ve “eylem kırıcılığı” yapanlar kimlerdi? Ve hem Suriyeli çocuk Aylan Kurdi’nin dramını var edip, hem de ağlayarak rol kesen katille yan yana olmayı hazmedenler… 

***

AKP zihniyetinden yeşeren IŞİD, kör testeresiyle gelip Hatay’a dayanmıştır… Yeni ve güçlü bir hat örerek; barışı, demokrasiyi, laikliği tesis edip, insanlık düşmanlarına karşı koymak mı; Eğe’nin, Akdeniz’in sularında boğulup ölmek, karaya vurmak mı?

İşte bütün mesele…

*Yazıda kastedilen Yezid, simgeseldir.

Murtaza Demir
Odatv.com

_________________
Mevla Görelim Neyler
Neylerse Güzel Eyler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
alevilik özeleştirisi Odatv
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: İslami ilimler ve dini kültür :: DİNİ KONULAR -İLAHİYAT-
Buraya geçin: